Başında bulanık olan 7 kelime var. Bulanık ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bulanık olan kelimeler listesine ya da sonu bulanık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında bulanık bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

BULANIKLAŞTIRMA

13 Harfli Kelimeler

BULANIKLAŞMAK

12 Harfli Kelimeler

BULANIKLAŞMA

10 Harfli Kelimeler

BULANIKLIK

9 Harfli Kelimeler

BULANIKÇA, BULANIKSI

7 Harfli Kelimeler

BULANIK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bulanık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B I K L N U

7 Harfli Kelimeler

BULANIK

5 Harfli Kelimeler

ANLIK, BALIK, BALKI, BULAK, BUNAK, KABUL, KALIN, KANLI

4 Harfli Kelimeler

ABUK, AKIL, AKIN, AKLI, ALIK, ALIN, ANIK, BAKI, BANK, BULA, KANI, KINA, KLAN, KULA, ULAK, ULAN

3 Harfli Kelimeler

ABU, AKI, ANI, BAK, BAL, BAN, BUL, BUN, KAL, KAN, KIL, KIN, KUL, LAK, LAN, NAL, ULA

2 Harfli Kelimeler

AB, AK, AL, AN, BU, LA, UN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BULANIKLAŞTIRMA

  1. [isim] Bulanıklaştırmak işi
BULANIKLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Bulanık olmak
BULANIKLAŞMA

  1. [isim] Bulanıklaşmak işi
BULANIKLIK

  1. [isim] Bulanık olma durumu
    • "Bakışlarına çoktan bir ihtiyar sarhoş gözlerinin bulanıklığı gelmişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
BULANIKÇA

  1. [sıfat] Biraz bulanık olan, çok duru olmayan
    • "Yıkanmak için kırık küvete boşalttığı bulanıkça suya baktı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
BULANIKSI

  1. [sıfat] Bulanık gibi, biraz bulanık
    • "O yeşile çalan bulanıksı su içinde vapurun her tarafı büyümüş, kocamanlaşmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
BULANIK

  1. [sıfat] Bulanmış olan, duru olmayan
    • "Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Kapalı, puslu olan (hava)
  3. Açık seçik görünmeyen, net olmayan
    • "Bulanık görüntü."
  4. Donuk, anlamsız, fersiz olan (bakış)
    • "Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu." (Peyami Safa)
  5. [mecaz] Niteliği tam anlaşılmayan; bulutlu
    • "İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  6. [zarf] Bulanmış, duru olmayan bir biçimde
    • "Bir musluğu açtığınız zaman bile su, evvela bulanık gelir." (Necip Fazıl Kısakürek)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü