İçinde bel olan 7 harfli 43 kelime var. İçerisinde BEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bel olan kelimeler listesine ya da sonu bel ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bel Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

B E L

3 Harfli Kelimeler

BEL, LEB

2 Harfli Kelimeler

BE, EL, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BELKİLİ

  1. [sıfat] Bakınız muhtemel
  2. [felsefe] Doğru olabileceği gibi yanlış da olabilen, belli ve kesin olmayan; olasılı, ihtimalî
BELAHET

Kelime Kökeni: Arapça belāhet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız alıklık
    • "Faziletle belahet aynı şey sayılıyor." (Peyami Safa)
CÜBBELİ

  1. [sıfat] Cübbe giymiş olan
    • "Sokaklarda şapkalısı, feslisi, külahlısı, takkelisi, şalvarlısı, pantolonlusu, cübbelisi, sarıklısı, kasketlisi yani her tür erkek vardı." (Cahit Uçuk)
BELERME

  1. [isim] Belermek işi
BELGİLİ

  1. [sıfat] Belgiye dayanan, belirli olan
BELASIZ

  1. [sıfat] Bela içermeyen
LOBELYA

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, bitki bilimi] Salkım durumunda mavi çiçekleri bulunan bir veya çok yıllık Kuzey Amerika bitkisi (Lobelia)
BELGRAD

  1. [isim] Sırbistan'ın başkenti
BELEŞÇİ

  1. [isim] Bakınız bedavacı
BOMBELİ

  1. [sıfat] Bombesi olan
BELİRTİ

  1. [isim] Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey; alamet, emare, nişan, tezahür
    • "Tuhaf! Çocukların yüzünde zerre kadar utanma belirtisi yok." (Ahmet Ümit)
  2. [tıp] Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret; araz, semptom
SÖBELEN

  1. [isim, bitki bilimi] Orman açıklıklarında, yol kenarlarında, meralarda, park ve bahçelerde ilkbahar ve sonbahar aylarında öbekler hâlinde yetişen, beyaz tonlarındaki silindir biçimli şapkası pütürlü, bazitli bir tür mantar; pösteki mantarı (Coprinus comatus)
BELGECİ

  1. [isim] Belge toplayan, belge biriktiren kimse
MEZBELE

Kelime Kökeni: Arapça mezbele

  1. [isim] Bakınız çöplük
    • "Köyün mezbelesinde, köpek enikleriyle insan yavruları birbirine karışmış, oynaşıyorlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [eskimiş, mecaz] Aşağılık ve kötü durum
BELEYİŞ

  1. [isim] Belemek işi
ZEBELLA

Kelime Kökeni: Arapça zebellā

  1. [isim, ağızlardan] İri yarı kimse
BELİRGİ
...
BELEMEK

  1. [-e, -i, ağızlardan] Çocuğu kundaklamak
  2. Beşiğe yatırıp bağlamak
    • "Eledim eledim höllük eledim, aynalı beşikte bebek beledim, diye başlayan acıklı Erzurum türküsünde de bir anne yitirdiği yavrusuna yaktığı ağıtta bunu dile getirir." (M. Necat Özgür)
  3. Bakınız bulamak
BELİRGE

  1. [isim, tıp] Birlikte bulunduklarında belli bir hastalığı işaret eden belirti ve bulgular bütünü; sendrom
OBELİSK

Kelime Kökeni: Fransızca obélisque

  1. [isim] Bakınız dikili taş
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü