İçinde akik olan 19 kelime var. İçerisinde AKİK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında akik olan kelimeler listesine ya da sonu akik ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
HAKİKATSİZLİK, HİLAFIHAKİKAT
HAKİKATLİLİK
DAKİKALARCA, DAKİKASINDA
DAKİKASINA, HAKİKATSİZ
DAKİKALIK, FİLHAKİKA, HAKİKATEN, HAKİKATLİ, HAKİKİLİK, TAKİKARDİ
HAKİKAT
DAKİKA, HAKİKİ
DAKİK, RAKİK
AKİK
Akik Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AKİK
3 Harfli Kelimeler
KAK, KİK
2 Harfli Kelimeler
AK, Kİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HİLAFIHAKİKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫilāf + ḥaḳīḳat
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız gerçek dışı
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız gerçek dışı
- HAKİKATSİZLİK
-
-
[isim, mecaz]
Bakınız vefasızlık
- "Hakikatsizliği kabul ediyorum diye cevap verdi."
-
[isim, mecaz]
Bakınız vefasızlık
- HAKİKATLİLİK
-
-
[isim]
Hakikatli olma durumu
-
[isim]
Hakikatli olma durumu
- DAKİKALARCA
-
-
[zarf]
Uzun süre
- "Bu bekleyiş dakikalarca devam etti."
-
[zarf]
Uzun süre
- DAKİKASINDA
-
-
[zarf]
Hemen o anda
- "Adamın kapısına gelip çıngırağın ipini çeker çekmez yüz ifadesi dakikasında değişivermiş."
-
[zarf]
Hemen o anda
- DAKİKASINA
-
-
[zarf]
... dakika için
- "O 'ayarlı' ayarsızın bir dakikasına 50.000 dolar ödeniyor."
-
[zarf]
... dakika için
- HAKİKATSİZ
-
-
[sıfat]
Gerçek olmayan
- "Şüphesiz ki bu duygu, yersiz ve hakikatsiz bir vehimden ibaretti."
-
[mecaz]
Bakınız vefasız
-
[sıfat]
Gerçek olmayan
- HAKİKATLİ
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız vefakâr
- "Hakikatli yâr isen / Dünür gönder babama"
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız vefakâr
- HAKİKATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳīḳaten
-
[zarf]
Bakınız gerçekten
- "Nihayet hakikaten de bir gün söylediği gibi büsbütün ortadan kayboldu."
-
[zarf]
Bakınız gerçekten
- DAKİKALIK
-
-
[sıfat]
Belli bir dakika süresince yapılan veya olan
- "Apartmanın gazetesini, ekmeğini yirmi beş dakikalık bir gecikmeyle dağıtacaktı bundan böyle."
-
[sıfat]
Belli bir dakika süresince yapılan veya olan
- HAKİKİLİK
-
-
[isim]
Bakınız gerçeklik
-
Hakiki olma durumu
-
[isim]
Bakınız gerçeklik
- FİLHAKİKA
-
Kelime Kökeni: Arapça fi'l-ḥaḳīḳa
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız gerçekten
- "Yoktum, filhakika Manastırlı Salih Paşa'yı tebriğe gitmiştim."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız gerçekten
- TAKİKARDİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca tachycardie
-
[isim, tıp]
Bakınız taşikardi
-
[isim, tıp]
Bakınız taşikardi
- HAKİKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳīḳat
- HAKİKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳīḳī
-
[sıfat]
Bakınız gerçek
- "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir."
-
Niteliği değişmemiş, aslına uygun olan
- "Bu yüzden, en yağlı süt onundur, en iyi Maraş dondurması onun sütünden yapılır, hakiki kaymak kömüş mahsulüdür."
-
[sıfat]
Bakınız gerçek
- DAKİKA
-
Kelime Kökeni: Arapça daḳīḳa
-
[isim]
Bir saatlik zamanın altmışta biri
- "Burada, kırk beş dakika kadar, elleri daima kelepçeli, bir koltukta bekleyiş veya bekletiliş."
-
Bakınız an (I)
- "Bundan sonra sizi her dakika arayacağım."
-
[matematik]
Bir derecenin altmışta biri
-
[isim]
Bir saatlik zamanın altmışta biri
- RAKİK
-
Kelime Kökeni: Arapça raḳīḳ
-
[sıfat, eskimiş]
İnce, narin
- "Yazılarında olduğu gibi konuşurken de kelimelerin en asil ve en rakiklerinden seçiyordu."
-
[mecaz]
Merhametli, yufka yürekli
-
[sıfat, eskimiş]
İnce, narin
- DAKİK
-
Kelime Kökeni: Arapça daḳīḳ
-
[sıfat]
Düzenli işleyen, aksamayan
-
[mecaz]
Zamanı kullanmada çok dikkatli olan, her şeyi zamanında yapmaya özen gösteren
-
Randevusuna zamanında gelen
- "Bu bizim Muharrem nasıl oluyor da her seferinde bu kadar dakik olabiliyor?"
-
[sıfat]
Düzenli işleyen, aksamayan
- AKİK
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳīḳ
-
[isim, jeoloji]
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş
-
[isim, jeoloji]
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş