İçinde aban olan 7 harfli 12 kelime var. İçerisinde ABAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aban olan kelimeler listesine ya da sonu aban ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Aban Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A A B N
4 Harfli Kelimeler
BANA
3 Harfli Kelimeler
ABA, ANA, BAN
2 Harfli Kelimeler
AB, AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ABANİLİ
-
-
[sıfat]
Abanisi olan
-
Abani kumaştan yapılmış giysisi bulunan
- "Ne bir sarıklı ne bir cübbeli ne bir abanili adam görülüyordu."
-
[sıfat]
Abanisi olan
- YABANCI
-
-
[sıfat]
Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse); bigâne, ecnebi
- "Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok."
-
Başka bir milletle ilgili olan
- "Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve âdetlerine riayet etmemiştir."
-
Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey); el (II), namahrem
- "Ben, yabancı bir adam, neme lazım, hiç sesimi çıkarmadım."
-
Tanınmayan, bilinmeyen; yad, yadırgı
- "Yabancı müşteri giremezdi kapısından. Gelenler hep edebiyat adamlarıydı."
-
Aynı türden, aynı çeşitten olmayan
- "Yağın içinde yabancı maddeler var."
-
Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan
- "Bu uygulamanın yabancısıyım."
-
Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan
- "Yabancı arabalar buraya park edemez."
-
[sıfat]
Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse); bigâne, ecnebi
- TABANCA
-
-
[isim]
Kısa, hafif, cepte veya belde taşınan ateşli silah
- "Biraz eğildikleri zaman cübbelerinin arkasında tabanca kabzalarının kabartısı görülür."
-
Boyacılıkta kullanılan, basınçlı hava yardımıyla boya püskürtmeye yarayan araç
-
[isim]
Kısa, hafif, cepte veya belde taşınan ateşli silah
- MBABANA
-
-
[isim]
Esvatini'nin (Svaziland) başkenti Mbabane
-
[isim]
Esvatini'nin (Svaziland) başkenti Mbabane
- DARABAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḍarabān
-
[isim, eskimiş]
Kalp vuruşu, kalp atışı
-
[isim, eskimiş]
Kalp vuruşu, kalp atışı
- HIYABAN
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫiyābān
-
[isim, eskimiş]
İki tarafı düzgün ağaçlı yol veya bulvar
- "Sustu bülbüller hıyaban uykuda / Esme ey bad esme canan uykuda"
-
[isim, eskimiş]
İki tarafı düzgün ağaçlı yol veya bulvar
- TABANLI
-
-
[sıfat]
Tabanı olan
-
[sıfat]
Tabanı olan
- YABANSI
-
-
[sıfat]
Bakınız acayip
- "Kaçmış uykum yabansı ormanlardan / Dağlar mağaralarla ovalara kaçmış"
-
[mecaz]
Abartılı, görülmemiş, duyulmamış; yabanıl
- "Kalabalıklaşan şehirlerde yapılarla elde edilebilen yabansı rantlar, insanları çileden çıkarıyor."
-
[sıfat]
Bakınız acayip
- YABANIL
-
-
[sıfat]
İlkel yaşayan (kimse)
-
Bakınız yabansı
- "Benim hâlâ yollarda olmaktan böyle yabanıl ve marazi zevk alışımın nedenlerini artık didiklemeden keyfini sürüyordum."
-
İnsandan ve toplum yaşayışından kaçan, insanlarla ilişkisini kesen
- "Babası daha neşeli, daha espriliydi. Bunun gibi yabanıl değildi. Sonra haksızlık ettiğini düşündü, adamın nasıl biri olduğunu bilmiyordu."
-
[bitki bilimi]
Bakınız yabani (bitki)
- "Silme yabanıl olanları aşılattı, boş yerlere yenilerini diktirdi."
-
[hayvan bilimi]
Bakınız yabani (hayvan)
-
[sıfat]
İlkel yaşayan (kimse)
- BEYABAN
-
Kelime Kökeni: Farsça beyābān
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çöl
- "Uçsuz, bucaksız beyaban insana âdeta dinî bir vect içinde hiçliğini hissettiriyor."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çöl
- ABANMAK
-
-
[-e]
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak
- "Efendi, sen de ne üstüme abanıyorsun?"
-
Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak
- "Baba, 'ya Allah' nidası ile yerinden zorla, oğluna abanarak kalktı."
-
[argo]
Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak
-
[argo]
Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak
- "İki herif zavallıya abanıyorlar."
-
[spor]
Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak
-
[spor]
Futbolda topa olanca gücüyle vurmak
- "Bir çalım atarak, onu ters tarafa yatırarak olanca hızıyla topa abandı ve bir gol daha attı."
-
[-e]
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak
- BALABAN
-
-
[sıfat, ağızlardan]
İri, büyük olan
-
Şişman, gürbüz iri cüsseli (kimse, çocuk)
-
[isim, hayvan bilimi]
Atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus)
- "Yavru balaban bakışlı."
-
[isim]
Büyük davul tokmağı
-
[isim]
Sokakta gezdirilerek oynatılan ayı
-
[sıfat, ağızlardan]
İri, büyük olan