İçinde aban olan 7 harfli 12 kelime var. İçerisinde ABAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aban olan kelimeler listesine ya da sonu aban ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Aban Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A B N

4 Harfli Kelimeler

BANA

3 Harfli Kelimeler

ABA, ANA, BAN

2 Harfli Kelimeler

AB, AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ABANİLİ

  1. [sıfat] Abanisi olan
  2. Abani kumaştan yapılmış giysisi bulunan
    • "Ne bir sarıklı ne bir cübbeli ne bir abanili adam görülüyordu." (Ömer Seyfettin)
YABANCI

  1. [sıfat] Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse); bigâne, ecnebi
    • "Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Başka bir milletle ilgili olan
    • "Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve âdetlerine riayet etmemiştir." (Atatürk)
  3. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey); el (II), namahrem
    • "Ben, yabancı bir adam, neme lazım, hiç sesimi çıkarmadım." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Tanınmayan, bilinmeyen; yad, yadırgı
    • "Yabancı müşteri giremezdi kapısından. Gelenler hep edebiyat adamlarıydı." (Yusuf Ziya Ortaç)
  5. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan
    • "Yağın içinde yabancı maddeler var."
  6. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan
    • "Bu uygulamanın yabancısıyım."
  7. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan
    • "Yabancı arabalar buraya park edemez."
TABANCA

  1. [isim] Kısa, hafif, cepte veya belde taşınan ateşli silah
    • "Biraz eğildikleri zaman cübbelerinin arkasında tabanca kabzalarının kabartısı görülür." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Boyacılıkta kullanılan, basınçlı hava yardımıyla boya püskürtmeye yarayan araç
MBABANA

  1. [isim] Esvatini'nin (Svaziland) başkenti Mbabane
DARABAN

Kelime Kökeni: Arapça ḍarabān

  1. [isim, eskimiş] Kalp vuruşu, kalp atışı
HIYABAN

Kelime Kökeni: Farsça ḫiyābān

  1. [isim, eskimiş] İki tarafı düzgün ağaçlı yol veya bulvar
    • "Sustu bülbüller hıyaban uykuda / Esme ey bad esme canan uykuda" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
TABANLI

  1. [sıfat] Tabanı olan
YABANSI

  1. [sıfat] Bakınız acayip
    • "Kaçmış uykum yabansı ormanlardan / Dağlar mağaralarla ovalara kaçmış" (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
  2. [mecaz] Abartılı, görülmemiş, duyulmamış; yabanıl
    • "Kalabalıklaşan şehirlerde yapılarla elde edilebilen yabansı rantlar, insanları çileden çıkarıyor." (Aydın Boysan)
YABANIL

  1. [sıfat] İlkel yaşayan (kimse)
  2. Bakınız yabansı
    • "Benim hâlâ yollarda olmaktan böyle yabanıl ve marazi zevk alışımın nedenlerini artık didiklemeden keyfini sürüyordum." (Buket Uzuner)
  3. İnsandan ve toplum yaşayışından kaçan, insanlarla ilişkisini kesen
    • "Babası daha neşeli, daha espriliydi. Bunun gibi yabanıl değildi. Sonra haksızlık ettiğini düşündü, adamın nasıl biri olduğunu bilmiyordu." (Ahmet Ümit)
  4. [bitki bilimi] Bakınız yabani (bitki)
    • "Silme yabanıl olanları aşılattı, boş yerlere yenilerini diktirdi." (Fakir Baykurt)
  5. [hayvan bilimi] Bakınız yabani (hayvan)
BEYABAN

Kelime Kökeni: Farsça beyābān

  1. [isim, eskimiş] Bakınız çöl
    • "Uçsuz, bucaksız beyaban insana âdeta dinî bir vect içinde hiçliğini hissettiriyor." (Halide Edip Adıvar)
ABANMAK

  1. [-e] Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak
    • "Efendi, sen de ne üstüme abanıyorsun?" (Burhan Felek)
  2. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak
    • "Baba, 'ya Allah' nidası ile yerinden zorla, oğluna abanarak kalktı." (Refik Halit Karay)
  3. [argo] Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak
  4. [argo] Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak
    • "İki herif zavallıya abanıyorlar." (Ahmet Rasim)
  5. [spor] Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak
  6. [spor] Futbolda topa olanca gücüyle vurmak
    • "Bir çalım atarak, onu ters tarafa yatırarak olanca hızıyla topa abandı ve bir gol daha attı." (Ülker Kurtcan)
BALABAN

  1. [sıfat, ağızlardan] İri, büyük olan
  2. Şişman, gürbüz iri cüsseli (kimse, çocuk)
  3. [isim, hayvan bilimi] Atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus)
    • "Yavru balaban bakışlı." (Karacaoğlan)
  4. [isim] Büyük davul tokmağı
  5. [isim] Sokakta gezdirilerek oynatılan ayı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü