İçinde alet olan 51 kelime var. İçerisinde ALET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında alet olan kelimeler listesine ya da sonu alet ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ADALETSİZLİK, HALETİRUHİYE, TUVALETÇİLİK
ADALETLİLİK, ADALETSİZCE, ASALETLİLİK, GRANTUVALET, KEFALETNAME, VEKALETNAME
BAŞVEKALET, LALETTAYİN
ADALETSİZ, HALETİNEZ, KEFALETEN, TUVALETÇİ, VEKALETEN
ADALETLİ, ASALETEN, ASALETLİ, BALETLİK, HALETMEK, PALETSİZ, SANDALET
ALETSİZ, ARBALET, BESALET, CEHALET, DALALET, DEHALET, DELALET, HALETME, HAYALET, KANALET, KEFALET, PALETLİ, REZALET, SEFALET, TUVALET, VALETTA, VEKALET
ADALET, ALETLİ, ASALET, ATALET, EYALET, GALETA, VUALET
BALET, HALET, PALET
ALET
Alet Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ALET, ATEL, TELA
3 Harfli Kelimeler
ALT, ATE, ELA, TAL, TEL
2 Harfli Kelimeler
AL, AT, EL, ET, LA, LE, TA, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ADALETSİZLİK
-
-
[isim]
Adalete aykırı olma durumu
- "Bu işte adaletsizlik var."
-
[isim]
Adalete aykırı olma durumu
- TUVALETÇİLİK
-
-
[isim]
Tuvaletçi olma durumu
-
Tuvaletçinin yaptığı iş
- "Oynadığımız oyunların içinde örneğin sütçülük, doktorculuk, hanımefendicilik, tuvaletçilik gibi yalnız bizim oynadıklarımız var; yani patenti bize ait."
-
[isim]
Tuvaletçi olma durumu
- HALETİRUHİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥālet + rūḥiyye
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ruhsal durum
- "İnsanlara sürünmemek için bir cüzzamlı hâletiruhiyesiyle çekingendi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ruhsal durum
- ADALETSİZCE
-
-
[zarf]
Adaletsiz bir biçimde
-
[zarf]
Adaletsiz bir biçimde
- VEKALETNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça vekālet + Farsça nāme
-
[isim, hukuk]
Bir kimsenin vekil olduğunu bildiren, noterlik tarafından onaylanmış belge
-
[isim, hukuk]
Bir kimsenin vekil olduğunu bildiren, noterlik tarafından onaylanmış belge
- ADALETLİLİK
-
-
[isim]
Adaletli olma durumu
-
[isim]
Adaletli olma durumu
- GRANTUVALET
-
Kelime Kökeni: Fransızca grande toilette
-
[sıfat]
Baştan aşağı şık giyinmiş olan
- "Çıkanlar iki dirhem bir çekirdek idi; hanımların hepsi de şapkalı, grantuvalet."
-
[zarf]
Baştan aşağı şık olarak
-
[sıfat]
Baştan aşağı şık giyinmiş olan
- ASALETLİLİK
-
-
[isim]
Bakınız soyluluk
-
[isim]
Bakınız soyluluk
- KEFALETNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça kefālet + Farsça nāme
-
[isim]
Bir kimsenin kefil olduğunu gösteren belge
-
[isim]
Bir kimsenin kefil olduğunu gösteren belge
- LALETTAYİN
-
Kelime Kökeni: Arapça lā ʿalāʿt-taʿyīn
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız gelişigüzel
- "Ne var ki Rüçhan, kendine ayrılan yere bakmadan lalettayin bir sandalyeye âdeta yığılır gibi oturunca Jale’nin öngördüğü düzen baştan altüst oldu."
-
Bakınız sıradan
- "Geriye kalan üç dört yolcuya gelince bunlar lalettayin ve renksiz insanlardı."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız gelişigüzel
- BAŞVEKALET
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça vekālet
-
[isim]
Bakınız başbakanlık
-
[isim]
Bakınız başbakanlık
- TUVALETÇİ
-
-
[sıfat]
Tuvalet işleten (kimse)
- "Sahneden önce ya da sonra, artık ne zaman fırsat bulursa, tuvaletçi kadından şef garsona, ondan patrona, oradan sazendelere herkesle ‘Pazar ola Hasan Efendi’ samimiyeti içindeydi."
-
[sıfat]
Tuvalet işleten (kimse)
- VEKALETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça vekāleten
-
[zarf]
Vekil olarak, asaleten karşıtı
- "İşlerine vekâleten ben bakıyorum."
-
[zarf]
Vekil olarak, asaleten karşıtı
- HALETİNEZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥālet + nezʿ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız nez hâli
-
[isim, eskimiş]
Bakınız nez hâli
- ADALETSİZ
-
-
[sıfat]
Adalete aykırı düşen (şey)
- "Adaletsiz karar."
-
Adaleti olmayan (kimse)
- "Adaletsiz kişi kendi payından fazlasını aldığına göre iyilere göre adaletsiz kalacaktır."
-
[sıfat]
Adalete aykırı düşen (şey)
- KEFALETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça kefāleten
-
[zarf]
Kefalet yoluyla
-
[zarf]
Kefalet yoluyla
- ASALETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça aṣāleten
-
[zarf]
Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı
- "Yeğeninin asaleten aşiret reisliğine seçilmesi münasebetiyle tebrik etti."
-
Kendi adına hareket ederek
-
[zarf]
Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı
- BALETLİK
-
-
[isim]
Balet olma durumu
-
[isim]
Balet olma durumu
- HALETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalʿ + Türkçe etmek
-
[-i]
Tahttan indirmek
-
[-i]
Tahttan indirmek
- SANDALET
-
Kelime Kökeni: Fransızca sandalette
-
[isim]
Yalnız tabanı bulunan, ayağa kordon ve kayışla bağlanan açık ayakkabı; sandal (III)
- "Sandaletlerimi yeni ovulmuş tahta merdivenin başında çıkardım."
-
[isim]
Yalnız tabanı bulunan, ayağa kordon ve kayışla bağlanan açık ayakkabı; sandal (III)