İçinde balık olan 8 harfli 10 kelime var. İçerisinde BALIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında balık olan kelimeler listesine ya da sonu balık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Balık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B I K L

5 Harfli Kelimeler

BALIK, BALKI

4 Harfli Kelimeler

AKIL, AKLI, ALIK, BAKI

3 Harfli Kelimeler

AKI, BAK, BAL, KAL, KIL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AB, AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TURBALIK

  1. [isim] Göl ve bataklıklarda yetişen bitkilerin, özellikle sfagnumun çürümesi ve kömürleşmesiyle oluşan turba yatağı
LAMBALIK

  1. [isim] Eskiden yapılarda lamba koyacak veya takılacak yer
  2. [sıfat] Lambanın alabileceği kadar
    • "Bir lambalık gaz yağı."
ALABALIK

  1. [isim, hayvan bilimi] Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı; ala (Trutta faris)
BALIKSIZ

  1. [sıfat] Balığı olmayan
    • "Burdur'daki Acı Göl balıksızdır."
  2. [zarf] Balık olmadan
    • "Hiçbir zaman da büsbütün balıksız kalmamıştık." (Azra Erhat)
ÇORBALIK

  1. [sıfat] Çorba pişirmeye yarar
    • "Sen de git, ama gelirken şöyle bir çorbalık çal. Sıcacık bir çorba pişirirsin." (Pertev Naili Boratav)
  2. Çorba konmak için yapılan özel kap
    • "Bir servis arabasının üstüne gümüş bir çorbalık koyup içine çorbayı doldurduktan sonra yanlarına da sirkeli sarımsak sosluklarını diziyorduk." (Vefa Zat)
  3. Bir öğünlük çorba pişirecek kadar
    • "Bir çorbalık kadar balık çıktı." (Memduh Şevket Paşa)
ZORBALIK

  1. [isim] Zorbaca davranışta bulunma; mütegallibelik, müstebitlik, tagallüp
    • "Her davranışının, her sözünün altında bir zorbalık yattığı görülür." (Salâh Birsel)
ARABALIK

  1. [isim] Bakınız garaj
    • "Odasının tam altına tesadüf eden bu arabalığa girince." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. [sıfat] Araba dolduracak miktarda olan
    • "Bir arabalık odun."
  3. [sıfat] Araba sığacak genişlikte olan
    • "Sokak dardı, bir arabalıktı, karşıdan gelen atlı zerzevatçı geri geri gitti, biz üstüne geldik, evin önünde durduk, indik." (Tarık Dursun K)
BALIKÇIN

  1. [isim, hayvan bilimi] Perde ayaklılardan, uzunca gagalı, uzun ve çatal kuyruklu, deniz kıyılarında yaşayan bir kuş cinsi; deniz kırlangıcı (Sterna hirundo)
BALIKÇIL

  1. [isim, hayvan bilimi] Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea)
    • "… bir Yakut efsanesinde ise yaratıcı tanrı, dünyayı yaratmak için balıkçıl ve yaban ördeğinden denizin dibinden toprak getirmelerini ister." (Muharrem Kaya)
  2. [sıfat] Balıkla beslenen, balık yiyen
BALIKETİ

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız balıketinde
    • "Şehrin bahar güneşiyle hafif hafif ılındığı bir vakitte, deniz kıyısı bir semtte, balıketi, güzelce bir genç kız, ekmek almak için evden dışarı çıktı." (İrem Uşar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü