İçinde dolay olan 12 kelime var. İçerisinde DOLAY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dolay olan kelimeler listesine ya da sonu dolay ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

DOLAYABİLMEK

11 Harfli Kelimeler

DOLAYABİLME, DOLAYISIYLA, DOLAYSIZLIK

10 Harfli Kelimeler

DOLAYLILIK

9 Harfli Kelimeler

DOLAYLAMA, FIRDOLAYI

8 Harfli Kelimeler

DOLAYSIZ

7 Harfli Kelimeler

DOLAYIŞ, DOLAYLI

6 Harfli Kelimeler

DOLAYI

5 Harfli Kelimeler

DOLAY

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dolay Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A D L O Y

5 Harfli Kelimeler

DOLAY

4 Harfli Kelimeler

AYOL, LODA, OLAY

3 Harfli Kelimeler

ALO, DAL, ODA, OYA, YAD, YAL, YOL

2 Harfli Kelimeler

AD, AL, AY, DO, LA, OD, OL, OY, YA, YO

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOLAYABİLMEK

  1. [-i] Dolama ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Dolamaya gücü yetmek
DOLAYISIYLA

  1. [zarf] Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak
    • "Dolayısıyla onun da ne düşündüğünü anlamış olduk."
  2. [edat] Bakınız sebebiyle
    • "Başka sebepler dolayısıyla aileye karşı koymuş bulunuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
DOLAYSIZLIK

  1. [isim] Dolaysız olma durumu
    • "Politik renkleri dolaylı biçimde yansıtmıyorum. Bir dolaylılık, dolaysızlık aranmamalı bence." (Selim İleri)
DOLAYABİLME

  1. [isim] Dolayabilmek işi
DOLAYLILIK

  1. [isim] Dolaylı olma durumu
    • "Politik renkleri dolaylı biçimde yansıtmıyorum. Bir dolaylılık, dolaysızlık aranmamalı bence." (Selim İleri)
FIRDOLAYI

  1. [zarf] Bakınız çepeçevre
    • "Tulumbanın yöresindeki taş sekinin dibine fırdolayı kadife çiçekleri dikilmişti." (Yaşar Kemal)
DOLAYLAMA

  1. [isim, edebiyat] Tek kelimeyle belirtilebilecek bir kavramı güçlü ve etkin bir anlatım için birden fazla kelimeyle anlatma: Atatürk yerine büyük kurtarıcı veya Ankara yerine Türkiye'nin kalbi demek gibi
DOLAYSIZ

  1. [sıfat] Doğrudan doğruya olan; vasıtasız, bilavasıta
    • "Yazarın bize dolaysız biçimde betimlediği başkişi nasıl bir erkek?" (Selim İleri)
  2. [zarf] Araya herhangi bir araç girmeden
    • "Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır." (Attilâ İlhan)
DOLAYIŞ

  1. [isim] Dolamak işi
DOLAYLI

  1. [sıfat] Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan; vasıtalı, bilvasıta, endirekt
DOLAYI

  1. [edat] Bakınız ötürü
    • "Ona böylesi kararlarından dolayı soru sorulmazdı." (Ayla Kutlu)
  2. [sıfat] Çevrede, etrafta bulunan
    • "Şehirden, dolayı köylerden çağrılanlar geliyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
DOLAY

  1. [isim] Bir yeri saran başka yerlerin bütünü; civar
    • "Yaratma heyecanı içinde yorulma denen şey onun dolayına uğramazdı." (Haldun Taner)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü