İçinde aş olan 6 harfli 124 kelime var. İçerisinde AŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aş olan kelimeler listesine ya da sonu aş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AŞIRMA
-
-
[isim]
Aşırmak işi; aşırtı
- "Hemen bir yolunu bulurlar yükü üstlerinden aşırmanın."
-
[mimarlık]
Yapı çatılarında uzun mertek; aşık
-
[sıfat]
Aşırılmış
- "Aşırma bir eser."
-
[ağızlardan]
Küçük kazan, kova, bakraç
-
[edebiyat]
Bakınız intihal
-
[hukuk]
Özellikle para çalma; aşırtı, ihtilas
-
[isim]
Aşırmak işi; aşırtı
- AŞKSIZ
-
-
[zarf]
Aşk olmadan, aşk olmaksızın
-
[zarf]
Aşk olmadan, aşk olmaksızın
- TEMAŞA
-
Kelime Kökeni: Farsça temāşā
-
[isim, eskimiş]
Hoşlanarak bakma, seyretme
- "Benden evvel çoluk çocuk bütün ev halkı hayvanı temaşaya çıkmışlar."
-
Seyredilecek görüntü, görülmeye değer şey
-
Gezme, seyir
-
Oyun, temsil, piyes, tiyatro; seyir
- "Bazı meddahlar da Karagöz oynatmış, şahbaz, hayalbaz veya hayalî isimleriyle yaşadıktan sonra temaşa hayatımızdan el etek çekmişlerdir."
-
[isim, eskimiş]
Hoşlanarak bakma, seyretme
- ONAŞMA
-
-
[isim]
Onaşmak durumu
-
[isim]
Onaşmak durumu
- ARAŞİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca arachide
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız yer fıstığı
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız yer fıstığı
- BAŞÇIL
-
-
[sıfat]
Başla ilgili, başa ait olan
-
Çocuk oyunlarında oyuna ilk başlayan ve oyunu yöneten
-
[sıfat]
Başla ilgili, başa ait olan
- YAVAŞA
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız burunduruk
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız burunduruk
- BAŞODA
-
-
[isim]
Geleneksel Türk evlerinde özellikle konukların ağırlandığı, özenli bir biçimde döşenmiş büyük oda
-
[isim]
Geleneksel Türk evlerinde özellikle konukların ağırlandığı, özenli bir biçimde döşenmiş büyük oda
- BAŞÇIK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık; haşefe
-
[isim, bitki bilimi]
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık; haşefe
- AŞIKLI
-
-
[sıfat]
Âşığı olan
-
Çok seven; düşkün
-
[sıfat]
Âşığı olan
- BULAŞI
-
-
[isim, tıp]
Bulaşıcı bir hastalığın taşıyıcılar yoluyla başka bir canlıya geçmesi; bulaşma, kontaminasyon
-
[isim, tıp]
Bulaşıcı bir hastalığın taşıyıcılar yoluyla başka bir canlıya geçmesi; bulaşma, kontaminasyon
- CANDAŞ
-
-
[isim]
Bakınız can dostu
- "Candaşlarıyla ağacın semaya el açmış dalları altına oturdular; ıtır, yasemin, şarabi toprak kokusu genizlerini yakıyordu."
-
[isim]
Bakınız can dostu
- MAŞERİ
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿşerī
-
[sıfat, eskimiş]
Topluluğa ait olan, toplumu ilgilendiren
-
[toplum bilimi]
Bakınız toplumsal
- "Mitingler, maşerî bir tepkinin varlığını ortaya çıkardı."
-
[sıfat, eskimiş]
Topluluğa ait olan, toplumu ilgilendiren
- AŞILMA
-
-
[isim]
Aşılmak durumu
- "Fakat asıl temennim onların daha yüksek düşünceler için aşılması gereken basamaklar olmasıdır."
-
[isim]
Aşılmak durumu
- TOPBAŞ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Anadolu'da özellikle Tokat yöresinde yetiştirilen açık renkli, orta boy yapraklı ve tatlı içimli bir tütün türü
-
[isim, bitki bilimi]
Anadolu'da özellikle Tokat yöresinde yetiştirilen açık renkli, orta boy yapraklı ve tatlı içimli bir tütün türü
- NEBBAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça nebbāş
-
[isim, eskimiş]
Bakınız mezar soyguncusu
-
[isim, eskimiş]
Bakınız mezar soyguncusu
- AŞKALE
-
-
[isim]
Erzurum iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Erzurum iline bağlı ilçelerden biri
- YANDAŞ
-
-
[isim]
Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse; yanlı, tarafçı, taraflı, taraftar
- "En hararetli İngiliz yandaşları, üzgün ve umutsuz."
-
[dil bilgisi]
Bir kelimede yan yana bulunan (ses)
-
[isim]
Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse; yanlı, tarafçı, taraflı, taraftar
- AŞİRET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaşīret
-
[isim]
Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk; oymak (II)
- "Bunlar aşiret reislerine hulus çakmışlar, hep alttan almışlar belki rüşvetlerini de yemişler ve onları şımartmışlardı."
-
[isim]
Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk; oymak (II)
- MAŞRIK
-
Kelime Kökeni: Arapça maşriḳ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız doğu
- "Mağripten maşrıka dünyanın ucu / Sarraf olan bilir altını, tuncu"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız doğu