İçinde ahir olan 26 kelime var. İçerisinde AHİR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ahir olan kelimeler listesine ya da sonu ahir ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
CEMAZİYELAHİR
CEVAHİRCİLİK, TAHİRBUSELİK
REBİYÜLAHİR, TAHTELBAHİR
AHİRETLİK, CEVAHİRCİ
MAHİRANE, MAHİRLİK
CEVAHİR, MEFAHİR, MÜZAHİR, ZAHİRDE, ZAHİREN, ZEVAHİR
AHİREN, AHİRET, KAHİRE, ZAHİRE, ZAHİRİ
BAHİR, KAHİR, MAHİR, TAHİR, ZAHİR
AHİR
Ahir Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AHİR
3 Harfli Kelimeler
AHİ, ARİ, HAR
2 Harfli Kelimeler
AH, AR, HA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CEMAZİYELAHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça cemāẕī + āḫir
-
[isim, eskimiş]
Ay takviminin altıncı ayı; küçük tövbe ayı
-
[isim, eskimiş]
Ay takviminin altıncı ayı; küçük tövbe ayı
- TAHİRBUSELİK
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭāhir + Farsça bū-selīk
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
- CEVAHİRCİLİK
-
-
[isim]
Bakınız kuyumculuk
- "Fakat cevahircilik gibi mühim bir ticaretim varsa hanımefendiye kadar takdim olunabilirmişim!"
-
[isim]
Bakınız kuyumculuk
- REBİYÜLAHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça rebīʿ + āḫir
-
[isim, eskimiş]
Ay takviminin dördüncü ayı; küçük mevlit ayı
-
[isim, eskimiş]
Ay takviminin dördüncü ayı; küçük mevlit ayı
- TAHTELBAHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥt + baḥr
-
[isim, eskimiş, askerlik]
Bakınız denizaltı
- "İnsanlar kuşları taklit etmişler, tayyareyi yapmışlar. Balıkları taklit etmişler, tahtelbahirleri yapmışlar."
-
[isim, eskimiş, askerlik]
Bakınız denizaltı
- AHİRETLİK
-
-
[sıfat]
Ahirete ilişkin, ahiret için
-
[sıfat]
Ahirete ilişkin, ahiret için
- CEVAHİRCİ
-
-
[isim]
Bakınız kuyumcu
- "... tıpkı usta cevahircilerin eski ve kıymetli kadın saatlerinin mineli kapaklarında tespit ettikleri iç içe katmerleşen, koyulaşan canlı ve ağdalı morlar ve yeşillerdir."
-
[isim]
Bakınız kuyumcu
- MAHİRANE
-
Kelime Kökeni: Arapça māhir + Farsça -āne
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız becerikli
- "Herhâlde gayet gizli ve mahirane bir tahkikata ihtiyaç vardı."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız becerikli
- MAHİRLİK
-
-
[isim]
Mahir olma durumu
-
[isim]
Mahir olma durumu
- ZEVAHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça ẓevāhir
-
[isim]
Bakınız görünüm
-
[isim]
Bakınız görünüm
- MÜZAHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça muẓāhir
-
[sıfat, eskimiş]
Yardımcı, destekleyici, arkalayan, arka çıkan
-
[sıfat, eskimiş]
Yardımcı, destekleyici, arkalayan, arka çıkan
- ZAHİREN
-
Kelime Kökeni: Arapça ẓāhiren
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız görünüşte
- "Zahiren ufak, ehemmiyetsiz, değersiz bir sebepten dolayı iki sevgili arasında bir nazlaşma kavgası."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız görünüşte
- CEVAHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça cevāhir
-
[isim]
Elmas, yakut vb. değerli taşlar; mücevher
- "Bunların bazısının cevahirle süslenmiş mineli kapakları bulunur."
-
[isim]
Elmas, yakut vb. değerli taşlar; mücevher
- ZAHİRDE
-
-
[zarf]
Bakınız görünüşte
- "Zahirde rezaletin devam etmesine mâni olmak istiyordu."
-
[zarf]
Bakınız görünüşte
- MEFAHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça mefāḫir
-
[isim, eskimiş]
Övünülecek şeyler, övünceler
- "Mazinin mefahirini yaşatmak, bir millete yapılacak en büyük hizmet."
-
[isim, eskimiş]
Övünülecek şeyler, övünceler
- ZAHİRE
-
Kelime Kökeni: Arapça ẕaḫīre
-
[isim]
Gerektiğinde kullanılmak için saklanan tahıl; aşlık
- "Zihnini, cerre çıktığı vakit toplayacağı paradan, biriktireceği zahireden başka hiçbir fikir işgal edemezdi."
-
[isim]
Gerektiğinde kullanılmak için saklanan tahıl; aşlık
- KAHİRE
-
-
[isim]
Mısır'ın başkenti
-
[isim]
Mısır'ın başkenti
- AHİREN
-
Kelime Kökeni: Arapça āḫiren
-
[zarf, eskimiş]
Son zamanlarda, son günlerde
-
Son olarak
-
[zarf, eskimiş]
Son zamanlarda, son günlerde
- AHİRET
-
Kelime Kökeni: Arapça āḫiret
-
[isim, din bilimi]
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer; öbür dünya, öteki dünya, ahret
- "Dünyada olmasa bile ahirette mükâfatını görürsün!"
-
[isim, din bilimi]
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer; öbür dünya, öteki dünya, ahret
- ZAHİRİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ẓāhirī
-
[sıfat]
Görünen, görünürdeki
- "Harplerin daima hakiki bir sebebi vardır, bir de zahirî sebebi vardır."
-
[mecaz]
Bakınız yapmacık
-
[sıfat]
Görünen, görünürdeki