İçinde ak olan 6 harfli 464 kelime var. İçerisinde AK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ak olan kelimeler listesine ya da Sonu ak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKAĞAÇ

  1. [isim] Gürgengillerin kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia)

KAKIMA

  1. [isim] Kakımak işi

MABLAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hamur, merhem, boya vb. şeyleri ezip karıştırarak yoğurmak için kullanılan ve bir ucu ele alınacak biçimde saplı, öbür ucu yassı olan alet
  2. Aşure kazanlarını karıştırmakta kullanılan, uzun saplı ve yayvan uçlu tahta kepçe

ÇÖLYAK
...
NAFAKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Geçinmek için gerekli olan şeylerin bütünü, geçimlik
  2. Birinin geçindirmekle yükümlü bulunduğu kimselere, mahkeme kararıyla bağlanan aylık

ÇAĞNAK

  1. [isim] Amniyon sıvısı

KAKLIK

  1. [isim] Kaya ve ağaç oyuklarında su birikintisi

ÇAPMAK

  1. [-i] Koşturmak
    • "Atını çaparak gitti."
  2. [nsz] Akın etmek, koşmak
    • "Yağı basar, uğru çapar, tek başıma barınamam, ölürüm." (Memduh Şevket Esendal)

KOLÇAK

  1. [isim] Yalnız başparmağı ayrı, diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven
  2. Koltuk veya iskemlenin kol konacak parçası
    • "Pencerenin karşısında, kolçaklarından biri kopuk, sallanan iskemleye oturmuş, iki eliyle sağlam kolçağa sıkı sıkı sarılmıştı." (Ayla Kutlu)
  3. Ceket veya gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk
  4. Kola geçirilen işaretli bağ, pazubent
    • "Kızılay kolçağı."
  5. Zırhın kola geçirilen parçası

SOLMAK

  1. [nsz] Rengini yitirmek, rengi uçmak
    • "Sen, yüzü beyaz güller gibi solan / Adın ve senin?" (Turan Oflazoğlu)
  2. Tazeliğini, diriliğini veya parlaklığını yitirmek
    • "Kuşlar ağlıyor, çiçekler soluyor, yapraklar dökülüyor, ufuklar kararıyordu." (Ömer Seyfettin)

KAKMAK

  1. [-i] İtmek, vurmak
  2. [nsz] Kakma yapmak
  3. Vurarak dar bir yere sokmak

SAVSAK

  1. [sıfat] İhmalkâr

IRAMAK

  1. [nsz] Uzaklaşmak, uzamak, ara açılmak
    • "Gide gide ben yolumdan ıradım / Iradım da dost köyüne uğradım." (Halk türküsü)

KARSAK

  1. [isim] Köpekgillerden, soluk kahverengi, karnı beyaz tüylü, kısa kulaklı, postundan kürk yapılan bir memeli türü (Vulpes corsac)

KISRAK

  1. [isim] Dişi at
    • "Kurt görmüş bir kısrak heyecanıyla haykıra haykıra kaçtı." (Ömer Seyfettin)

LAKTAZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi

MISDAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ölçüt

NAKİSA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eksiklik, kusur

TAKSİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Parçalara bölme, bölüştürme
    • "Bu antlaşmalar, Osmanlı Devleti'nin taksimini öngörüyordu." (Atilla İlhan)
  2. Bölme
  3. Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının içinden geldiği biçimde yaptığı müzik
    • "Davullar çalarken, kemanlar taksim yapıyor, kanunlar derin bir ezgi ile titreşirken bando coşuyor." (Aka Gündüz)

YIĞMAK

  1. [-i] Bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak
  2. [-i] Biriktirmek
    • "Herkes kışlık kömürünü yığdı."
  3. Toplamak, bir araya getirmek
    • "Bu yaşlıları kapının arkasına yığdılar." (Ömer Seyfettin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü