Başında ceza olan 17 kelime var. Ceza ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ceza olan kelimeler listesine ya da sonu ceza ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ceza bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
CEZALANDIRILMAK
CEZALANDIRILIŞ, CEZALANDIRILMA
CEZALANDIRMAK
CEZALANDIRIŞ, CEZALANDIRMA
CEZALANMAK, CEZASIZLIK
CEZALANMA, CEZASIZCA, CEZAYİRLİ
CEZAEVİ, CEZASIZ, CEZAYİR
CEZALI
CEZAİ
CEZA
Ceza Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
CEZA, ECZA
3 Harfli Kelimeler
ACE, CAZ, EZA
2 Harfli Kelimeler
AZ, CE, ZE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CEZALANDIRILMAK
-
-
[nesnesiz]
Cezaya çarptırılmak
- "Hatalar bağışlanacak, kasıtlar şiddetle ve derhâl cezalandırılacaktır."
-
[nesnesiz]
Cezaya çarptırılmak
- CEZALANDIRILIŞ
-
-
[isim]
Cezalandırılmak işi
- "Buna karşılık cehennemde azap gören insanların suçları ve cezalandırılış şekilleri de teferruatlı olarak tasvir edilmiştir."
-
[isim]
Cezalandırılmak işi
- CEZALANDIRILMA
-
-
[isim]
Cezalandırılmak işi
-
[isim]
Cezalandırılmak işi
- CEZALANDIRMAK
-
-
[-i]
Bir kimseye veya varlığa ceza vermek; tecziye etmek
- "Meğer bizim Abdullah ve kardeşi et çalan bir kediyi cezalandırmak istemişler."
-
[-i]
Bir kimseye veya varlığa ceza vermek; tecziye etmek
- CEZALANDIRMA
-
-
[isim]
Cezalandırmak işi; tecziye
-
[isim]
Cezalandırmak işi; tecziye
- CEZALANDIRIŞ
-
-
[isim]
Cezalandırmak işi
- "Belki de önceki hayatımda çok büyük bir günah işlemiştim ve bu da Tanrı'nın beni cezalandırış şekliydi."
-
[isim]
Cezalandırmak işi
- CEZALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Cezaya çarpılmak
- "Yanlış ve mantıksız hareketim bu surette cezalanmalı!"
-
[nesnesiz]
Cezaya çarpılmak
- CEZASIZLIK
-
-
[isim]
Cezasız olma durumu
- "Böylece bir şahsi cezasızlık sebebi öngörülmüştür."
-
[isim]
Cezasız olma durumu
- CEZASIZCA
-
-
[zarf]
Cezasız bir biçimde
-
[zarf]
Cezasız bir biçimde
- CEZAYİRLİ
-
-
[isim]
Cezayir’de yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Cezayir’de yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- CEZALANMA
-
-
[isim]
Cezalanmak işi
-
[isim]
Cezalanmak işi
- CEZAYİR
-
-
[isim]
Kuzey Afrika'da, Akdeniz kıyısında, Afrika'nın yüz ölçümü en büyük ülkesi
-
[isim]
Cezayir'in başkenti
-
[isim]
Kuzey Afrika'da, Akdeniz kıyısında, Afrika'nın yüz ölçümü en büyük ülkesi
- CEZASIZ
-
-
[sıfat]
Cezaya çarptırılmamış, cezalandırılmamış
-
Cezası olmayan
- "Ödülsüz, cezasız disiplin adı altında çocuğa ceza sözcüğünün kullanılmaması son dönemde çok konuşuluyor."
-
[zarf]
Cezaya çarptırılmadan, ceza ödemeden
- "Vali yapılan muamelenin cezasız bırakılmayacağını ve kavasın tahliye edilemeyeceğini söyledi."
-
[sıfat]
Cezaya çarptırılmamış, cezalandırılmamış
- CEZAEVİ
-
-
[isim]
Hükümlülerin cezalarını çekmeleri için tutuldukları yapı; delik, demir parmaklık, dipdam, içeri, hapishane, kafes, mahpus, mahpushane, mapus, mehterhane, dam (I), kodes, mahbes, tekke
- "Cezaevinden çıkan bir öğrencimi görmüştüm eskiden."
-
[isim]
Hükümlülerin cezalarını çekmeleri için tutuldukları yapı; delik, demir parmaklık, dipdam, içeri, hapishane, kafes, mahpus, mahpushane, mapus, mehterhane, dam (I), kodes, mahbes, tekke
- CEZALI
-
-
[sıfat]
Cezalandırılmış (kimse)
- "Bundan sonra cezalı çocuk arzu ettiği arkadaşının yanına giderek onun aynası olur."
-
[sıfat]
Cezalandırılmış (kimse)
- CEZAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça cezāʾī
-
[sıfat]
Ceza ile ilgili, cezaya ilişkin, cezaya dayanan
- "Bu cezai salahiyet hangi kanunla tespit edilmiştir, bilmiyorum."
-
[sıfat]
Ceza ile ilgili, cezaya ilişkin, cezaya dayanan
- CEZA
-
Kelime Kökeni: Arapça cezāʾ
-
[isim]
Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım; ukubet
- "Çünkü torunları bir ağızdan, ‘Ne demek, kadın mademki bizimle her hakta eşit, ceza da eşit olmalı’ diye homurdanıyor."
-
[hukuk]
Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım; ukubet
- "Cezasını tamamlayana kadar tek kişilik bir koğuşta kalmış."
-
[isim]
Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım; ukubet