İçinde ağız olan 28 kelime var. İçerisinde AĞIZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağız olan kelimeler listesine ya da sonu ağız ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
AĞIZLIKÇILIK
HAYVANCAĞIZ
AĞIZLAŞMAK, AĞIZSIZLIK, CANCAĞIZIM, ÇOCUKCAĞIZ, KADINCAĞIZ, YAVRUCAĞIZ
ADAMCAĞIZ, AĞIZLAMAK, AĞIZLAŞMA, AĞIZLIKÇI
AÇIKAĞIZ, AĞIZLAMA, BUNCAĞIZ, CANCAĞIZ, KAĞIZMAN, KIZCAĞIZ, SARIAĞIZ
AĞIZCIL, AĞIZDAN, AĞIZLIK, AĞIZOTU, AĞIZSIL, AĞIZSIZ
AĞIZLI
YAĞIZ
AĞIZ
Ağız Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AĞIZ
3 Harfli Kelimeler
AĞI, AZI, ZAĞ
2 Harfli Kelimeler
AĞ, AZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞIZLIKÇILIK
-
-
[isim]
Ağızlıkçının yaptığı iş
-
[isim]
Ağızlıkçının yaptığı iş
- HAYVANCAĞIZ
-
-
[isim]
Kendisine şefkat ve acıma duyulan hayvan; hayvancık
- "Hayvancağız sırtında yükle bekliyor."
-
[isim]
Kendisine şefkat ve acıma duyulan hayvan; hayvancık
- AĞIZSIZLIK
-
-
[isim]
Ağızsız olma durumu
-
[isim]
Ağızsız olma durumu
- ÇOCUKCAĞIZ
-
-
[isim]
Kendisine şefkat ve acıma duyulan çocuk
- "Çocukcağız zaten revirden hasta hasta kaldırıldı."
-
[isim]
Kendisine şefkat ve acıma duyulan çocuk
- CANCAĞIZIM
-
-
[ünlem]
Yakın birisi için kullanılan bir sevgi sözü
- "Daldın Seyyid Efendi cancağızım ... dedi Kâzım Usta."
-
[ünlem]
Yakın birisi için kullanılan bir sevgi sözü
- YAVRUCAĞIZ
-
-
[isim]
Bakınız yavrucak
-
[isim]
Bakınız yavrucak
- AĞIZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le, anatomi]
İki kan damarı birbiri içine açılmak
-
[nesnesiz, -le, anatomi]
İki kan damarı birbiri içine açılmak
- KADINCAĞIZ
-
-
[isim]
Kendisine şefkat ve acıma duyulan kadın
- "Mazlum ve mütevekkil, kadıncağız çıkıp gitti."
-
[isim]
Kendisine şefkat ve acıma duyulan kadın
- AĞIZLAMAK
-
-
[-i, denizcilik]
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak
-
[teknik]
Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak
-
[ağızlardan]
Bir işi kolaylamak
-
[-i, denizcilik]
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak
- AĞIZLIKÇI
-
-
[isim]
Ağızlık yapan veya satan kimse
-
[isim]
Ağızlık yapan veya satan kimse
- AĞIZLAŞMA
-
-
[isim]
Ağızlaşmak işi
-
[isim]
Ağızlaşmak işi
- ADAMCAĞIZ
-
-
[isim]
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek
- "Öylesine donmuştum ki artık adamcağızın anlattıklarını dinleyemez hâle gelmiştim."
-
[isim]
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek
- BUNCAĞIZ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bu kadar çok
- "Anam buncağız işinin arasında babama yamalı da olsa her vakit temiz mintan giydirir, bizden çok ona bakar, bebekmiş gibi el üstünde tutardı."
-
Bu zavallı, bu küçücük
- "O zaman dedem anneme demiş ki buncağıza biz bakalım."
-
[sıfat, ağızlardan]
Bu kadar çok
- SARIAĞIZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Gölge balığıgillerden, ağzının içi sarı, büyük pullarla örtülü bir tür balık; denizgüzeli (Sciaena aquilla)
-
[isim, hayvan bilimi]
Gölge balığıgillerden, ağzının içi sarı, büyük pullarla örtülü bir tür balık; denizgüzeli (Sciaena aquilla)
- KIZCAĞIZ
-
-
[isim]
Kendisine şefkat ve acıma duyulan kız
- "Narin bir kızcağızın yanındaki boş yere sokuldu."
-
[isim]
Kendisine şefkat ve acıma duyulan kız
- CANCAĞIZ
-
-
[isim]
Yakınların, sevilen kimselerin canı için söylenen bir söz
- "Kanlana kanlana soğuyan vücudundan cancağızı çıkıp bir kuş gibi uçuverirse."
-
Çok yakın hissedilen, sevilen birisi
- "Göklerle denizin iki dudağı arasında bir canı bir de cancağızı vardı."
-
[isim]
Yakınların, sevilen kimselerin canı için söylenen bir söz
- KAĞIZMAN
-
-
[isim]
Kars iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kars iline bağlı ilçelerden biri
- AĞIZLAMA
-
-
[isim]
Ağızlamak işi
-
[isim]
Ağızlamak işi
- AÇIKAĞIZ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden bir bitki (Hesperis acris)
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden bir bitki (Hesperis acris)
- AĞIZOTU
-
-
[isim, eskimiş]
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde; yem, yemleme
-
[isim, eskimiş]
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde; yem, yemleme