İçinde ağım olan 29 kelime var. İçerisinde AĞIM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağım olan kelimeler listesine ya da sonu ağım ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BAĞIMLILAŞTIRMA
BAĞIMSIZCASINA, BAĞIMSIZLAŞMAK
BAĞIMLILAŞMAK, BAĞIMSIZLAŞMA
BAĞIMLILAŞMA, TOPARLAĞIMSI
BAĞIMLAŞMAK, BAĞIMSIZLIK, ISPANAĞIMSI, KOZALAĞIMSI
BAĞIMLAMAK, BAĞIMLAŞMA, BAĞIMLILIK, BAĞIMSIZCA, LAĞIMCILIK
BAĞIMLAMA
BAĞIMSIZ, SAĞIMLIK, TOPRAĞIM
BAĞIMLI, LAĞIMCI, SAĞIMLI, YAĞIMSI
AĞIMLI
BAĞIM, LAĞIM, SAĞIM
AĞIM
Ağım Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AĞIM
3 Harfli Kelimeler
AĞI
2 Harfli Kelimeler
AĞ, AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAĞIMLILAŞTIRMA
-
-
[isim]
Bağımlılaştırmak işi
- "Sürekli açık veren, sürekli borçlanarak açığını kapatan ve sürekli artan faiz ödeyen bir ülke olmaktan kurtulmanın ön koşulu, ekonomiyi, bağımlılaştırma doğrultusundan çıkarmak ve özerkleştirme doğrultusuna yönlendirmektir."
-
[isim]
Bağımlılaştırmak işi
- BAĞIMSIZCASINA
-
-
[zarf]
Bakınız bağımsızca
- "Bundan dolayı, biz burjuva toplumunu oluşturan bu ögeleri tek tek, birbirinden bağımsızcasına görürüz."
-
[zarf]
Bakınız bağımsızca
- BAĞIMSIZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bağımsız duruma gelmek
- "Her darbeden sonra Silahlı Kuvvetler, rejim içinde biraz daha ayrıcalıklı bir yer edindi, sivil yönetimden biraz daha bağımsızlaştı, daha da önemlisi giderek toplumdan da uzaklaşıp içine kapandı."
-
[nesnesiz]
Bağımsız duruma gelmek
- BAĞIMSIZLAŞMA
-
-
[isim]
Bağımsızlaşmak işi
- "Bundan sonra kendi başına bir şey yapamaz hâle getirilmiş Volkan’ın Nesrin’in yol göstermesiyle bağımsızlaşma çabaları başlar."
-
[isim]
Bağımsızlaşmak işi
- BAĞIMLILAŞMAK
-
-
[-e, nesnesiz]
Bağımlı duruma gelmek
- "Arjantin hükûmeti İngiliz kapitaliyle öylesine bağımlılaşmıştı ki altıncı dominyon diye anılıyordu yüzyılımızın başında."
-
[-e, nesnesiz]
Bağımlı duruma gelmek
- TOPARLAĞIMSI
-
-
[sıfat]
Top biçiminde olan
-
[sıfat]
Top biçiminde olan
- BAĞIMLILAŞMA
-
-
[isim]
Bağımlılaşmak işi
- "Söz konusu endüstrilerin daha hızlı bir biçimde büyümesi bağımlılaşma süreci için daha elverişli bir ortam yarattı."
-
[isim]
Bağımlılaşmak işi
- ISPANAĞIMSI
-
-
[sıfat]
Ispanağı andıran, ıspanağa benzeyen, ıspanak gibi
-
[sıfat]
Ispanağı andıran, ıspanağa benzeyen, ıspanak gibi
- KOZALAĞIMSI
-
-
[sıfat]
Bakınız kozalaksı
-
[sıfat]
Bakınız kozalaksı
- BAĞIMSIZLIK
-
-
[isim]
Bağımsız olma durumu; istiklal
- "Artık canıma tak etti, mutlaka bağımsızlığımı kazanmalıyım."
-
[isim]
Bağımsız olma durumu; istiklal
- BAĞIMLAŞMAK
-
-
[-e]
Bir şeye veya bir kimseye tamamen bağımlı olmak
-
[-e]
Bir şeye veya bir kimseye tamamen bağımlı olmak
- LAĞIMCILIK
-
-
[isim]
Lağımcının yaptığı iş
-
[isim]
Lağımcının yaptığı iş
- BAĞIMLILIK
-
-
[isim]
Bir şeye veya bir kimseye bağlı olma durumu; tabiiyet (II)
- "Bağımlılık bir süre mutlu eder, sonra alışkanlık olur, sonra baskıya dönüşür."
-
[isim]
Bir şeye veya bir kimseye bağlı olma durumu; tabiiyet (II)
- BAĞIMLAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak
-
[-i]
Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak
- BAĞIMLAŞMA
-
-
[isim]
Bağımlaşmak işi
-
[isim]
Bağımlaşmak işi
- BAĞIMSIZCA
-
-
[zarf]
Bağımsız bir biçimde; bağımsızcasına
- "Biz Türkler fikirlere bağımsızca sarılamadığımız için bu memlekette ciddi tartışmalar yapamıyoruz."
-
[zarf]
Bağımsız bir biçimde; bağımsızcasına
- BAĞIMLAMA
-
-
[isim]
Bağımlamak işi
-
[isim]
Bağımlamak işi
- TOPRAĞIM
-
-
“hemşehrim” anlamında kullanılan bir söz
-
“hemşehrim” anlamında kullanılan bir söz
- BAĞIMSIZ
-
-
[sıfat]
Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen (kimse); özerk
- "Konsolosların her biri bağımsız bir vali gibi davranırdı."
-
Bakınız müstakil
-
[isim]
Herhangi bir kişiye, kuruluşa, partiye bağlı bağlılığı olmayan kimse vb.
- "Bunun ötesinde büyükler ile bağımsızlar arasındaki denge veya dengesizlik bu süre içinde kendini bir faktör olarak belli edecektir."
-
[isim]
Bakınız bağımsız milletvekili
- "... grubu bulunmayan siyasal partiler ile bağımsızlar bütün komisyonlarda temsil edilmemektedirler."
-
[sıfat]
Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen (kimse); özerk
- SAĞIMLIK
-
-
[sıfat]
Sağılmak için beslenen (hayvan)
-
[sıfat]
Sağılmak için beslenen (hayvan)