İçinde a olan 4 harfli 1089 kelime var. İçerisinde A harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında a harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu a harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AGUŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kucak
    • "Seniha'ya sarıldı, aguşuna alıp onu tekrar şımarttı." (Ercüment Ekrem Talu)

AJUR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Delikli örgü, gözenek

ALIN

  1. [isim] Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü
    • "Bütün savaşlardan alnının akıyla çıkmış bir denizci. Hiç yenik düşmemiş." (Zeyyat Selimoğlu)
    • "Alnımın ne kara yazısı varmış." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Bazı şeylerin önü, ön yüzü
  3. Karşı
    • "Güneşin alnında durma."
  4. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi

BORA

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Genellikle arkasından yağmur getiren sert rüzgâr
    • "Müthiş bir bora atlatmışlardı." (Sait Faik Abasıyanık)

İCAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kira
    • "Tek hanemi sizin gibi asil bir aileye icara vereyim." (Peyami Safa)

BAKS

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Gemiye hayvan yüklerken kullanılan sandık

HAİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hıyanet eden (kimse), hayın
    • "Bu anlayışsızlığa ve bu vatan hainlerine vahvahlanır, acır gibiydiler." (Tarık Buğra)
  2. Zarar vermekten, üzmekten veya kötülük yapmaktan hoşlanan (kimse)
    • "Siz galip olduğunuz için cesur ve hain görünüyorsunuz." (Aka Gündüz)
  3. Kötü niyeti olan
  4. [ünlem] Sitemli bir seslenme sözü
    • "Hain! Biz seninle böyle mi konuşmuştuk?"

NAİF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kendi kendisini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı
  2. [sıfat] Saf, deneyimsiz

NOTA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Bir müzik sesini belirtmeye yarayan işaret
    • "Saz sesleri bazen aynı notaları, ruhumuza mıhlanmak istenen bir altın çiviye vurulan darbeler gibi tekrar ederdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Bir devletin başka bir devlete politik sorunlarla ilgili olarak yolladığı uyarı yazısı, muhtıra
    • "Bu notaya verdiğim kısa bir cevapta, Mudanya Konferansını kabul ettiğimi bildirdim." (Atatürk)

PAZI

  1. [isim] Ispanakgillerden yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki, yaban pancarı, yabani ıspanak (Beta vulgaris varcicla)

YOMA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Sabit manevralarda ve gemileri bağlamada kullanılan, üç veya dört kollu halat
  2. Birçok ipin örülmesiyle oluşturulan, balıkçılıkta kullanılan halat

ACİP
...
KITA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara
    • "Avrupa kıtası."
  2. Askerlerin bir komutanın emrinde bir araya gelmesinden oluşan birlik
    • "Trakya'da, Anadolu'dan gelecek yeni kıtalara intizar edilmektedir." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Dörtlük
    • "Abdülkadir Efendi'nin yazdığı tarih kıtasını aynen buraya geçirmekte bir fayda yok." (Burhan Felek)
  4. Parça, tane
    • "İki kıta mektup."

ŞAKİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Haydut, eşkıya

SILA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşma
    • "Ara sıra memlekete, sılaya gitmek lazım." (Refik Halit Karay)
  2. Gurbetteki bir kimse için doğup büyüdüğü ve özlediği yer
    • "Bakarım bakarım sılam görünmez / Ara yerde yıkılası dağlar var." (Karacaoğlan)

TAYA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Dadı

BAĞA

  1. [isim] Kaplumbağa
  2. Deniz kaplumbağasının kabuğu
  3. Kaplumbağa kabuğu
  4. Ur
  5. [sıfat] Kaplumbağa kabuğundan yapılmış veya bu kabuğu andırır biçimde olan
    • "Bağa gözlük."

BARK

  1. [isim] "Ev, mülk, aile, çoluk çocuk" anlamlarındaki ev bark birleşik sözünde geçen bir söz

BATİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yavaş, ağır

ÇAKI

  1. [isim] Açılıp kapanan bir veya birkaç ağızlı küçük cep bıçağı
    • "İki çocuk tahta saplı bir çakı ile kollarını çizdiler." (Ömer Seyfettin)
    • "Övünmek saymazsanız, çakı gibi topçu subayı oluyordum." (Refik Erduran)
  2. Denizçakısı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü