Başında beyaz olan 30 kelime var. Beyaz ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde beyaz olan kelimeler listesine ya da sonu beyaz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında beyaz bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BEYAZLATABİLMEK, BEYAZLAYABİLMEK, BEYAZLAYIVERMEK
BEYAZLAŞTIRMAK, BEYAZLATABİLME, BEYAZLAYABİLME, BEYAZLAYIVERME
BEYAZLAŞTIRMA, BEYAZLATILMAK, BEYAZSİNEKLER
BEYAZIMTIRAK, BEYAZLATILIŞ, BEYAZLATILMA
BEYAZLANMAK, BEYAZLAŞMAK, BEYAZLATICI, BEYAZLATMAK
BEYAZLAMAK, BEYAZLANMA, BEYAZLAŞMA, BEYAZLATMA, BEYAZLAYIŞ, BEYAZSİNEK, BEYAZTİLKİ
BEYAZIMSI, BEYAZLAMA, BEYAZMASA
BEYAZLIK
BEYAZLI
BEYAZ
Beyaz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
BEYAZ
3 Harfli Kelimeler
ABE, BAY, BAZ, BEY, BEZ, EZA, YAZ
2 Harfli Kelimeler
AB, AY, AZ, BE, EY, YA, YE, ZE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BEYAZLAYABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Beyazlama ihtimali bulunmak; ağarabilmek
-
[nesnesiz]
Beyazlama ihtimali bulunmak; ağarabilmek
- BEYAZLAYIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak beyazlaşmak; ağarıvermek
-
[nesnesiz]
Çabucak beyazlaşmak; ağarıvermek
- BEYAZLATABİLMEK
-
-
[-i]
Beyazlatma ihtimali veya imkânı bulunmak; ağartabilmek
-
Beyazlatma becerisi bulunmak; ağartabilmek
-
[-i]
Beyazlatma ihtimali veya imkânı bulunmak; ağartabilmek
- BEYAZLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Beyazlaşmasına yol açmak; ağartmak, aklaştırmak
-
[-i]
Beyazlaşmasına yol açmak; ağartmak, aklaştırmak
- BEYAZLATABİLME
-
-
[isim]
Beyazlatabilmek işi; ağartabilme
-
[isim]
Beyazlatabilmek işi; ağartabilme
- BEYAZLAYABİLME
-
-
[isim]
Beyazlayabilmek durumu; ağarabilme
-
[isim]
Beyazlayabilmek durumu; ağarabilme
- BEYAZLAYIVERME
-
-
[isim]
Beyazlayıvermek işi; ağarıverme
-
[isim]
Beyazlayıvermek işi; ağarıverme
- BEYAZSİNEKLER
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Çift kanatlılardan, dünyanın ılıman bölgelerinde yaşayan, bitkinin öz suyunu emerek kurumasına sebep olan, gövdesi soluk sarı renkte olmakla birlikte kanatlar üzerindeki beyaz mum tabakası nedeniyle genel olarak beyaz renkte görünen, sinek olmadığı hâlde sineğe benzediği için bu adı alan bir böcek familyası
-
[isim, hayvan bilimi]
Çift kanatlılardan, dünyanın ılıman bölgelerinde yaşayan, bitkinin öz suyunu emerek kurumasına sebep olan, gövdesi soluk sarı renkte olmakla birlikte kanatlar üzerindeki beyaz mum tabakası nedeniyle genel olarak beyaz renkte görünen, sinek olmadığı hâlde sineğe benzediği için bu adı alan bir böcek familyası
- BEYAZLATILMAK
-
-
[nesnesiz]
Beyaz duruma getirilmek; ağartılmak
-
[nesnesiz]
Beyaz duruma getirilmek; ağartılmak
- BEYAZLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Beyazlaştırmak işi; ağartma, aklaştırma
-
[isim]
Beyazlaştırmak işi; ağartma, aklaştırma
- BEYAZIMTIRAK
-
-
[sıfat]
Bakınız beyazımsı
- "Diyarbakır'a yaklaştıkları zaman güneş yükselmiş, ovayı her günkü beyazımtırak duman sarmıştı."
-
[sıfat]
Bakınız beyazımsı
- BEYAZLATILMA
-
-
[isim]
Beyazlatılmak işi; ağartılma
-
[isim]
Beyazlatılmak işi; ağartılma
- BEYAZLATILIŞ
-
-
[isim]
Beyazlatılmak işi; ağartılış
-
[isim]
Beyazlatılmak işi; ağartılış
- BEYAZLATICI
-
-
[sıfat]
Kumaş, cilt, diş vb.nin renk tonlarını açan; ağartıcı
- "Beyazlatıcı krem satın aldım."
-
[isim, kimya]
Daha beyaz duruma getiren kimyasal madde; ağartıcı
-
[sıfat]
Kumaş, cilt, diş vb.nin renk tonlarını açan; ağartıcı
- BEYAZLATMAK
-
-
[-i]
Beyaz duruma getirmek; ağartmak
- "Yer tahtalarını insana yanağını koymak arzusunu verecek kadar beyazlatıp reçineyle karışık misk kokusuna boğmak onda hastalık hâlindedir."
-
[-i]
Beyaz duruma getirmek; ağartmak
- BEYAZLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız beyazlaşmak
- "Boraların savurduğu karla siyah sakalı savrulup beyazlanırken bile şemsiye ve palto gibi şeyler kullanmazdı."
-
[nesnesiz]
Bakınız beyazlaşmak
- BEYAZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Beyaz duruma gelmek; ağarmak, aklaşmak, beyazlanmak
-
[nesnesiz]
Beyaz duruma gelmek; ağarmak, aklaşmak, beyazlanmak
- BEYAZLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Beyaz duruma gelmek
- "Düzgün bir burnu, geniş bir çenesi vardı ve kırlaşmış, dalgalı saçları, tümüyle beyazlamış gür sakalları esmer tenine hoş bir hava katıyordu."
-
[nesnesiz]
Beyaz duruma gelmek
- BEYAZSİNEK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Çift kanatlılardan, meyve, sebze, ve süs bitkisinin öz suyunu emerek beslenen, gövdesi erginleri yaklaşık 1-2 mm boyunda, soluk sarı renkte, üzerinde beyaz renkli kanatları dinlenme hâlindeyken vücut üzerinde düz olarak yaprağa paralel biçimde duran, kama başlı güveye benzeyen, zararlı bir tür sinek; sera beyazsineği (Trialeurodes vaporariorum)
-
[isim, hayvan bilimi]
Çift kanatlılardan, meyve, sebze, ve süs bitkisinin öz suyunu emerek beslenen, gövdesi erginleri yaklaşık 1-2 mm boyunda, soluk sarı renkte, üzerinde beyaz renkli kanatları dinlenme hâlindeyken vücut üzerinde düz olarak yaprağa paralel biçimde duran, kama başlı güveye benzeyen, zararlı bir tür sinek; sera beyazsineği (Trialeurodes vaporariorum)
- BEYAZLATMA
-
-
[isim]
Beyazlatmak işi; ağartma
-
Kâğıtçılıkta parlaklığın iyileştirilmesi için hamur bileşenlerinin renginin az veya çok oranda değiştirilmesi, giderilmesi
-
[isim]
Beyazlatmak işi; ağartma