Başında balık olan 24 kelime var. Balık ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde balık olan kelimeler listesine ya da sonu balık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında balık bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

BALIKÇILGİLLER, BALIKESİRLİLİK, BALIKLANDIRMAK

13 Harfli Kelimeler

BALIKLANDIRMA

11 Harfli Kelimeler

BALIKÇILLAR, BALIKESİRLİ, BALIKETİNDE, BALIKNEFESİ, BALIKSIZLIK

10 Harfli Kelimeler

BALIKÇILIK, BALIKLAMAK, BALIKSIRTI

9 Harfli Kelimeler

BALIKESİR, BALIKGÖZÜ, BALIKHANE, BALIKLAMA, BALIKLAVA

8 Harfli Kelimeler

BALIKÇIL, BALIKÇIN, BALIKETİ, BALIKSIZ

7 Harfli Kelimeler

BALIKÇI, BALIKLI

5 Harfli Kelimeler

BALIK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Balık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B I K L

5 Harfli Kelimeler

BALIK, BALKI

4 Harfli Kelimeler

AKIL, AKLI, ALIK, BAKI

3 Harfli Kelimeler

AKI, BAK, BAL, KAL, KIL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AB, AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BALIKESİRLİLİK

  1. [isim] Balıkesirli olma durumu
BALIKLANDIRMAK

  1. [-i] Balıklı duruma getirmek
    • "Edirne Tarım İl Müdürlüğü, Edirne bölgesinde otuz bir göleti balıklandırdı."
BALIKÇILGİLLER

  1. [isim, hayvan bilimi] Leyleksiler takımının balıkçıllar alt takımına giren bir familya
BALIKLANDIRMA

  1. [isim] Balıklandırmak işi
BALIKESİRLİ

  1. [isim] Balıkesir ilinden olan kimse
BALIKÇILLAR

  1. [isim, hayvan bilimi] Çoğunlukla uzun bacaklı, uzun gagalı balıkçıl cinsinden kuşlar alt takımı
BALIKNEFESİ

  1. [isim] Balinagillerin başından çıkarılan ve kozmetik maddeler ve süslü mumlar yapımında kullanılan bir yağ
BALIKSIZLIK

  1. [isim] Balıksız olma durumu
    • "Biz balıksızlıktan kahvelerde sürterken adamlar kayık başına yüz lirayı buluyorlarmış çinekoptan..." (Güney Dal)
BALIKETİNDE

  1. [sıfat, mecaz] Kilosu ortalamanın biraz üstünde olan (kadın); balıketi, dolgun
    • "Bu, balıketinde, kumral ve genç bir hanımdı." (Ömer Seyfettin)
BALIKÇILIK

  1. [isim] Balıkçının yaptığı iş
    • "Balıkçılığına ve şansına nasıl da inanıyordu!" (Ayla Kutlu)
BALIKSIRTI

  1. [isim] Balık iskeleti biçiminde birbirine paralel ve çapraz çizgili kumaş deseni
  2. [sıfat] Suların toplanmaması için ortası şişkin bir biçimde yapılan (yol)
    • "Balıksırtı kumlu bir yol, mermer bir havuza doğru gidiyor." (Ömer Seyfettin)
  3. [zarf] Orta bölümü yüksek olup yanlara doğru alçalan bir biçimde
    • "Beni gömdükten sonra mezarımın toprağını balıksırtı kabartıverin." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
  4. [mimarlık] Küçük yassı taş blokların tabaka tabaka, bir sırası sağa, bir sırası sola eğik olarak üst üste dizilmesiyle oluşan bir duvar örgüsü
    • "Duvarları balıksırtı denilen teknikle örülmüş, üst kısmı kerpiçti." (Celâl Tuna)
BALIKLAMAK

  1. [nesnesiz] Suya balıklama atlamak, baş aşağı dalmak
BALIKLAMA

  1. [zarf] Suya dalmada, atlamada balık gibi gergin, düz ve baş aşağı bir biçimde
    • "Suya, idmancı gençlerin yaptığı gibi balıklama atlamadı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [mecaz] Bir işe, bir duruma, bir harekete sonucunun ne olacağını düşünmeden (girişmek)
    • "Bu ilginç resimden yola çıkarak yaratacağı öykünün içine gönüllü olarak balıklama daldı." (İnci Aral)
BALIKLAVA

  1. [isim] Deniz, göl ve ırmaklarda balık yatağı olan yer
BALIKGÖZÜ

  1. [isim] Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka
BALIKHANE

Kelime Kökeni: Türkçe balık + Farsça ḫāne

  1. [isim] Balıkların toptan satışa çıkarıldığı, soğuk hava deposu olan yer
    • "Son yıllarda rant uğruna kurban edilen güzelim yerler arasına hem o çarşı hem balıkhane girdi." (Ayla Kutlu)
BALIKESİR

  1. [isim] Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
BALIKETİ

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız balıketinde
    • "Şehrin bahar güneşiyle hafif hafif ılındığı bir vakitte, deniz kıyısı bir semtte, balıketi, güzelce bir genç kız, ekmek almak için evden dışarı çıktı." (İrem Uşar)
BALIKÇIN

  1. [isim, hayvan bilimi] Perde ayaklılardan, uzunca gagalı, uzun ve çatal kuyruklu, deniz kıyılarında yaşayan bir kuş cinsi; deniz kırlangıcı (Sterna hirundo)
BALIKÇIL

  1. [isim, hayvan bilimi] Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea)
    • "… bir Yakut efsanesinde ise yaratıcı tanrı, dünyayı yaratmak için balıkçıl ve yaban ördeğinden denizin dibinden toprak getirmelerini ister." (Muharrem Kaya)
  2. [sıfat] Balıkla beslenen, balık yiyen
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü