İçinde aban olan 5 harfli 7 kelime var. İçerisinde ABAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aban olan kelimeler listesine ya da sonu aban ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Aban Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A A B N
4 Harfli Kelimeler
BANA
3 Harfli Kelimeler
ABA, ANA, BAN
2 Harfli Kelimeler
AB, AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞABAN
-
Kelime Kökeni: Arapça şaʿbān
-
[isim]
Ay takviminin sekizinci ayı, üç ayların ikincisi
-
[isim]
Ay takviminin sekizinci ayı, üç ayların ikincisi
- ABANA
-
-
[isim]
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
- ABANİ
-
-
[isim]
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş
- "Kıyafet inkılabından sonra abaniler tamamıyla tarihe karışmış fakat millî kılıklarda kefiye ve şallar eskisi gibi muhafaza edilmiştir."
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış
- "Yalnız sarı cübbeli, abani sarıklı, peykede bağdaş kurmuş bir cüce vardı ki onu tanımadı."
-
[isim]
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş
- SABAN
-
-
[isim]
Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı
- "Bak çorak tarlasında sabanına dayanmış / Geniş alnı güneşle, bağrı ateşle yanmış"
-
[isim]
Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı
- KABAN
-
Kelime Kökeni: Ermenice
-
[isim, ağızlardan]
Dik yokuş
-
Bakınız tepe
- "Seher vakti keklik çıkar kabana / Sallandıkça püskül değer tabana"
-
[isim, ağızlardan]
Dik yokuş
- TABAN
-
-
[isim]
Ayağın alt yüzü; aya
-
Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü; zemin, tavan karşıtı
-
Ayakkabının alt bölümü
-
Bakınız kaide
-
Bir şeyin en alt bölümü; dip
-
Değerlendirmede en alt derece
-
Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle
- "Partinin tabanının istekleri doğrultusunda..."
-
Bakınız temel
-
[coğrafya]
Denizin, gölün veya akarsuyun zemini
-
[denizcilik]
Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü
-
[matematik]
Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi
- "Piramidin tabanı. Üçgenin tabanı."
-
[matematik]
Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır
-
[dil bilimi]
Çekim eki almamış kelime kök veya gövdesi: göz, al-mak; burun, gözlükçü, kavur-mak vb
-
[ağızlardan]
Tarlanın düz ve verimli kesimi
-
[eskimiş]
Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir
-
[isim]
Ayağın alt yüzü; aya
- YABAN
-
Kelime Kökeni: Farsça yābān
-
[isim]
İnsan yaşamayan ıssız yer
-
Vahşi olan, evcil olmayan canlı
- "Yaban keçisi. Yaban kedisi."
-
Kendi kendine yetişen bitki
- "Yaban sarımsağı."
-
Aile ocağından uzak olan yer
- "Az değildir varmadan senin gibi yurduna / Post verenler yabanın hayduduna, kurduna"
-
[sıfat]
Bakınız ıssız
- "Yalnız, yaban ormanda yaşayan yerliler bu zehrin ilacını bilirler."
-
[ağızlardan]
Yerli halktan olmayan kimse
- "Yerliler bize yaban derler ve aramıza katılmazlardı."
-
[isim]
İnsan yaşamayan ıssız yer