Başında aban olan 24 kelime var. Aban ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde aban olan kelimeler listesine ya da sonu aban ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında aban bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

ABANOZLAŞIVERME, ABANOZLAŞTIRMAK

14 Harfli Kelimeler

ABANDIRABİLMEK, ABANDIRIVERMEK, ABANOZLAŞTIRMA

13 Harfli Kelimeler

ABANDIRABİLME, ABANDIRIVERME

12 Harfli Kelimeler

ABANOZGİLLER, ABANOZLAŞMAK

11 Harfli Kelimeler

ABANABİLMEK, ABANIVERMEK, ABANOZLAŞMA

10 Harfli Kelimeler

ABANABİLME, ABANDIRMAK, ABANIVERME

9 Harfli Kelimeler

ABANDIRMA

8 Harfli Kelimeler

ABANDONE

7 Harfli Kelimeler

ABANİLİ, ABANMAK

6 Harfli Kelimeler

ABANIŞ, ABANMA, ABANOZ

5 Harfli Kelimeler

ABANA, ABANİ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Aban Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A B N

4 Harfli Kelimeler

BANA

3 Harfli Kelimeler

ABA, ANA, BAN

2 Harfli Kelimeler

AB, AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ABANOZLAŞTIRMAK

  1. [-i] Abanoz gibi olmasını sağlamak
ABANOZLAŞIVERME

  1. [isim] Abanozlaşıvermek durumu
ABANDIRABİLMEK

  1. [-e, -i] Abandırmaya gücü yetmek
ABANOZLAŞTIRMA

  1. [isim] Abanozlaştırmak işi
ABANDIRIVERMEK

  1. [-e, -i] Çabucak abanmasını sağlamak
ABANDIRABİLME

  1. [isim] Abandırabilmek işi
ABANDIRIVERME

  1. [isim] Abandırıvermek işi
ABANOZLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak
  2. [mecaz] Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek
    • "Doğramalık keresteyi, yıktığımız eski ambarların abanozlaşmış kalaslarından sağladık." (Süleyman Edip Balkır)
ABANOZGİLLER

  1. [isim, bitki bilimi] İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası
ABANABİLMEK

  1. [-e] Abanma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Sana, yeni eserimde, takat getirilmez şekilde abanabilir miyim?" (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Abanmaya gücü yetmek
ABANOZLAŞMA

  1. [isim] Abanozlaşmak durumu
ABANIVERMEK

  1. [-e] Ansızın, çabucak abanmak
    • "Zifirî bir karanlık, kırık dökük, yoksul yapılara abanıverdi." (Nadir Gezer)
ABANABİLME

  1. [isim] Abanabilmek işi
ABANDIRMAK

  1. [-e, -i] Bir kimsenin veya bir şeyin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak
    • "Tuna’yı andırırcasına genişleyerek uzaktan baca dumanlarının buğuları altında hülyalı bir tablo gibi görünen büyükçe bir şehri kıyısına abandırmış güzelim Ren." (İsmail Habib Sevük)
  2. Bir hayvanı yere çöktürmek
ABANIVERME

  1. [isim] Abanıvermek işi
ABANDIRMA

  1. [isim] Abandırmak işi
ABANDONE

Kelime Kökeni: Fransızca abandonné

  1. [isim, denizcilik] Geminin suya gömülmesi
  2. [spor] Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması
  3. [spor] Otomobil yarışı vb. spor dallarında herhangi bir sebeple yarış dışı kalma
  4. [mecaz] Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme, ne yapacağını bilememe
ABANİLİ

  1. [sıfat] Abanisi olan
  2. Abani kumaştan yapılmış giysisi bulunan
    • "Ne bir sarıklı ne bir cübbeli ne bir abanili adam görülüyordu." (Ömer Seyfettin)
ABANMAK

  1. [-e] Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak
    • "Efendi, sen de ne üstüme abanıyorsun?" (Burhan Felek)
  2. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak
    • "Baba, 'ya Allah' nidası ile yerinden zorla, oğluna abanarak kalktı." (Refik Halit Karay)
  3. [argo] Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak
  4. [argo] Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak
    • "İki herif zavallıya abanıyorlar." (Ahmet Rasim)
  5. [spor] Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak
  6. [spor] Futbolda topa olanca gücüyle vurmak
    • "Bir çalım atarak, onu ters tarafa yatırarak olanca hızıyla topa abandı ve bir gol daha attı." (Ülker Kurtcan)
ABANOZ

Kelime Kökeni: Farsça ābnūs

  1. [isim, bitki bilimi] Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı (Diospyros ebenum)
  2. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası
  3. [sıfat] Bu tahtadan yapılmış
    • "Tunç işlemeli küçücük bir abanoz masa üzerinde açık bırakılmış bir kitap gördü." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  4. [mecaz] Koyu, parlak siyah
  5. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Bu bıyıklar abanoz olmayıp fildişi gibi beyaz olsa yine varır mıydın?" (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü