İçinde ağın olan 18 kelime var. İçerisinde AĞIN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağın olan kelimeler listesine ya da sonu ağın ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DARMADAĞINIKLIK
DARMADAĞINLIK
BAĞINTICILIK, BAĞINTILILIK, DARMADAĞINIK
DAĞINIKLIK, DARMADAĞIN
BAĞINTICI, BAĞINTILI, DAĞINIKÇA
AĞINMAK, BAĞINTI, DAĞINIK, DAĞINTI
AĞINMA
BAĞIN, SAĞIN
AĞIN
Ağın Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AĞIN
3 Harfli Kelimeler
AĞI, ANI
2 Harfli Kelimeler
AĞ, AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DARMADAĞINIKLIK
-
-
[isim]
Bakınız darmadağınlık
- "Dar bir çevre içinde, geçici ilişkiler; bir operasyonla bu ilişkiler kopuyor; darmadağınıklık, tutuklanmalar, kendi içinde ayrışmalar, bölünmeler, ihanetler, ihbarlar."
-
[isim]
Bakınız darmadağınlık
- DARMADAĞINLIK
-
-
[isim]
Darmadağın olma durumu; darmadağınıklık, tarumarlık
-
[isim]
Darmadağın olma durumu; darmadağınıklık, tarumarlık
- DARMADAĞINIK
-
-
[sıfat]
Bakınız darmadağın
- "Yer yer beyazlamış, kestane rengi saçları darmadağınık, kirpikleri ıslak, gözlerinin akına kan oturmuş."
-
[sıfat]
Bakınız darmadağın
- BAĞINTICILIK
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız bağıntılılık
-
[isim, felsefe]
Bakınız bağıntılılık
- BAĞINTILILIK
-
-
[isim]
Bağıntılı olma durumu
- "Bu açıdan bölge konuya, seçilen kriterlere, ölçeğe, zamana ve bölgeyi tanımlama gayesine göre bağıntılılık barındırmaktadır."
-
[felsefe]
Gerçek ve salt bilginin mümkün olmadığını, bilginin gerçekliğinin ve değerinin başka bilgilere göre bağlantılı olarak ifade edilebileceğini benimseyen görüş; bağıllık, bağıntıcılık, görecelik, görececilik, görecilik, görelilik, görecelilik, izafilik, izafiye, izafiyet, rölativite, rölativizm
-
[fizik]
Klasik fiziğin zaman, mekân, hareket gibi yalnız başlarına gerçek olarak var kabul ettiği unsurların birbirinden bağımsız olarak açıklanamayacağını benimseyen görüş; rölativite, rölativizm
-
[isim]
Bağıntılı olma durumu
- DAĞINIKLIK
-
-
[isim]
Dağınık olma durumu
- "Bu dağınıklık, asabını bozsa da toplamama inadıyla kıyasıya mücadeleye giren sinirine galip gelmiş gözüküyordu."
-
[isim]
Dağınık olma durumu
- DARMADAĞIN
-
-
[sıfat]
Çok dağınık ve karışık; darmadağınık, tarumar
- "Gözleri hâlâ görmüyordu ve belleği darmadağındı."
-
[sıfat]
Çok dağınık ve karışık; darmadağınık, tarumar
- BAĞINTILI
-
-
[sıfat]
Başka bir şeyle ilgisi olan, bağıntısı bulunan
- "Bu durum da eğitim sorununun ekonomik ve sosyal gelişmeyle sıkı sıkıya bağıntılı olduğunu göstermektedir."
-
Kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, nispi, rölatif
-
Geçerliliği koşullara bağlı olan; görece, göreceli, göreli
-
[felsefe]
Bağlı olduğu nesne veya olay ile ilgili olarak değişen; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, rölatif
-
[felsefe]
Bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, nispi, rölatif
-
[isim, biyoloji]
Organizmanın değişik yapı ve organları arasındaki uyum ve bağlantı; bağlılaşım
-
[sıfat]
Başka bir şeyle ilgisi olan, bağıntısı bulunan
- BAĞINTICI
-
-
[sıfat, felsefe]
Bağıntılılık yanlısı olan; görececi, göreci, rölativist
-
[sıfat, felsefe]
Bağıntılılık yanlısı olan; görececi, göreci, rölativist
- DAĞINIKÇA
-
-
[sıfat]
Biraz dağılmış, dağınık gibi
- "İçerisi biraz dağınıkça fakat insana sükûnet veren bir yerdi."
-
[sıfat]
Biraz dağılmış, dağınık gibi
- BAĞINTI
-
-
[isim]
Bir nesne veya olayı bir başkası ile ilgili kılan bağ; bağlılaşım
- "Şairin şiirinde iç bağıntı vardır demek, şiire giren unsurlar, bir şiir mantığına göre birbirini tutar şekilde bağlanmışlardır demektir."
-
[biyoloji]
Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık; korelasyon
-
[jeoloji]
İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü; deneştirme, korelasyon
-
[felsefe]
Ancak bir arada düşünülebilen varlıklar arasındaki ilişki; görelik, izafet
-
[felsefe]
İki veya daha fazla değişken arasındaki ilişki
-
[felsefe]
Ancak bağlı bulunduğu temel kavramlarla birlikte düşünülebilen varlığın bu temel kavramla olan ilişkisinin niteliği; görelik, izafet
-
[matematik]
İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik
- "Bir dairenin “r” yarı çapı ile alanı arasında şöyle bir bağıntı vardır: S=? x r²."
-
[felsefe, mantık]
Bakınız ulam
-
[isim]
Bir nesne veya olayı bir başkası ile ilgili kılan bağ; bağlılaşım
- DAĞINIK
-
-
[sıfat]
Geniş bir alana yayılmış olan
-
Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız
-
Düzeni bozuk, düzensiz, karışık olan; alaz taraz
- "Kadın yatağın içinde saçları dağınık, dimdik oturuyordu."
-
Hoş görünmeyen, uyumsuz olan
- "Bağırarak konuşmaktan hoşlanmaz, dağınık kıyafetle, kocasına bile görünmez bir kadın."
-
[mecaz]
Düşüncelerini toparlayamayan
- "Şu anda kafam çok dağınık."
-
[sıfat]
Geniş bir alana yayılmış olan
- AĞINMAK
-
-
[nesnesiz]
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak
-
[nesnesiz]
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak
- DAĞINTI
-
-
[isim]
Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi
-
[isim]
Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi
- AĞINMA
-
-
[isim]
Ağınmak işi
-
[isim]
Ağınmak işi
- SAĞIN
-
-
[sıfat, felsefe]
Doğruluk kuralına uygun olan
-
Sözün anlatılmak istenene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği, sahih
- "Sağın anlatım."
-
[sıfat, felsefe]
Doğruluk kuralına uygun olan
- BAĞIN
-
-
[isim]
Bakınız iksa
-
[isim]
Bakınız iksa
- AĞIN
-
-
[isim]
Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri