İçinde bulanık olan 8 kelime var. İçerisinde BULANIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bulanık olan kelimeler listesine ya da sonu bulanık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BULANIKLAŞTIRMA
BULANIKLAŞMAK
BULANIKLAŞMA
BULANIKLIK, BUSBULANIK
BULANIKÇA, BULANIKSI
BULANIK
Bulanık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
7 Harfli Kelimeler
BULANIK
5 Harfli Kelimeler
ANLIK, BALIK, BALKI, BULAK, BUNAK, KABUL, KALIN, KANLI
4 Harfli Kelimeler
ABUK, AKIL, AKIN, AKLI, ALIK, ALIN, ANIK, BAKI, BANK, BULA, KANI, KINA, KLAN, KULA, ULAK, ULAN
3 Harfli Kelimeler
ABU, AKI, ANI, BAK, BAL, BAN, BUL, BUN, KAL, KAN, KIL, KIN, KUL, LAK, LAN, NAL, ULA
2 Harfli Kelimeler
AB, AK, AL, AN, BU, LA, UN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BULANIKLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Bulanıklaştırmak işi
-
[isim]
Bulanıklaştırmak işi
- BULANIKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bulanık olmak
-
[nesnesiz]
Bulanık olmak
- BULANIKLAŞMA
-
-
[isim]
Bulanıklaşmak işi
-
[isim]
Bulanıklaşmak işi
- BUSBULANIK
-
-
[sıfat]
Çok bulanık
- "Bulanık, busbulanık bir hava. Siyah ile kahverengi karışımından hasıl olabilecek bir renk, pis bir renk bürümüş ortalığı."
-
[sıfat]
Çok bulanık
- BULANIKLIK
-
-
[isim]
Bulanık olma durumu
- "Bakışlarına çoktan bir ihtiyar sarhoş gözlerinin bulanıklığı gelmişti."
-
[isim]
Bulanık olma durumu
- BULANIKÇA
-
-
[sıfat]
Biraz bulanık olan, çok duru olmayan
- "Yıkanmak için kırık küvete boşalttığı bulanıkça suya baktı."
-
[sıfat]
Biraz bulanık olan, çok duru olmayan
- BULANIKSI
-
-
[sıfat]
Bulanık gibi, biraz bulanık
- "O yeşile çalan bulanıksı su içinde vapurun her tarafı büyümüş, kocamanlaşmıştı."
-
[sıfat]
Bulanık gibi, biraz bulanık
- BULANIK
-
-
[sıfat]
Bulanmış olan, duru olmayan
- "Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı."
-
Kapalı, puslu olan (hava)
-
Açık seçik görünmeyen, net olmayan
- "Bulanık görüntü."
-
Donuk, anlamsız, fersiz olan (bakış)
- "Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu."
-
[mecaz]
Niteliği tam anlaşılmayan; bulutlu
- "İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum."
-
[zarf]
Bulanmış, duru olmayan bir biçimde
- "Bir musluğu açtığınız zaman bile su, evvela bulanık gelir."
-
[sıfat]
Bulanmış olan, duru olmayan