İçinde ğı olan 12 harfli 61 kelime var. İçerisinde ĞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğı olan kelimeler listesine ya da sonu ğı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIĞINMACILIK

  1. [isim] Sığınmacı olma durumu
AĞIRŞAKLANMA

  1. [isim] Ağırşaklanmak durumu
BAĞIRIVERMEK

  1. [-e, nesnesiz] Ansızın, birdenbire bağırmak
    • "Aileyi ilgilendiren bir konu tartışılırken amcasına bütün ömründe ilk ve son defa bağırıvermişti." (Tarık Buğra)
KAŞAĞILATMAK

  1. [-i] Kaşağılama işini yaptırmak
GELİNPARMAĞI

  1. [isim, bitki bilimi] Uzun taneli bir tür üzüm
DOMUZTIRNAĞI

  1. [isim, denizcilik] Palanganın takılması için kullanılan, bir yanı çatal biçiminde çift tırnaklı, öbür yanı halkalı demir kanca
BUKAĞILANMAK

  1. [nesnesiz] Hayvanın veya ağır cezalının ayağına bukağı takılmak
    • "Eğilip bakınca sağ ayağının bileğinden bukağılanmış olduğunu gördü." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
YIĞILIVERMEK

  1. [-e, nesnesiz] Ansızın yığılmak
DENİZLEYLAĞI

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız denizlalesi
    • "Tam karşıda, köşede, bir öbek denizleylagı tatlı tatlı dalgalanıyordu." (Ömür Candaş)
DAĞILIVERMEK

  1. [nesnesiz] Çabucak veya ansızın dağılmak
ARACILIĞIYLA

  1. [zarf] -le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla; vasıtasıyla, eliyle, marifetiyle, kanalıyla, sayesinde, tarafından
    • "Refet Bey'in aracılığıyla buluştukları zaman, bir ara yalnız kalmışlar." (Kemal Tahir)
AĞIRBAŞLILIK

  1. [isim] Ağırbaşlı olma durumu; ağırlık, vakar, vakarlılık, vakurluk
    • "İlim oldukça gelişmiş bir zekâ, dikkat, çalışkanlık, sükûnet ve ağırbaşlılık ister." (Mehmet Kaplan)
ÇIĞIRTKANLIK

  1. [isim] Çığırtkanın yaptığı iş
    • "Ben sürekli bir afacanlıkla ve çığırtkanlıkla koşuşup duruyordum." (Yahya Kemal Beyatlı)
BAĞIŞLAMASIZ

  1. [sıfat] Bağışlaması olmayan
    • "İlk flörtünün onu yüzüstü bırakarak başka bir kızla çıktığı zamanlardandı yüzündeki bağışlamasız hüzün." (Murathan Mungan)
BÜLBÜLKONAĞI

  1. [isim] Bir hamur tatlısı türü
AĞIRCANLILIK

  1. [isim] Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi
BAĞIRTTIRMAK

  1. [-i] Bağırtma işini yaptırmak
    • "Yakın uzak köylerden davet etmediği kalmamıştı. Hatta kasabada tellal bağırttırmış, güreş ve yarış yapılacağını duyurtmuş, ödüller vadetmişti." (Abbas Sayar)
TAVŞANKULAĞI

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız siklamen
BAĞIMLILAŞMA

  1. [isim] Bağımlılaşmak işi
    • "Söz konusu endüstrilerin daha hızlı bir biçimde büyümesi bağımlılaşma süreci için daha elverişli bir ortam yarattı." (Attilâ İlhan)
BAĞINTILILIK

  1. [isim] Bağıntılı olma durumu
    • "Bu açıdan bölge konuya, seçilen kriterlere, ölçeğe, zamana ve bölgeyi tanımlama gayesine göre bağıntılılık barındırmaktadır." (Ali Ercan Özgür)
  2. [felsefe] Gerçek ve salt bilginin mümkün olmadığını, bilginin gerçekliğinin ve değerinin başka bilgilere göre bağlantılı olarak ifade edilebileceğini benimseyen görüş; bağıllık, bağıntıcılık, görecelik, görececilik, görecilik, görelilik, görecelilik, izafilik, izafiye, izafiyet, rölativite, rölativizm
  3. [fizik] Klasik fiziğin zaman, mekân, hareket gibi yalnız başlarına gerçek olarak var kabul ettiği unsurların birbirinden bağımsız olarak açıklanamayacağını benimseyen görüş; rölativite, rölativizm
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü