İçinde beyaz olan 34 kelime var. İçerisinde BEYAZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında beyaz olan kelimeler listesine ya da sonu beyaz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BEYAZLATABİLMEK, BEYAZLAYABİLMEK, BEYAZLAYIVERMEK
BEYAZLAŞTIRMAK, BEYAZLATABİLME, BEYAZLAYABİLME, BEYAZLAYIVERME
BEYAZLAŞTIRMA, BEYAZLATILMAK, BEYAZSİNEKLER
BEYAZIMTIRAK, BEYAZLATILIŞ, BEYAZLATILMA, TARSUSBEYAZI
BEMBEYAZLIK, BEYAZLANMAK, BEYAZLAŞMAK, BEYAZLATICI, BEYAZLATMAK, DOĞUBEYAZIT
BEYAZLAMAK, BEYAZLANMA, BEYAZLAŞMA, BEYAZLATMA, BEYAZLAYIŞ, BEYAZSİNEK, BEYAZTİLKİ
BEYAZIMSI, BEYAZLAMA, BEYAZMASA
BEMBEYAZ, BEYAZLIK
BEYAZLI
BEYAZ
Beyaz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
BEYAZ
3 Harfli Kelimeler
ABE, BAY, BAZ, BEY, BEZ, EZA, YAZ
2 Harfli Kelimeler
AB, AY, AZ, BE, EY, YA, YE, ZE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BEYAZLAYABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Beyazlama ihtimali bulunmak; ağarabilmek
-
[nesnesiz]
Beyazlama ihtimali bulunmak; ağarabilmek
- BEYAZLAYIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak beyazlaşmak; ağarıvermek
-
[nesnesiz]
Çabucak beyazlaşmak; ağarıvermek
- BEYAZLATABİLMEK
-
-
[-i]
Beyazlatma ihtimali veya imkânı bulunmak; ağartabilmek
-
Beyazlatma becerisi bulunmak; ağartabilmek
-
[-i]
Beyazlatma ihtimali veya imkânı bulunmak; ağartabilmek
- BEYAZLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Beyazlaşmasına yol açmak; ağartmak, aklaştırmak
-
[-i]
Beyazlaşmasına yol açmak; ağartmak, aklaştırmak
- BEYAZLATABİLME
-
-
[isim]
Beyazlatabilmek işi; ağartabilme
-
[isim]
Beyazlatabilmek işi; ağartabilme
- BEYAZLAYABİLME
-
-
[isim]
Beyazlayabilmek durumu; ağarabilme
-
[isim]
Beyazlayabilmek durumu; ağarabilme
- BEYAZLAYIVERME
-
-
[isim]
Beyazlayıvermek işi; ağarıverme
-
[isim]
Beyazlayıvermek işi; ağarıverme
- BEYAZSİNEKLER
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Çift kanatlılardan, dünyanın ılıman bölgelerinde yaşayan, bitkinin öz suyunu emerek kurumasına sebep olan, gövdesi soluk sarı renkte olmakla birlikte kanatlar üzerindeki beyaz mum tabakası nedeniyle genel olarak beyaz renkte görünen, sinek olmadığı hâlde sineğe benzediği için bu adı alan bir böcek familyası
-
[isim, hayvan bilimi]
Çift kanatlılardan, dünyanın ılıman bölgelerinde yaşayan, bitkinin öz suyunu emerek kurumasına sebep olan, gövdesi soluk sarı renkte olmakla birlikte kanatlar üzerindeki beyaz mum tabakası nedeniyle genel olarak beyaz renkte görünen, sinek olmadığı hâlde sineğe benzediği için bu adı alan bir böcek familyası
- BEYAZLATILMAK
-
-
[nesnesiz]
Beyaz duruma getirilmek; ağartılmak
-
[nesnesiz]
Beyaz duruma getirilmek; ağartılmak
- BEYAZLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Beyazlaştırmak işi; ağartma, aklaştırma
-
[isim]
Beyazlaştırmak işi; ağartma, aklaştırma
- TARSUSBEYAZI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Adana ve Mersin çevresinde üretilen, kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür yerli üzüm
-
[isim, bitki bilimi]
Adana ve Mersin çevresinde üretilen, kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür yerli üzüm
- BEYAZIMTIRAK
-
-
[sıfat]
Bakınız beyazımsı
- "Diyarbakır'a yaklaştıkları zaman güneş yükselmiş, ovayı her günkü beyazımtırak duman sarmıştı."
-
[sıfat]
Bakınız beyazımsı
- BEYAZLATILMA
-
-
[isim]
Beyazlatılmak işi; ağartılma
-
[isim]
Beyazlatılmak işi; ağartılma
- BEYAZLATILIŞ
-
-
[isim]
Beyazlatılmak işi; ağartılış
-
[isim]
Beyazlatılmak işi; ağartılış
- BEYAZLATICI
-
-
[sıfat]
Kumaş, cilt, diş vb.nin renk tonlarını açan; ağartıcı
- "Beyazlatıcı krem satın aldım."
-
[isim, kimya]
Daha beyaz duruma getiren kimyasal madde; ağartıcı
-
[sıfat]
Kumaş, cilt, diş vb.nin renk tonlarını açan; ağartıcı
- BEMBEYAZLIK
-
-
[isim]
Bembeyaz olma durumu
- "Lacivert ve bembeyazlık ürküntünün ta kendisidir benim için."
-
[isim]
Bembeyaz olma durumu
- BEYAZLATMAK
-
-
[-i]
Beyaz duruma getirmek; ağartmak
- "Yer tahtalarını insana yanağını koymak arzusunu verecek kadar beyazlatıp reçineyle karışık misk kokusuna boğmak onda hastalık hâlindedir."
-
[-i]
Beyaz duruma getirmek; ağartmak
- BEYAZLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız beyazlaşmak
- "Boraların savurduğu karla siyah sakalı savrulup beyazlanırken bile şemsiye ve palto gibi şeyler kullanmazdı."
-
[nesnesiz]
Bakınız beyazlaşmak
- DOĞUBEYAZIT
-
-
Bakınız Doğubayazıt
-
Bakınız Doğubayazıt
- BEYAZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Beyaz duruma gelmek; ağarmak, aklaşmak, beyazlanmak
-
[nesnesiz]
Beyaz duruma gelmek; ağarmak, aklaşmak, beyazlanmak