İçinde alet olan 51 kelime var. İçerisinde ALET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında alet olan kelimeler listesine ya da sonu alet ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

ADALETSİZLİK, HALETİRUHİYE, TUVALETÇİLİK

11 Harfli Kelimeler

ADALETLİLİK, ADALETSİZCE, ASALETLİLİK, GRANTUVALET, KEFALETNAME, VEKALETNAME

10 Harfli Kelimeler

BAŞVEKALET, LALETTAYİN

9 Harfli Kelimeler

ADALETSİZ, HALETİNEZ, KEFALETEN, TUVALETÇİ, VEKALETEN

8 Harfli Kelimeler

ADALETLİ, ASALETEN, ASALETLİ, BALETLİK, HALETMEK, PALETSİZ, SANDALET

7 Harfli Kelimeler

ALETSİZ, ARBALET, BESALET, CEHALET, DALALET, DEHALET, DELALET, HALETME, HAYALET, KANALET, KEFALET, PALETLİ, REZALET, SEFALET, TUVALET, VALETTA, VEKALET

6 Harfli Kelimeler

ADALET, ALETLİ, ASALET, ATALET, EYALET, GALETA, VUALET

5 Harfli Kelimeler

BALET, HALET, PALET

4 Harfli Kelimeler

ALET

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Alet Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A E L T

4 Harfli Kelimeler

ALET, ATEL, TELA

3 Harfli Kelimeler

ALT, ATE, ELA, TAL, TEL

2 Harfli Kelimeler

AL, AT, EL, ET, LA, LE, TA, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ADALETSİZLİK

  1. [isim] Adalete aykırı olma durumu
    • "Bu işte adaletsizlik var."
TUVALETÇİLİK

  1. [isim] Tuvaletçi olma durumu
  2. Tuvaletçinin yaptığı iş
    • "Oynadığımız oyunların içinde örneğin sütçülük, doktorculuk, hanımefendicilik, tuvaletçilik gibi yalnız bizim oynadıklarımız var; yani patenti bize ait." (Aysu Erinç)
HALETİRUHİYE

Kelime Kökeni: Arapça ḥālet + rūḥiyye

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ruhsal durum
    • "İnsanlara sürünmemek için bir cüzzamlı hâletiruhiyesiyle çekingendi." (Sait Faik Abasıyanık)
ADALETSİZCE

  1. [zarf] Adaletsiz bir biçimde
VEKALETNAME

Kelime Kökeni: Arapça vekālet + Farsça nāme

  1. [isim, hukuk] Bir kimsenin vekil olduğunu bildiren, noterlik tarafından onaylanmış belge
ADALETLİLİK

  1. [isim] Adaletli olma durumu
GRANTUVALET

Kelime Kökeni: Fransızca grande toilette

  1. [sıfat] Baştan aşağı şık giyinmiş olan
    • "Çıkanlar iki dirhem bir çekirdek idi; hanımların hepsi de şapkalı, grantuvalet." (Refik Halit Karay)
  2. [zarf] Baştan aşağı şık olarak
ASALETLİLİK

  1. [isim] Bakınız soyluluk
KEFALETNAME

Kelime Kökeni: Arapça kefālet + Farsça nāme

  1. [isim] Bir kimsenin kefil olduğunu gösteren belge
LALETTAYİN

Kelime Kökeni: Arapça lā ʿalāʿt-taʿyīn

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız gelişigüzel
    • "Ne var ki Rüçhan, kendine ayrılan yere bakmadan lalettayin bir sandalyeye âdeta yığılır gibi oturunca Jale’nin öngördüğü düzen baştan altüst oldu." (Erhan Bener)
  2. Bakınız sıradan
    • "Geriye kalan üç dört yolcuya gelince bunlar lalettayin ve renksiz insanlardı." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
BAŞVEKALET

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça vekālet

  1. [isim] Bakınız başbakanlık
TUVALETÇİ

  1. [sıfat] Tuvalet işleten (kimse)
    • "Sahneden önce ya da sonra, artık ne zaman fırsat bulursa, tuvaletçi kadından şef garsona, ondan patrona, oradan sazendelere herkesle ‘Pazar ola Hasan Efendi’ samimiyeti içindeydi."
VEKALETEN

Kelime Kökeni: Arapça vekāleten

  1. [zarf] Vekil olarak, asaleten karşıtı
    • "İşlerine vekâleten ben bakıyorum." (Sabahattin Ali)
HALETİNEZ

Kelime Kökeni: Arapça ḥālet + nezʿ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız nez hâli
ADALETSİZ

  1. [sıfat] Adalete aykırı düşen (şey)
    • "Adaletsiz karar."
  2. Adaleti olmayan (kimse)
    • "Adaletsiz kişi kendi payından fazlasını aldığına göre iyilere göre adaletsiz kalacaktır." (Anıl Çeçen)
KEFALETEN

Kelime Kökeni: Arapça kefāleten

  1. [zarf] Kefalet yoluyla
ASALETEN

Kelime Kökeni: Arapça aṣāleten

  1. [zarf] Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı
    • "Yeğeninin asaleten aşiret reisliğine seçilmesi münasebetiyle tebrik etti." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
  2. Kendi adına hareket ederek
BALETLİK

  1. [isim] Balet olma durumu
HALETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḫalʿ + Türkçe etmek

  1. [-i] Tahttan indirmek
SANDALET

Kelime Kökeni: Fransızca sandalette

  1. [isim] Yalnız tabanı bulunan, ayağa kordon ve kayışla bağlanan açık ayakkabı; sandal (III)
    • "Sandaletlerimi yeni ovulmuş tahta merdivenin başında çıkardım." (İnci Aral)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü