İçinde aş olan 9 harfli 334 kelime var. İçerisinde AŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aş olan kelimeler listesine ya da Sonu aş ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARGOLAŞMA
-
-
[isim]
Argolaşmak özelliği gösterme
-
[isim]
Argolaşmak özelliği gösterme
- BAŞIBOZUK
-
-
[isim]
Düzensiz topluluk
-
Askerlerin arasına katılmış sivil savaşçı
-
[sıfat]
Karışık, içinden çıkılamayan
- "Böyle bir durumda kendi hâline bırakmak ancak başıbozuk bir ekonomi ortamına yol açabilirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Düzensiz topluluk
- CİVANKAŞI
-
-
[isim]
Bir tür nakış ve işleme
-
[isim]
Bir tür nakış ve işleme
- YANDAŞLIK
-
-
[isim]
Yandaş olma durumu, taraftarlık
-
[isim]
Yandaş olma durumu, taraftarlık
- BÖCEKBAŞI
-
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda zabıta görevlisi
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda zabıta görevlisi
- KOFLAŞMAK
-
-
[nsz]
Kof, değersiz bir duruma gelmek
-
[nsz]
Kof, değersiz bir duruma gelmek
- SARILAŞMA
-
-
[isim]
Sarılaşmak işi
-
[isim]
Sarılaşmak işi
- ACARLAŞMA
-
-
[isim]
Acarlaşmak işi
-
[isim]
Acarlaşmak işi
- OZONLAŞMA
-
-
[isim]
Ozonlaşmak durumu
-
[isim]
Ozonlaşmak durumu
- BAŞECZACI
- ...
- BAŞKAFİYE
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak
-
[isim]
Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak
- RUMLAŞMAK
- ...
- PAYLAŞMAK
-
-
[-i]
Aralarında bölüşmek, pay etmek, üleşmek
- "Biz de bu yayınları onlarla paylaşmayı kabul ettik." (Haldun Taner)
-
Katılmak
- "Düşüncelerinizi paylaşıyorum."
-
[-i]
Aralarında bölüşmek, pay etmek, üleşmek
- YAŞLANMAK
-
-
[nsz]
Yaşı ilerlemek, ihtiyarlamak
- "Allahın takdiri bilinmez ama ben seni hayli yaşlanmış görüyorum." (Tarık Buğra)
-
[nsz]
Yaşı ilerlemek, ihtiyarlamak
- YOZLAŞMAK
-
-
[nsz]
Özündeki iyi nitelikleri birtakım dış etkenlerle zamanla yitirmek, soysuzlaşmak, özünden uzaklaşmak, bozulmak, dejenere olmak, tereddi etmek
-
Dönüşen
- "Giderek soğuk bir su serpintisine yozlaşan yağmur, ortalığa garip bir kış serinliği getirmişti." (Atilla İlhan)
-
Bir şey, manevi anlamda değer yargılarını, özelliklerini ve niteliklerini yitirmek, bozulmak, dejenere olmak, özünden uzaklaşmak
- "Toplumun yozlaştığı anlarda bazı kesimler bu yozlaşmanın da tadını çıkarırlar." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Özündeki iyi nitelikleri birtakım dış etkenlerle zamanla yitirmek, soysuzlaşmak, özünden uzaklaşmak, bozulmak, dejenere olmak, tereddi etmek
- ULAŞTIRMA
-
-
[isim]
Ulaştırmak işi
-
İnsanların, malların, haberlerin ulaşmasını sağlayan işlerin ve araçların tümü, münakalat
- "Ulaştırma Bakanlığı."
-
Orduda malzeme ve personel taşıma işlerini sağlayan sınıf
-
[isim]
Ulaştırmak işi
- MURATPAŞA
- ...
- RASTLAŞMA
-
-
[isim]
Rastlaşmak işi
-
[isim]
Rastlaşmak işi
- YAŞARTMAK
-
-
[-i]
Yaşarmasına sebep olmak
-
[-i]
Yaşarmasına sebep olmak
- HAŞILLAMA
-
-
[isim]
Haşıllamak işi
-
[isim]
Haşıllamak işi