İçinde bağdaş olan 22 kelime var. İçerisinde BAĞDAŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bağdaş olan kelimeler listesine ya da sonu bağdaş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BAĞDAŞTIRABİLME
BAĞDAŞIKLAŞMAK, BAĞDAŞMAMAZLIK, BAĞDAŞTIRILMAK
BAĞDAŞABİLMEK, BAĞDAŞIKLAŞMA, BAĞDAŞTIRILMA, BAĞDAŞTIRMACI
BAĞDAŞABİLME, BAĞDAŞMAZLIK, BAĞDAŞTIRICI, BAĞDAŞTIRMAK
BAĞDAŞIKLIK, BAĞDAŞILMAK, BAĞDAŞTIRMA
BAĞDAŞILMA
BAĞDAŞMAK, BAĞDAŞMAZ
BAĞDAŞIK, BAĞDAŞIM, BAĞDAŞMA
BAĞDAŞ
Bağdaş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
6 Harfli Kelimeler
BAĞDAŞ
5 Harfli Kelimeler
BAĞDA
4 Harfli Kelimeler
ADAŞ, AĞDA, BAĞA
3 Harfli Kelimeler
ABA, ADA, AĞA, BAD, BAĞ, BAŞ, DAĞ, ŞAD
2 Harfli Kelimeler
AB, AD, AĞ, AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAĞDAŞTIRABİLME
-
-
[isim]
Bağdaştırabilmek işi
- "“... her sosyolojik eser belirli ölçüde ideolojik bir nitelik taşıyacak ve bu ideolojik içeriği nesnel gerçekle bağdaştırabilme başarısını gösterdiği oranda içerdiği ideolojiye bilimsel sıfatını kazandırabilecektir."
-
[isim]
Bağdaştırabilmek işi
- BAĞDAŞMAMAZLIK
-
-
[isim]
Bakınız bağdaşmazlık
-
[isim]
Bakınız bağdaşmazlık
- BAĞDAŞTIRILMAK
-
-
[nesnesiz]
Bağdaştırma işine konu olmak
- "Hâlbuki bunlar birbirleriyle uzlaşmaz iki felsefedir, nasıl bağdaştırılır?"
-
[nesnesiz]
Bağdaştırma işine konu olmak
- BAĞDAŞIKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Aynı özelliği göstermek; homojenleşmek
-
[nesnesiz]
Aynı özelliği göstermek; homojenleşmek
- BAĞDAŞTIRMACI
-
-
[sıfat]
Bağdaştırmacılık yanlısı olan
- "Böyle olduğu içindir ki Aleviliğin teolojisi, İslam içinde meydana gelen diğer bütün heterodoks yorumlar gibi bağdaştırmacı bir teolojidir."
-
[sıfat]
Bağdaştırmacılık yanlısı olan
- BAĞDAŞIKLAŞMA
-
-
[isim]
Bağdaşıklaşmak durumu; homojenleşme
-
[isim]
Bağdaşıklaşmak durumu; homojenleşme
- BAĞDAŞABİLMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Bağdaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Öyle ya, akşama kadar sokak sokak dolaşıp şehrin çerini çöpünü ve pisliğini atma işinde, Türkler dururken bu süfli hizmetlerde Alman vatandaşını kullanmak memleketin millî gururuyla bağdaşabilir mi?"
-
[nesnesiz, -le]
Bağdaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
- BAĞDAŞTIRILMA
-
-
[isim]
Bağdaştırılmak işi
- "Aslında dış görünüş itibarıyla birbirinin tamamen aksi gibi görünen bu iki içeriğin bağdaştırılma çalışmalarının bir iki yıllık mazisi hatırlanırsa Türk sineması için normal bir gelişimdir."
-
[isim]
Bağdaştırılmak işi
- BAĞDAŞTIRMAK
-
-
[-i, -le]
Bağdaşmasını sağlamak; eklemlemek
- "İnsana yakışan susma ile konuşmayı ustaca bağdaştırmaktır."
-
[-i, -le]
Bağdaşmasını sağlamak; eklemlemek
- BAĞDAŞMAZLIK
-
-
[isim]
Bakınız uyuşmazlık
- "Bu nedenle kural olarak milletvekilliği ile kamu görevleri arasında bağdaşmazlık vardır."
-
Bakınız geçimsizlik
-
[isim]
Bakınız uyuşmazlık
- BAĞDAŞTIRICI
-
-
[sıfat]
Bağdaştıran, uzlaştıran, uyum sağlayan
-
[isim]
Bakınız adaptör
-
[sıfat]
Bağdaştıran, uzlaştıran, uyum sağlayan
- BAĞDAŞABİLME
-
-
[isim]
Bağdaşabilmek işi
-
[isim]
Bağdaşabilmek işi
- BAĞDAŞIKLIK
-
-
[isim]
Bağdaşık olma durumu; mütecanislik, homojenlik
-
[dil bilimi]
Cümle dizilerinin metin olmasını sağlayan, dil ögeleri arasındaki mantıksal ve anlamsal bütünlüğü oluşturan, metin içi ilişkileri kuran dille ilgili özelliklerin tümü
- "Bu durumda, yanlışlık iç cümleden kaynaklanmaktadır ve bu hâliyle kabul edilmesi ve bağdaşıklık ilkesiyle uyuşması beklenemez."
-
[isim]
Bağdaşık olma durumu; mütecanislik, homojenlik
- BAĞDAŞILMAK
-
-
[nesnesiz]
Bağdaşma işine konu olmak
- "Hoş zaten bunların hiçbiri geçinilir, bağdaşılır insanlar değildi ya."
-
[nesnesiz]
Bağdaşma işine konu olmak
- BAĞDAŞTIRMA
-
-
[isim]
Bağdaştırmak işi
- "Bağdaştırma anlam ayraçları bakımından birbiriyle uyuşmuş iki sözcükten meydana gelmiştir ."
-
[isim]
Bağdaştırmak işi
- BAĞDAŞILMA
-
-
[isim]
Bağdaşılmak işi
-
[isim]
Bağdaşılmak işi
- BAĞDAŞMAZ
-
-
[sıfat]
Uyuşmaz, tutarsız
-
[sıfat]
Uyuşmaz, tutarsız
- BAĞDAŞMAK
-
-
[-le]
Bakınız uymak
- "Gerçekle bağdaşmayan ihtiraslar, insanın duygusunu hüzünden tedirginliğe hatta tiksintiye kadar zorluyor."
-
Çocuk oyunlarında arkadaş olmak
-
[-e]
Bağdaş kurup oturmak
- "İçeride peykelere bağdaşmış, sarıkları kirli, sakalları seyrek, kara sarı ihtiyarlar."
-
[-le]
Bakınız uymak
- BAĞDAŞMA
-
-
[isim]
Bağdaşmak işi; imtizaç
- "Bu hesapların Türkiye’de fışkıran demokrasi ve hürriyet özlemi ile, hatta düpedüz Türkiye’nin kaderi ile bağdaşma, hatta uzlaşma imkânı ne olabilirdi?"
-
[isim]
Bağdaşmak işi; imtizaç
- BAĞDAŞIM
-
-
[isim]
Bakınız insicam
- "Oysa tüm eğilimlerle iletişimde bulunmak, bağdaşım ve diyaloğu yeğlemek daha insani bir tutumdur"
-
[isim]
Bakınız insicam