İçinde aş olan 6 harfli 124 kelime var. İçerisinde AŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aş olan kelimeler listesine ya da Sonu aş ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAŞAMA
-
-
[isim]
Yaşamak işi
- "Nasıl yaşamayı bırakmak nasıl / Bir memleket mi bu, bir elbise mi ki?" (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
-
[isim]
Yaşamak işi
- AŞISIZ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir hastalığa karşı aşılanmamış olan (kimse)
-
Kendisine aşı yapılmamış (bitki)
-
[sıfat]
Herhangi bir hastalığa karşı aşılanmamış olan (kimse)
- AŞIRMA
-
-
[isim]
Aşırmak işi
-
Yapı çatılarında uzun mertek, aşık
-
[sıfat]
Aşırılmış
- "Aşırma bir eser."
-
Küçük kazan, kova, bakraç
-
Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik biçimde anlatma, intihal
-
Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas
-
[isim]
Aşırmak işi
- YOLDAŞ
-
-
[isim]
Yol arkadaşı
-
Arkadaş, dost
- "Bizim kadın kimsesizdir, bir can yoldaşı yok." (Memduh Şevket Esendal)
-
Ortak bir görüşü benimseyenlerden her biri
-
[isim]
Yol arkadaşı
- YAŞMAK
-
-
[isim]
Kadınların ferace ile birlikte kullandıkları, gözleri açıkta bırakan, ince yüz örtüsü
- "Çıka çıka, yaşmak feraceli, kazık gibi bir kadın çıktı." (Sermet Muhtar Alus)
-
Başla birlikte yüzü, ağzı kapatan örtü
-
[isim]
Kadınların ferace ile birlikte kullandıkları, gözleri açıkta bırakan, ince yüz örtüsü
- NEBBAŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mezar soyguncusu
-
[isim]
Mezar soyguncusu
- IRKTAŞ
-
-
Aynı ırktan olan kimse
-
Aynı ırktan olan kimse
- ATBAŞI
-
-
[isim]
Eşit, birlikte, başa baş
- "Bu çeneyle atbaşı giden keskin bir zekâsı var." (Cahit Sıtkı Tarancı)
-
[isim]
Eşit, birlikte, başa baş
- NAKKAŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yapıların duvar ve tavanlarına süslemeler yapan usta, bezekçi
-
Nakışçı
-
[isim]
Yapıların duvar ve tavanlarına süslemeler yapan usta, bezekçi
- ŞAŞMAK
-
-
[-e]
Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında şaşkın duruma gelmek, hayret etmek
- "Aynı anda nasıl olur da başka bir iş tutabileceğine şaşar kalırdınız." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[-den]
Yolundan sapmamak, gidişini değiştirmemek veya yanılmamak
- "Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma / Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma." (Tevfik Fikret)
-
[-i]
Şaşırmak
- "Yolunu şaşmak. Gününü şaşmak."
-
[-e]
Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında şaşkın duruma gelmek, hayret etmek
- BAŞROL
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Tiyatro veya sinemada en önemli rol
-
[isim]
Tiyatro veya sinemada en önemli rol
- KAŞMER
-
-
[isim]
Maskara, soytarı
-
[isim]
Maskara, soytarı
- BEŞTAŞ
-
-
[isim]
Beş tane taşla oynanan bir tür çocuk oyunu
-
[isim]
Beş tane taşla oynanan bir tür çocuk oyunu
- ALAŞIM
-
-
[isim]
Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita
-
[isim]
Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita
- KOLDAŞ
-
-
[isim]
İş arkadaşı
-
[isim]
İş arkadaşı
- BAŞODA
-
-
[isim]
Geleneksel Türk evinde özellikle konukların ağırlandığı büyük ve özenle döşenmiş oda
-
[isim]
Geleneksel Türk evinde özellikle konukların ağırlandığı büyük ve özenle döşenmiş oda
- TELAŞE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Telaş
- "Şimdi telaşem biraz azalsın da getireceğim zaten." (Adalet Ağaoğlu)
-
[isim]
Telaş
- YAŞLIK
-
-
[isim]
Yaş (II) olma durumu, ıslaklık
- "Nem elbisenize işlemiştir, yaşlığında deniz suyunun tuzlu tadı ve yapışkanlığı duyuluyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Yaş (II) olma durumu, ıslaklık
- KAŞELİ
-
-
Kaşesi olan
-
[isim]
İşverenin, kendisine başkaca bir yükümlülüğü olmadan çalışma süresine göre ücret verdiği kimse
-
Kaşesi olan
- FLAŞÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dörtlü
-
[isim]
Dörtlü