İçinde ağın olan 18 kelime var. İçerisinde AĞIN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağın olan kelimeler listesine ya da sonu ağın ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

DARMADAĞINIKLIK

13 Harfli Kelimeler

DARMADAĞINLIK

12 Harfli Kelimeler

BAĞINTICILIK, BAĞINTILILIK, DARMADAĞINIK

10 Harfli Kelimeler

DAĞINIKLIK, DARMADAĞIN

9 Harfli Kelimeler

BAĞINTICI, BAĞINTILI, DAĞINIKÇA

7 Harfli Kelimeler

AĞINMAK, BAĞINTI, DAĞINIK, DAĞINTI

6 Harfli Kelimeler

AĞINMA

5 Harfli Kelimeler

BAĞIN, SAĞIN

4 Harfli Kelimeler

AĞIN

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ağın Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I N Ğ

4 Harfli Kelimeler

AĞIN

3 Harfli Kelimeler

AĞI, ANI

2 Harfli Kelimeler

AĞ, AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DARMADAĞINIKLIK

  1. [isim] Bakınız darmadağınlık
    • "Dar bir çevre içinde, geçici ilişkiler; bir operasyonla bu ilişkiler kopuyor; darmadağınıklık, tutuklanmalar, kendi içinde ayrışmalar, bölünmeler, ihanetler, ihbarlar." (Sabahattin İzcioğlu)
DARMADAĞINLIK

  1. [isim] Darmadağın olma durumu; darmadağınıklık, tarumarlık
DARMADAĞINIK

  1. [sıfat] Bakınız darmadağın
    • "Yer yer beyazlamış, kestane rengi saçları darmadağınık, kirpikleri ıslak, gözlerinin akına kan oturmuş." (Ali Erkan Kavaklı)
BAĞINTICILIK

  1. [isim, felsefe] Bakınız bağıntılılık
BAĞINTILILIK

  1. [isim] Bağıntılı olma durumu
    • "Bu açıdan bölge konuya, seçilen kriterlere, ölçeğe, zamana ve bölgeyi tanımlama gayesine göre bağıntılılık barındırmaktadır." (Ali Ercan Özgür)
  2. [felsefe] Gerçek ve salt bilginin mümkün olmadığını, bilginin gerçekliğinin ve değerinin başka bilgilere göre bağlantılı olarak ifade edilebileceğini benimseyen görüş; bağıllık, bağıntıcılık, görecelik, görececilik, görecilik, görelilik, görecelilik, izafilik, izafiye, izafiyet, rölativite, rölativizm
  3. [fizik] Klasik fiziğin zaman, mekân, hareket gibi yalnız başlarına gerçek olarak var kabul ettiği unsurların birbirinden bağımsız olarak açıklanamayacağını benimseyen görüş; rölativite, rölativizm
DAĞINIKLIK

  1. [isim] Dağınık olma durumu
    • "Bu dağınıklık, asabını bozsa da toplamama inadıyla kıyasıya mücadeleye giren sinirine galip gelmiş gözüküyordu." (Fuat Cenk Onat)
DARMADAĞIN

  1. [sıfat] Çok dağınık ve karışık; darmadağınık, tarumar
    • "Gözleri hâlâ görmüyordu ve belleği darmadağındı." (Gaye Boralıoğlu)
BAĞINTILI

  1. [sıfat] Başka bir şeyle ilgisi olan, bağıntısı bulunan
    • "Bu durum da eğitim sorununun ekonomik ve sosyal gelişmeyle sıkı sıkıya bağıntılı olduğunu göstermektedir." (Ergül Han)
  2. Kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, nispi, rölatif
  3. Geçerliliği koşullara bağlı olan; görece, göreceli, göreli
  4. [felsefe] Bağlı olduğu nesne veya olay ile ilgili olarak değişen; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, rölatif
  5. [felsefe] Bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, nispi, rölatif
  6. [isim, biyoloji] Organizmanın değişik yapı ve organları arasındaki uyum ve bağlantı; bağlılaşım
BAĞINTICI

  1. [sıfat, felsefe] Bağıntılılık yanlısı olan; görececi, göreci, rölativist
DAĞINIKÇA

  1. [sıfat] Biraz dağılmış, dağınık gibi
    • "İçerisi biraz dağınıkça fakat insana sükûnet veren bir yerdi." (Cahit Uçuk)
BAĞINTI

  1. [isim] Bir nesne veya olayı bir başkası ile ilgili kılan bağ; bağlılaşım
    • "Şairin şiirinde iç bağıntı vardır demek, şiire giren unsurlar, bir şiir mantığına göre birbirini tutar şekilde bağlanmışlardır demektir." (Memet Fuat)
  2. [biyoloji] Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık; korelasyon
  3. [jeoloji] İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü; deneştirme, korelasyon
  4. [felsefe] Ancak bir arada düşünülebilen varlıklar arasındaki ilişki; görelik, izafet
  5. [felsefe] İki veya daha fazla değişken arasındaki ilişki
  6. [felsefe] Ancak bağlı bulunduğu temel kavramlarla birlikte düşünülebilen varlığın bu temel kavramla olan ilişkisinin niteliği; görelik, izafet
  7. [matematik] İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik
    • "Bir dairenin “r” yarı çapı ile alanı arasında şöyle bir bağıntı vardır: S=? x r²."
  8. [felsefe, mantık] Bakınız ulam
DAĞINIK

  1. [sıfat] Geniş bir alana yayılmış olan
  2. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız
  3. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık olan; alaz taraz
    • "Kadın yatağın içinde saçları dağınık, dimdik oturuyordu." (Peyami Safa)
  4. Hoş görünmeyen, uyumsuz olan
    • "Bağırarak konuşmaktan hoşlanmaz, dağınık kıyafetle, kocasına bile görünmez bir kadın." (Memduh Şevket Esendal)
  5. [mecaz] Düşüncelerini toparlayamayan
    • "Şu anda kafam çok dağınık."
AĞINMAK

  1. [nesnesiz] Hayvan yere yatıp yuvarlanmak
DAĞINTI

  1. [isim] Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi
AĞINMA

  1. [isim] Ağınmak işi
SAĞIN

  1. [sıfat, felsefe] Doğruluk kuralına uygun olan
  2. Sözün anlatılmak istenene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği, sahih
    • "Sağın anlatım."
BAĞIN

  1. [isim] Bakınız iksa
AĞIN

  1. [isim] Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü