İçinde DOLAY olan 9 kelime var. İçerisinde DOLAY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında DOLAY olan kelimeler listesine ya da Sonu DOLAY ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

DOLAYISIYLA, DOLAYSIZLIK

10 Harfli Kelimeler

DOLAYLILIK

9 Harfli Kelimeler

DOLAYLAMA, FIRDOLAYI

8 Harfli Kelimeler

DOLAYSIZ

7 Harfli Kelimeler

DOLAYLI

6 Harfli Kelimeler

DOLAYI

5 Harfli Kelimeler

DOLAY


Kelime bulma makinesi

A D L O Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

DOLAY

4 Harfli Kelimeler

AYOL, LODA, OLAY

3 Harfli Kelimeler

ALO, DAL, ODA, OYA, YAD, YAL, YOL

2 Harfli Kelimeler

AD, AL, AY, DO, LA, OD, OL, OY, YA, YO

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOLAYSIZLIK

  1. [isim] Dolaysız olma durumu
    • "Politik renkleri dolaylı biçimde yansıtmıyorum. Bir dolaylılık, dolaysızlık aranmamalı bence." (Selim İleri)

DOLAYISIYLA

  1. [zarf] Bağlı olarak, doğrudan doğruya olmayarak
    • "Dolayısıyla onun da ne düşündüğünü anlamış olduk."
  2. Nedeniyle
    • "Başka sebepler dolayısıyla aileye karşı koymuş bulunuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

DOLAYLILIK

  1. [isim] Dolaylı olma durumu
    • "Politik renkleri dolaylı biçimde yansıtmıyorum. Bir dolaylılık, dolaysızlık aranmamalı bence." (Selim İleri)

DOLAYLAMA

  1. [isim] Tek kelimeyle belirtilebilecek bir kavramı güçlü ve etkin bir anlatım için birden fazla kelimeyle anlatma: Atatürk yerine Büyük Kurtarıcı veya Ankara yerine Türkiye'nin kalbi demek gibi

FIRDOLAYI

  1. [zarf] Çepeçevre
    • "Tulumbanın yöresindeki taş sekinin dibine fırdolayı kadife çiçekleri dikilmişti." (Yahya Kemal)

DOLAYSIZ

  1. [sıfat] Doğrudan doğruya olan, vasıtasız, bilavasıta
    • "Yazarın bize dolaysız biçimde betimlediği başkişi nasıl bir erkek?" (Selim İleri)
  2. [zarf] Araya herhangi bir araç girmeden
    • "Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır." (Atilla İlhan)

DOLAYLI

  1. [sıfat] Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta

DOLAYI

  1. [sıfat] Çevrede, etrafta bulunan
    • "Atlar koşacak. Pehlivanlar güreşecek. Şehirden, dolayı köylerden çağrılanlar geliyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [zarf] Ötürü
    • "Daha dün bu sözümden dolayı okşuyorlardı." (Refik Halit Karay)

DOLAY

  1. [isim] Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, çevre, havali, etraf
    • "Yaratma heyecanı içinde yorulma denen şey onun dolayına uğramazdı." (Haldun Taner)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü