Sonunda balık olan 20 kelime var. BALIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde balık olan kelimeler listesine ya da başında balık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BÜYÜKBABALIK, KAYINBABALIK
AĞABABALIK, KALAYBALIK, SÜTBABALIK
AKRABALIK, KALABALIK, KARABALIK, SARIBALIK
ALABALIK, ARABALIK, ÇORBALIK, LAMBALIK, TURBALIK, ZORBALIK
AKBALIK, BABALIK, KABALIK, SOBALIK
BALIK
Balık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
BALIK, BALKI
4 Harfli Kelimeler
AKIL, AKLI, ALIK, BAKI
3 Harfli Kelimeler
AKI, BAK, BAL, KAL, KIL, LAK
2 Harfli Kelimeler
AB, AK, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BÜYÜKBABALIK
-
-
[isim]
Bakınız dedelik
-
[isim]
Bakınız dedelik
- KAYINBABALIK
-
-
[isim]
Bakınız kaynatalık
-
[isim]
Bakınız kaynatalık
- SÜTBABALIK
-
-
[isim]
Sütbaba olma durumu
-
[isim]
Sütbaba olma durumu
- KALAYBALIK
-
-
[isim, denizcilik]
Balık avlamada oltanın ucuna yerleştirilen madde
-
[isim, denizcilik]
Balık avlamada oltanın ucuna yerleştirilen madde
- AĞABABALIK
-
-
[isim]
Ağababa olma durumu
-
[isim]
Ağababa olma durumu
- AKRABALIK
-
-
[isim]
Akraba olma durumu; asabiyet
- "Nefer, onbaşı, çavuş, zabit, buradan kim geçmişse, hepsinin arasında bir elem akrabalığı var gibi!.."
-
[isim]
Akraba olma durumu; asabiyet
- KALABALIK
-
-
[isim]
Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu; kalaba, yoğunluk
- "Kalabalık içinde zorlukla boş bir masa bularak oturdum."
-
Gereksiz, karışık şeyler topluluğu
-
[sıfat]
Sayıca çok
- "Kalabalık aile İstanbul’da Beşikçi Sokağı’nın Türk, Rum ve Ermeni halkının arasına karışır."
-
[sıfat]
Çok insan bulunan (yer)
- "O kalabalık caddenin canlılığı çok hoşumuza gidiyor."
-
[isim]
Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu; kalaba, yoğunluk
- KARABALIK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız tatlısu kayası
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız tatlısu kayası
- SARIBALIK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sazangillerden, büyük pullu, iri bir balık (Idus jesses)
-
[isim, hayvan bilimi]
Sazangillerden, büyük pullu, iri bir balık (Idus jesses)
- ZORBALIK
-
-
[isim]
Zorbaca davranışta bulunma; mütegallibelik, müstebitlik, tagallüp
- "Her davranışının, her sözünün altında bir zorbalık yattığı görülür."
-
[isim]
Zorbaca davranışta bulunma; mütegallibelik, müstebitlik, tagallüp
- ARABALIK
-
-
[isim]
Bakınız garaj
- "Odasının tam altına tesadüf eden bu arabalığa girince."
-
[sıfat]
Araba dolduracak miktarda olan
- "Bir arabalık odun."
-
[sıfat]
Araba sığacak genişlikte olan
- "Sokak dardı, bir arabalıktı, karşıdan gelen atlı zerzevatçı geri geri gitti, biz üstüne geldik, evin önünde durduk, indik."
-
[isim]
Bakınız garaj
- TURBALIK
-
-
[isim]
Göl ve bataklıklarda yetişen bitkilerin, özellikle sfagnumun çürümesi ve kömürleşmesiyle oluşan turba yatağı
-
[isim]
Göl ve bataklıklarda yetişen bitkilerin, özellikle sfagnumun çürümesi ve kömürleşmesiyle oluşan turba yatağı
- ÇORBALIK
-
-
[sıfat]
Çorba pişirmeye yarar
- "Sen de git, ama gelirken şöyle bir çorbalık çal. Sıcacık bir çorba pişirirsin."
-
Çorba konmak için yapılan özel kap
- "Bir servis arabasının üstüne gümüş bir çorbalık koyup içine çorbayı doldurduktan sonra yanlarına da sirkeli sarımsak sosluklarını diziyorduk."
-
Bir öğünlük çorba pişirecek kadar
- "Bir çorbalık kadar balık çıktı."
-
[sıfat]
Çorba pişirmeye yarar
- ALABALIK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı; ala (Trutta faris)
-
[isim, hayvan bilimi]
Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı; ala (Trutta faris)
- LAMBALIK
-
-
[isim]
Eskiden yapılarda lamba koyacak veya takılacak yer
-
[sıfat]
Lambanın alabileceği kadar
- "Bir lambalık gaz yağı."
-
[isim]
Eskiden yapılarda lamba koyacak veya takılacak yer
- KABALIK
-
-
[isim]
Kaba olma durumu
-
Kaba davranış; huşunet
- "Bu kabalığımı şimdiki vaziyetime bağışlayınız."
-
[isim]
Kaba olma durumu
- BABALIK
-
-
[isim]
Baba olma durumu
- "Babalık görevi de tıpkı annelik görevi gibi biyolojik başlangıçlıdır. Fakat psikolojik, sosyolojik ve kültürel bir babalık görevi ancak öğrenilmekle mümkün olmaktadır."
-
[ağızlardan]
Bakınız üvey baba
- "O sırada babalığını anımsıyordu kötü bir düşü anımsarcasına ve kızgınlıktan tepesi atıyordu."
-
[ağızlardan]
Bakınız kaynata
-
[ünlem]
Yaşlı veya küçümsenen adamlara söylenen bir seslenme sözü
- "Sen karışma bakalım babalık! Fazla söylenmeye başladın. Ayıp ne demek?"
-
Babaca davranış
-
[isim]
Baba olma durumu
- AKBALIK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılan bir balık (Leuciscus)
-
Bakınız akya balığı
-
[isim, hayvan bilimi]
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılan bir balık (Leuciscus)
- SOBALIK
-
-
[sıfat]
Sobaya girebilecek büyüklükte olan
- "Sobalık odun."
-
Soba yapmaya elverişli olan
- "Sobalık sac."
-
Sobanın alabileceği miktarda olan
- "Bir sobalık odun."
-
[sıfat]
Sobaya girebilecek büyüklükte olan
- BALIK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı
- "Balıklara yem attık, suyun içi birbirine karıştı."
-
[isim, hayvan bilimi]
Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı