İçinde dolay olan 12 kelime var. İçerisinde DOLAY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dolay olan kelimeler listesine ya da sonu dolay ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DOLAYABİLMEK
DOLAYABİLME, DOLAYISIYLA, DOLAYSIZLIK
DOLAYLILIK
DOLAYLAMA, FIRDOLAYI
DOLAYSIZ
DOLAYIŞ, DOLAYLI
DOLAYI
DOLAY
Dolay Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
DOLAY
4 Harfli Kelimeler
AYOL, LODA, OLAY
3 Harfli Kelimeler
ALO, DAL, ODA, OYA, YAD, YAL, YOL
2 Harfli Kelimeler
AD, AL, AY, DO, LA, OD, OL, OY, YA, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOLAYABİLMEK
-
-
[-i]
Dolama ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Dolamaya gücü yetmek
-
[-i]
Dolama ihtimali veya imkânı bulunmak
- DOLAYISIYLA
-
-
[zarf]
Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak
- "Dolayısıyla onun da ne düşündüğünü anlamış olduk."
-
[edat]
Bakınız sebebiyle
- "Başka sebepler dolayısıyla aileye karşı koymuş bulunuyordu."
-
[zarf]
Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak
- DOLAYSIZLIK
-
-
[isim]
Dolaysız olma durumu
- "Politik renkleri dolaylı biçimde yansıtmıyorum. Bir dolaylılık, dolaysızlık aranmamalı bence."
-
[isim]
Dolaysız olma durumu
- DOLAYABİLME
-
-
[isim]
Dolayabilmek işi
-
[isim]
Dolayabilmek işi
- DOLAYLILIK
-
-
[isim]
Dolaylı olma durumu
- "Politik renkleri dolaylı biçimde yansıtmıyorum. Bir dolaylılık, dolaysızlık aranmamalı bence."
-
[isim]
Dolaylı olma durumu
- FIRDOLAYI
-
-
[zarf]
Bakınız çepeçevre
- "Tulumbanın yöresindeki taş sekinin dibine fırdolayı kadife çiçekleri dikilmişti."
-
[zarf]
Bakınız çepeçevre
- DOLAYLAMA
-
-
[isim, edebiyat]
Tek kelimeyle belirtilebilecek bir kavramı güçlü ve etkin bir anlatım için birden fazla kelimeyle anlatma: Atatürk yerine büyük kurtarıcı veya Ankara yerine Türkiye'nin kalbi demek gibi
-
[isim, edebiyat]
Tek kelimeyle belirtilebilecek bir kavramı güçlü ve etkin bir anlatım için birden fazla kelimeyle anlatma: Atatürk yerine büyük kurtarıcı veya Ankara yerine Türkiye'nin kalbi demek gibi
- DOLAYSIZ
-
-
[sıfat]
Doğrudan doğruya olan; vasıtasız, bilavasıta
- "Yazarın bize dolaysız biçimde betimlediği başkişi nasıl bir erkek?"
-
[zarf]
Araya herhangi bir araç girmeden
- "Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır."
-
[sıfat]
Doğrudan doğruya olan; vasıtasız, bilavasıta
- DOLAYIŞ
-
-
[isim]
Dolamak işi
-
[isim]
Dolamak işi
- DOLAYLI
-
-
[sıfat]
Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan; vasıtalı, bilvasıta, endirekt
-
[sıfat]
Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan; vasıtalı, bilvasıta, endirekt
- DOLAYI
-
-
[edat]
Bakınız ötürü
- "Ona böylesi kararlarından dolayı soru sorulmazdı."
-
[sıfat]
Çevrede, etrafta bulunan
- "Şehirden, dolayı köylerden çağrılanlar geliyorlar."
-
[edat]
Bakınız ötürü
- DOLAY
-
-
[isim]
Bir yeri saran başka yerlerin bütünü; civar
- "Yaratma heyecanı içinde yorulma denen şey onun dolayına uğramazdı."
-
[isim]
Bir yeri saran başka yerlerin bütünü; civar