İçinde ak olan 6 harfli 464 kelime var. İçerisinde AK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ak olan kelimeler listesine ya da Sonu ak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAŞMAK

  1. [isim] Ayakkabı

HOPLAK
...
KAKLIK

  1. [isim] Kaya ve ağaç oyuklarında su birikintisi

NAKİSA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eksiklik, kusur

DOĞMAK

  1. [nsz] Dünyaya gelmek
    • "Doğduğuma pişman olacak kadar sıkıntı çektim." (Halide Edip Adıvar)
  2. Güneş, ay, yıldız ufuktan yükselerek görünmek
    • "Bir sabah güneş doğarken kafile yola çıktı." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [-e] Düşünce, hayal vb. zihinde birdenbire oluşmak
  4. Ortaya çıkmak, sonucu olmak
    • "Nezaket denen şey, kadının hanımlaşması ile beraber doğdu." (Falih Rıfkı Atay)

AÇACAK

  1. [isim] Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç
    • "Kutu açacağı."
  2. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç
  3. Anahtar

ASACAK
...
ÇAVMAK

  1. [-e] Güneş doğmak
  2. Dağılıp yayılmak, saçılmak
  3. Sapmak, yol değiştirmek, amaçtan şaşmak

KOŞMAK

  1. [nsz] Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek
    • "Biriyle kavga ederken kızışacak olursa hızlı koşmak için pabuçlarını eline alan sokak çocukları gibi..." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bir yere ivedilikle gitmek
    • "Pencerede dolaşan gölgelerden bir şeyler sezmeye çalışarak koşuyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak
    • "Yok, yok, dedi, akşamdan beri ben koştum, biraz da onlar yorulsunlar." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Koşuya çıkmak
    • "Doru at bugün koşmayacak."
  5. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek
    • "İki yıldır bu işin peşinden koşuyorum."

ÖNAYAK

  1. [sıfat] Bir işte öncü, işi yürüten (kimse)
    • "Bu işte de önayak olmuş ve neler becermiş." (Reşat Nuri Güntekin)

TAKTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Türlü savaş araçlarını belli bir sonuca ulaşmak amacıyla etkili biçimde birleştirerek ve kullanarak kara, deniz veya hava savaşını yönetme sanatı
    • "Artık yapacak işleri kalmamış da afyon kaçakçılarına, karaborsa gangsterlerine taktik vermeye kalkmışlar." (Halide Edip Adıvar)
  2. İstenen sonuca ulaşmak amacıyla izlenen yol ve kullanılan yöntemlerin tümü
    • "Hayatında ilk ve son defa başvurduğu taktik de bu oldu." (Tarık Buğra)

MAKSAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İstenilen şey, amaç, gaye, erek
    • "Bugün oraya gitmeden evvel, Maarif idaresine uğradım. Maksadım evrakı geriye almaktı." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Hiçbir maksat gütmeyerek yaptığım bu ufak tefek hizmetler boşa gitti." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "İmzanın arkasına saklanan adam dost, düşman her kim olursa olsun maksat hasıl olmuştu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

OYSAKİ

  1. [bağlaç] Oysa, hâlbuki
    • "Oysaki daha önce onunla tanışmayı çok istemiştim." (Necati Cumalı)

YIKMAK

  1. [-i] Kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek
    • "Yangın yarım saatin içinde her yeri sardı, uğruna gelen ne varsa yaktı, yıktı." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İnsan, hayvan veya ağaç devirmek
  3. Bir yana eğmek
  4. [-i] Birine yüklemek
    • "Suçu bana yıktı."
  5. Yük indirmek
  6. (-i, -e) mec. Herhangi bir suç, iş vb.ni birine yüklemek
  7. Yıkımına yol açmak, mahvına sebep olmak
    • "Bu acı onu yıkar."

ÇÖLYAK
...
KAVRAK

  1. [isim] Ateş yakmak için kullanılan kuru yaprak, ince dal

LAAKAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] En azından, hiç olmazsa
    • "Büyük hanın altında sıra kahveler vardır ya; her birinde laakal iki, üç dava vekiline tesadüf edilir." (Reşat Nuri Güntekin)

YAYMAK

  1. [-i] Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek
    • "Kardeşleri çardağın içine, dışına yatakları yayıyorlardı." (Necati Cumalı)
  2. Birçok kimseye duyurmak
    • "Kıran Bey, çetesinin şöhretini her tarafa yaydı." (Refik Halit Karay)
  3. Çevreye dağılmasına sebep olmak
    • "Sıtmayı çevreye yayan sivrisineklerdir."
  4. [-i] Sınırı genişletmek
    • "Tozu yaymak. Lekeyi yaymak."
  5. [-i] Koyun, inek vb.ni otlatmak
  6. [-i] Dağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak

DAKSİL
...
APIŞAK

  1. [sıfat] Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü