İçinde akil olan 16 kelime var. İçerisinde AKİL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında akil olan kelimeler listesine ya da sonu akil ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

MÜSTAKİLLİK

10 Harfli Kelimeler

MÜSTAKİLEN, TİRYAKİLİK

9 Harfli Kelimeler

AHLAKİLİK

8 Harfli Kelimeler

AFAKİLİK, MÜSTAKİL, SAKİLLİK

7 Harfli Kelimeler

AKİLANE, AKİLLİK, BAKİLİK, MAKİLİK, ŞAKİLİK

5 Harfli Kelimeler

AKİLE, NAKİL, SAKİL

4 Harfli Kelimeler

AKİL

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Akil Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K L İ

4 Harfli Kelimeler

AKİL, AKLİ, KAİL, LAİK, LİKA

3 Harfli Kelimeler

ALİ, İLA, İLK, KAL, KİL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, İL, Kİ, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜSTAKİLLİK

  1. [isim] Müstakil olma durumu
MÜSTAKİLEN

Kelime Kökeni: Arapça mustaḳilen

  1. [zarf] Bağımsız olarak
TİRYAKİLİK

  1. [isim] Bakınız düşkünlük
    • "Onun için ... bu nargile tiryakiliğini dert saymaz." (Sait Faik Abasıyanık)
AHLAKİLİK

  1. [isim, toplum bilimi] Topluluk yaşamını, insan davranışlarını düzenleyerek insanların birbirlerine ve topluma karşı ödevlerini belirleyen kural ve ölçüler bütünü; törellik
    • "Artık ürün, artık değer hangi toplumsal düzen olursa olsun çıplak bir gerçektir ancak buradaki ahlakilik bunların elde edilme, kullanım veya paylaşım biçiminde aranmalıdır." (Mehmet Fatih Ekinci)
SAKİLLİK

  1. [isim] Sakil olma durumu
MÜSTAKİL

Kelime Kökeni: Arapça mustaḳill

  1. [sıfat] Kullanış yönünden başka bir yapı ile bağlantısı olmayan; bağımsız
    • "Çimenli, çiçekli bir bahçe ortasında üstü camlı, müstakil bir bina." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Kullanış yönünden belli kişi veya kişiler için ayrılmış olan
    • "Daireye on yıl, yirmi yıl sonra girenlerin her biri başköşelere kurulsun, müstakil oda sahipleri olsun ve hatta sana emirler versin." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
AFAKİLİK

  1. [isim] Bakınız nesnellik
MAKİLİK

  1. [isim] Maki yetişen yer
AKİLANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿāḳil + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız akıllıca
    • "Bu, acılığı kadar akilane olan sahne gardiyanın da kalbine dokundu." (Ömer Seyfettin)
BAKİLİK

  1. [isim] Bakınız ölümsüzlük
ŞAKİLİK

  1. [isim] Bakınız haydutluk
AKİLLİK

  1. [isim] Akil olma durumu
SAKİL

Kelime Kökeni: Arapça s̱aḳīl

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız ağır
  2. Sıkıntı veren; sıkıntılı
  3. Çirkin, kaba, uyumsuz olan
  4. [isim, müzik] Türk müziğinde bir usul
NAKİL

Kelime Kökeni: Arapça naḳl

  1. [isim] Bir yerden alıp başka bir yere iletme
  2. Bakınız göç
    • "İşte, nakil masrafı da avucumda, diyerek otuz lirayı saydı." (Sermet Muhtar Alus)
  3. Bir şeyi anlatma, söyleme, hikâye etme
  4. Devlet kurumlarında bir görev yerinden başka bir görev yerine gönderilme
  5. Yazı veya resmin aynısını başka bir şeyin üzerine yapma, kopya etme
  6. Başka dilden bir eseri kendi diline çevirme, tercüme etme
AKİLE

Kelime Kökeni: Arapça ākile

  1. [eskimiş] Akıllı olan (kadın)
    • "O vakit bir kadın için en büyük medih, ‘fazıla’, ‘edibe’, ‘şaire’, ‘akile’ idi." (Ömer Seyfettin)
AKİL

Kelime Kökeni: Arapça ʿāḳil

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız akıllı
    • "Ne akilem ne divane / Gel gör beni aşk n'eyledi" (Yunus Emre)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü