İçinde br olan 5 harfli 22 kelime var. İçerisinde BR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında br olan kelimeler listesine ya da sonu br ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOBRA
-
Kelime Kökeni: Bulgarca
-
[sıfat]
Bakınız açık sözlü
-
Anlaşılır
- "Açık, dobra sualleriyle karşısındakinin en azından keyfini kaçırır."
-
[sıfat]
İyi, güzel olan
-
[sıfat]
Bakınız açık sözlü
- BRANŞ
-
Kelime Kökeni: Fransızca branche
-
[isim]
Bakınız kol (I)
-
[isim]
Bakınız kol (I)
- SUBRA
-
Kelime Kökeni: Fransızca sous-bras
-
[isim]
Bakınız koltukluk
-
[isim]
Bakınız koltukluk
- ZEBRA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca zebra
-
[isim]
Tek parmaklılardan, ata benzeyen, derisi çizgili, Afrika'da yaşayan memeli hayvan (Equus zebra)
-
[isim]
Tek parmaklılardan, ata benzeyen, derisi çizgili, Afrika'da yaşayan memeli hayvan (Equus zebra)
- İBRAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ibrāz
-
[isim]
Ortaya koyma, gösterme, meydana çıkarma
-
[isim]
Ortaya koyma, gösterme, meydana çıkarma
- İBRET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿibret
-
[isim]
Kötü bir olaydan alınması gereken ders, uyarıcı sonuç
- "Gören göze ibret vardır her şeyde."
-
[sıfat, ağızlardan]
Çirkin, kötü, acayip
-
[isim]
Kötü bir olaydan alınması gereken ders, uyarıcı sonuç
- BRÖVE
-
Kelime Kökeni: Fransızca brevet
-
[isim]
Belli bir eğitimden sonra uçak kullanabilecek veya paraşütle atlayabilecek duruma gelmiş kimselere verilen yeterlik belgesi
- "Birkaç yıl sonra 1935’te Türkkuşu kurulmuş ve Sabiha Gökçen Atatürk’ün yalnız rızası değil, teşviki ile de ilk Türk kızı olarak planörcü, paraşütçü ve sivil pilot brövelerini almıştır."
-
[isim]
Belli bir eğitimden sonra uçak kullanabilecek veya paraşütle atlayabilecek duruma gelmiş kimselere verilen yeterlik belgesi
- CİBRE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Sıkılıp suyu alınan üzüm vb. meyvelerin posası
- "Ezdik, suyun bir kısmını bir fıçıya ve iki şişeye, sulu cibreyi de diğer bir fıçıya koyduk."
-
[isim]
Sıkılıp suyu alınan üzüm vb. meyvelerin posası
- İBRİK
-
Kelime Kökeni: Arapça ibrīḳ
-
[isim]
Su koymaya yarayan kulplu, emzikli kap
- "Maden ibrikler büyük bir sanatla yapılırdı."
-
[isim]
Su koymaya yarayan kulplu, emzikli kap
- KOBRA
-
Kelime Kökeni: Fransızca cobra
-
[isim, hayvan bilimi]
Kobragillerden, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok zehirli, kızıl, esmer ve sarı renklerde bir tür yılan; gözlüklü yılan, Hint kobrası (Naja)
- "Kocasının kolu beline bir kobra gibi dolanmış, ince kaburgalarını birbirine geçirecek gibi sıkıyordu."
-
[askerlik]
Dörtçekerli, lastik tekerlekli, hem karada hem suda gidebilen, keşif ve ileri gözetleme görevlerinde kullanılan, dokuz personel taşıyabilen zırhlı araç
-
[isim, hayvan bilimi]
Kobragillerden, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok zehirli, kızıl, esmer ve sarı renklerde bir tür yılan; gözlüklü yılan, Hint kobrası (Naja)
- GÜBRE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde; kemre
- "Dünyanın masrafını yapmış, bahçeye araba araba toprak ve gübre taşıtmıştır."
-
[isim]
Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde; kemre
- BRONŞ
-
Kelime Kökeni: Fransızca bronche
-
[isim, anatomi]
Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları
- "Sigara öksürüğü diye bir tanım tıpta yoktur fakat sürekli bronş zararına bağlı olarak oluşmuş aşina oldukları öksürük vardır."
-
[isim, anatomi]
Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları
- BRONZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca bronze
-
[isim]
Bakınız tunç
-
[sıfat]
Bu maddeden yapılan
- "Kazanlar, bronz buluntular arasında çokluk bakımından ilk sırayı alır."
-
[isim]
Bakınız tunç
- GEBRE
-
-
[isim]
Atı tımar etmekte kullanılan kıldan kese
- "Gebre, kıldan, hamam kesesine benzer yapılmıştır."
-
[isim]
Atı tımar etmekte kullanılan kıldan kese
- BRAVO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca bravo
-
[ünlem]
"Aferin, yaşa" anlamlarında beğeni bildiren bir söz
- "Arif ayağa kalktı, 'bravo Hurşit ağabey' diyerek alkışlamaya başladı."
-
[ünlem]
"Aferin, yaşa" anlamlarında beğeni bildiren bir söz
- OMBRA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca ombra
-
[isim]
Doğrama işlerini kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya
-
[isim]
Doğrama işlerini kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya
- OMBRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca ombré
-
[isim]
Bakınız krepe balyaj
-
[isim]
Bakınız krepe balyaj
- OBRUK
-
-
[isim]
Yer altı suyunun karbondioksit ile birleşimi sonucu oluşan karbonik asit nedeniyle toprağın çökmesi sonucu oluşan derin çukur
-
İçinde su biriken çukur yer, doğal kuyu. 3. Yüksek dağlarda yazın bile karı erimeyen mağara
-
Yüksek dağlarda yazın bile karı erimeyen mağara
-
[sıfat, matematik, fizik]
Bakınız içbükey
-
[sıfat]
Çukurları olan, engebelik
- "Obruk bir tarla."
-
[sıfat]
Çok yemek yiyen, çok iştahlı (kimse)
-
[isim]
Yer altı suyunun karbondioksit ile birleşimi sonucu oluşan karbonik asit nedeniyle toprağın çökmesi sonucu oluşan derin çukur
- ABRAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça abraş
-
[sıfat]
Alaca benekli
-
Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı)
-
Çarpık, eğri, düzgün olmayan
-
Ters, kaba, görgüsüz (kimse)
-
[ağızlardan]
Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse)
- "... rengi belli olmayan kısık ve yorgun gözler, yanak çukurlarında mürekkep lekeleri gibi keskin gölgelerin oyduğu ve buruşturduğu çentikli, soluk ve abraş bir yüzde onu görmek ve tanımak zahmeti çekiyordu."
-
[isim, ağızlardan]
Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık
-
[isim]
Bakınız alaca hastalığı
- "Melek ilk olarak önceden abraş hastası olan adamın yanına geldi."
-
[isim]
Dokuma malzemelerinin kötü boyanmalarından dolayı üzerlerinde açık veya koyu lekeler görünen, deseni bozuk halı
-
[sıfat]
Alaca benekli
- GABRO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca gabbro
-
[isim, jeoloji]
Amfibol, piroksen, olivin vb. renkli minerallerden oluşan bir tür iri taneli kaya
-
[isim, jeoloji]
Amfibol, piroksen, olivin vb. renkli minerallerden oluşan bir tür iri taneli kaya