İçinde ğı olan 12 harfli 61 kelime var. İçerisinde ĞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğı olan kelimeler listesine ya da sonu ğı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIĞINMACILIK
-
-
[isim]
Sığınmacı olma durumu
-
[isim]
Sığınmacı olma durumu
- AĞIRŞAKLANMA
-
-
[isim]
Ağırşaklanmak durumu
-
[isim]
Ağırşaklanmak durumu
- BAĞIRIVERMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Ansızın, birdenbire bağırmak
- "Aileyi ilgilendiren bir konu tartışılırken amcasına bütün ömründe ilk ve son defa bağırıvermişti."
-
[-e, nesnesiz]
Ansızın, birdenbire bağırmak
- KAŞAĞILATMAK
-
-
[-i]
Kaşağılama işini yaptırmak
-
[-i]
Kaşağılama işini yaptırmak
- GELİNPARMAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Uzun taneli bir tür üzüm
-
[isim, bitki bilimi]
Uzun taneli bir tür üzüm
- DOMUZTIRNAĞI
-
-
[isim, denizcilik]
Palanganın takılması için kullanılan, bir yanı çatal biçiminde çift tırnaklı, öbür yanı halkalı demir kanca
-
[isim, denizcilik]
Palanganın takılması için kullanılan, bir yanı çatal biçiminde çift tırnaklı, öbür yanı halkalı demir kanca
- BUKAĞILANMAK
-
-
[nesnesiz]
Hayvanın veya ağır cezalının ayağına bukağı takılmak
- "Eğilip bakınca sağ ayağının bileğinden bukağılanmış olduğunu gördü."
-
[nesnesiz]
Hayvanın veya ağır cezalının ayağına bukağı takılmak
- YIĞILIVERMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Ansızın yığılmak
-
[-e, nesnesiz]
Ansızın yığılmak
- DENİZLEYLAĞI
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız denizlalesi
- "Tam karşıda, köşede, bir öbek denizleylagı tatlı tatlı dalgalanıyordu."
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız denizlalesi
- DAĞILIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak veya ansızın dağılmak
-
[nesnesiz]
Çabucak veya ansızın dağılmak
- ARACILIĞIYLA
-
-
[zarf]
-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla; vasıtasıyla, eliyle, marifetiyle, kanalıyla, sayesinde, tarafından
- "Refet Bey'in aracılığıyla buluştukları zaman, bir ara yalnız kalmışlar."
-
[zarf]
-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla; vasıtasıyla, eliyle, marifetiyle, kanalıyla, sayesinde, tarafından
- AĞIRBAŞLILIK
-
-
[isim]
Ağırbaşlı olma durumu; ağırlık, vakar, vakarlılık, vakurluk
- "İlim oldukça gelişmiş bir zekâ, dikkat, çalışkanlık, sükûnet ve ağırbaşlılık ister."
-
[isim]
Ağırbaşlı olma durumu; ağırlık, vakar, vakarlılık, vakurluk
- ÇIĞIRTKANLIK
-
-
[isim]
Çığırtkanın yaptığı iş
- "Ben sürekli bir afacanlıkla ve çığırtkanlıkla koşuşup duruyordum."
-
[isim]
Çığırtkanın yaptığı iş
- BAĞIŞLAMASIZ
-
-
[sıfat]
Bağışlaması olmayan
- "İlk flörtünün onu yüzüstü bırakarak başka bir kızla çıktığı zamanlardandı yüzündeki bağışlamasız hüzün."
-
[sıfat]
Bağışlaması olmayan
- BÜLBÜLKONAĞI
-
-
[isim]
Bir hamur tatlısı türü
-
[isim]
Bir hamur tatlısı türü
- AĞIRCANLILIK
-
-
[isim]
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi
-
[isim]
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi
- BAĞIRTTIRMAK
-
-
[-i]
Bağırtma işini yaptırmak
- "Yakın uzak köylerden davet etmediği kalmamıştı. Hatta kasabada tellal bağırttırmış, güreş ve yarış yapılacağını duyurtmuş, ödüller vadetmişti."
-
[-i]
Bağırtma işini yaptırmak
- TAVŞANKULAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız siklamen
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız siklamen
- BAĞIMLILAŞMA
-
-
[isim]
Bağımlılaşmak işi
- "Söz konusu endüstrilerin daha hızlı bir biçimde büyümesi bağımlılaşma süreci için daha elverişli bir ortam yarattı."
-
[isim]
Bağımlılaşmak işi
- BAĞINTILILIK
-
-
[isim]
Bağıntılı olma durumu
- "Bu açıdan bölge konuya, seçilen kriterlere, ölçeğe, zamana ve bölgeyi tanımlama gayesine göre bağıntılılık barındırmaktadır."
-
[felsefe]
Gerçek ve salt bilginin mümkün olmadığını, bilginin gerçekliğinin ve değerinin başka bilgilere göre bağlantılı olarak ifade edilebileceğini benimseyen görüş; bağıllık, bağıntıcılık, görecelik, görececilik, görecilik, görelilik, görecelilik, izafilik, izafiye, izafiyet, rölativite, rölativizm
-
[fizik]
Klasik fiziğin zaman, mekân, hareket gibi yalnız başlarına gerçek olarak var kabul ettiği unsurların birbirinden bağımsız olarak açıklanamayacağını benimseyen görüş; rölativite, rölativizm
-
[isim]
Bağıntılı olma durumu