İçinde akil olan 16 kelime var. İçerisinde AKİL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında akil olan kelimeler listesine ya da sonu akil ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
MÜSTAKİLLİK
MÜSTAKİLEN, TİRYAKİLİK
AHLAKİLİK
AFAKİLİK, MÜSTAKİL, SAKİLLİK
AKİLANE, AKİLLİK, BAKİLİK, MAKİLİK, ŞAKİLİK
AKİLE, NAKİL, SAKİL
AKİL
Akil Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AKİL, AKLİ, KAİL, LAİK, LİKA
3 Harfli Kelimeler
ALİ, İLA, İLK, KAL, KİL, LAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, İL, Kİ, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MÜSTAKİLLİK
-
-
[isim]
Müstakil olma durumu
-
[isim]
Müstakil olma durumu
- MÜSTAKİLEN
-
Kelime Kökeni: Arapça mustaḳilen
-
[zarf]
Bağımsız olarak
-
[zarf]
Bağımsız olarak
- TİRYAKİLİK
-
-
[isim]
Bakınız düşkünlük
- "Onun için ... bu nargile tiryakiliğini dert saymaz."
-
[isim]
Bakınız düşkünlük
- AHLAKİLİK
-
-
[isim, toplum bilimi]
Topluluk yaşamını, insan davranışlarını düzenleyerek insanların birbirlerine ve topluma karşı ödevlerini belirleyen kural ve ölçüler bütünü; törellik
- "Artık ürün, artık değer hangi toplumsal düzen olursa olsun çıplak bir gerçektir ancak buradaki ahlakilik bunların elde edilme, kullanım veya paylaşım biçiminde aranmalıdır."
-
[isim, toplum bilimi]
Topluluk yaşamını, insan davranışlarını düzenleyerek insanların birbirlerine ve topluma karşı ödevlerini belirleyen kural ve ölçüler bütünü; törellik
- SAKİLLİK
-
-
[isim]
Sakil olma durumu
-
[isim]
Sakil olma durumu
- MÜSTAKİL
-
Kelime Kökeni: Arapça mustaḳill
-
[sıfat]
Kullanış yönünden başka bir yapı ile bağlantısı olmayan; bağımsız
- "Çimenli, çiçekli bir bahçe ortasında üstü camlı, müstakil bir bina."
-
Kullanış yönünden belli kişi veya kişiler için ayrılmış olan
- "Daireye on yıl, yirmi yıl sonra girenlerin her biri başköşelere kurulsun, müstakil oda sahipleri olsun ve hatta sana emirler versin."
-
[sıfat]
Kullanış yönünden başka bir yapı ile bağlantısı olmayan; bağımsız
- AFAKİLİK
-
-
[isim]
Bakınız nesnellik
-
[isim]
Bakınız nesnellik
- MAKİLİK
-
-
[isim]
Maki yetişen yer
-
[isim]
Maki yetişen yer
- AKİLANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāḳil + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız akıllıca
- "Bu, acılığı kadar akilane olan sahne gardiyanın da kalbine dokundu."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız akıllıca
- BAKİLİK
-
-
[isim]
Bakınız ölümsüzlük
-
[isim]
Bakınız ölümsüzlük
- ŞAKİLİK
-
-
[isim]
Bakınız haydutluk
-
[isim]
Bakınız haydutluk
- AKİLLİK
-
-
[isim]
Akil olma durumu
-
[isim]
Akil olma durumu
- SAKİL
-
Kelime Kökeni: Arapça s̱aḳīl
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ağır
-
Sıkıntı veren; sıkıntılı
-
Çirkin, kaba, uyumsuz olan
-
[isim, müzik]
Türk müziğinde bir usul
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ağır
- NAKİL
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳl
-
[isim]
Bir yerden alıp başka bir yere iletme
-
Bakınız göç
- "İşte, nakil masrafı da avucumda, diyerek otuz lirayı saydı."
-
Bir şeyi anlatma, söyleme, hikâye etme
-
Devlet kurumlarında bir görev yerinden başka bir görev yerine gönderilme
-
Yazı veya resmin aynısını başka bir şeyin üzerine yapma, kopya etme
-
Başka dilden bir eseri kendi diline çevirme, tercüme etme
-
[isim]
Bir yerden alıp başka bir yere iletme
- AKİLE
-
Kelime Kökeni: Arapça ākile
-
[eskimiş]
Akıllı olan (kadın)
- "O vakit bir kadın için en büyük medih, ‘fazıla’, ‘edibe’, ‘şaire’, ‘akile’ idi."
-
[eskimiş]
Akıllı olan (kadın)
- AKİL
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāḳil
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız akıllı
- "Ne akilem ne divane / Gel gör beni aşk n'eyledi"
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız akıllı