İçinde br olan 11 harfli 22 kelime var. İçerisinde BR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında br olan kelimeler listesine ya da sonu br ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BRÜLÖRCÜLÜK
-
-
[isim]
Brülörcünün yaptığı iş
-
[isim]
Brülörcünün yaptığı iş
- İBRİKÇİBAŞI
-
-
[isim]
Saraylarda leğen, ibrik vb. abdest aletlerine bakmakla görevli kimselerin başı
- "Sonra Melik Şah’ın ibrikçibaşısı mevkisine yükselen Anuş Tigin Harizmşahlar Devleti’nin kurucusu Atsız’ın dedesi ve Muhammed’in oğludur."
-
Konaklarda büyüklerin ellerine su dökmekle görevli kimselerin başı
- "Sonra kolunda sırmalı peşkiriyle ibrikçibaşı dedikleri kalfa, efendilerinin ellerine sabun uzatıyor ve su dökerek yıkanmalarını sağlıyordu."
-
[eskimiş]
Cami tuvaletlerinde veya umumi tuvaletlerde içeri girenlere para karşılığında ibrik veren kimselerin başı
- "Çocukluğunda, eski Yenicami ayakyoluna ibrikçibaşı olan bir emekli askerin öyküsünü dinlemişti."
-
[mecaz]
Üzerine vazife olmayan işlere karışan kimse
- "Efendim, bunun üzerine bizim ibrikçi başı demiş ki, “Sana da ne oluyor be! Sen ne karışıyorsun? İbrikçibaşı kim burada, sen misin, ben mi?.."
-
[isim]
Saraylarda leğen, ibrik vb. abdest aletlerine bakmakla görevli kimselerin başı
- İBRİKTARLIK
-
-
[isim]
Bakınız ibrikçilik
-
[isim]
Bakınız ibrikçilik
- OBRUKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Kuyu çökmek
-
Bir yer çökerek çukur duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Kuyu çökmek
- ABRAKADABRA
-
Kelime Kökeni: Fransızca abracadabra
-
[isim]
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz
-
Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü
-
[isim]
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz
- EMBRİYOLOJİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca embryologie
-
[isim, biyoloji]
Dölüt durumuna gelinceye kadar oğulcuğun geçirdiği gelişim evrelerini inceleyen biyoloji kolu
-
[isim, biyoloji]
Dölüt durumuna gelinceye kadar oğulcuğun geçirdiği gelişim evrelerini inceleyen biyoloji kolu
- KALİBRASYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca calibration
-
[isim]
Bakınız ölçümleme
-
[isim]
Bakınız ölçümleme
- FABRİKASYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca fabrication
-
[sıfat]
Fabrikada üretilerek tüketime hazır duruma getirilen (madde)
-
[mecaz]
Pek değeri olmayan, herhangi bir özellik taşımayan (ürün)
-
[sıfat]
Fabrikada üretilerek tüketime hazır duruma getirilen (madde)
- OBRUKLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kuyu çökmek
-
Bir yer çökerek çukur duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Kuyu çökmek
- KOBRAGİLLER
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sürüngenler sınıfının zehirli yılanların çoğunu içine alan bir familyası
-
[isim, hayvan bilimi]
Sürüngenler sınıfının zehirli yılanların çoğunu içine alan bir familyası
- HİBRİTLEŞME
-
-
[isim]
Bakınız melezleşme
-
[isim]
Bakınız melezleşme
- BRAZZAVİLLE
-
-
[isim]
Kongo Cumhuriyeti'nin başkenti
-
[isim]
Kongo Cumhuriyeti'nin başkenti
- GÜBRELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Gübre dökülmüş olmak
-
[mecaz]
Gelişmesi, yetişmesi için her türlü imkân sağlanmış olmak
-
[nesnesiz]
Gübre dökülmüş olmak
- BRİKETÇİLİK
-
-
[isim]
Briketçinin yaptığı iş
- "Onlar ameleliği, briketçiliği, tuğlacılığı değil de kalleşçe katletmeyi, kara çalmayı, particiliği, bürokratik komploculuğu biliyorlar, ancak iddiacıları ateşleyebiliyorlar."
-
[isim]
Briketçinin yaptığı iş
- BRONZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Güneşte yanarak bronz rengini almak
- "Dut ağacının yaprakları arasından süzülen güneşin ışınları Serdar’ın kışın kardan, yeni yeni de bahar ve yaz güneşinden bronzlaşan yüzünü aydınlatıyordu."
-
[nesnesiz]
Güneşte yanarak bronz rengini almak
- GÜBRELETMEK
-
-
[-i]
Gübreleme işini yaptırmak
-
[-i]
Gübreleme işini yaptırmak
- VİBRASYONLU
-
-
[sıfat]
Bakınız titreşimli
-
[sıfat]
Bakınız titreşimli
- KİBRİTÇİLİK
-
-
[isim]
Kibritçinin yaptığı iş
-
[isim]
Kibritçinin yaptığı iş
- BRİYANTİNLİ
-
-
[sıfat]
Briyantinle süslenmiş, briyantin sürünmüş
- "Onun gençliğinde pudralı yanak, kozmetikli bıyık, briyantinli saçtı güzel sanılan."
-
[sıfat]
Briyantinle süslenmiş, briyantin sürünmüş
- SABREYLEMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣabr + Türkçe eylemek
-
[nesnesiz]
Bakınız sabretmek
- "Sabreyle gönül bir gün olur bu hasret biter."
-
[nesnesiz]
Bakınız sabretmek