İçinde üs olan 9 harfli 72 kelime var. İçerisinde ÜS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üs olan kelimeler listesine ya da sonu üs ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Üs Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MÜSTAHSİL
-
Kelime Kökeni: Arapça mustaḥṣil
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız üretici
- "İyi bir maarif siyasetiyle her çocuk hem kendisini hem memleketi kalkındıracak bir müstahsil olarak yetiştirilebilir."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız üretici
- PÜSKÜRTME
-
-
[isim]
Püskürtmek işi
-
Sulu boya püskürterek çeşitli tonlarda yüzeyler elde etme tekniği veya bu teknikle yapılmış resim
-
[sıfat]
Püskürtülerek yapılmış
- "Püskürtme sıva."
-
[sıfat]
Sıçramış, fırlamış
- "Kızın ipek çorapları püskürtme çamur içinde kalmıştı."
-
[isim]
Püskürtmek işi
- HÜSRANSIZ
-
-
[sıfat]
Hüsran içinde bulunmayan
-
[sıfat]
Hüsran içinde bulunmayan
- PÜSKÜLCÜK
-
-
[isim, gök bilimi]
Güneş kursunun bazı tek renkli resimlerinde görülen parlak bulut
-
[isim, gök bilimi]
Güneş kursunun bazı tek renkli resimlerinde görülen parlak bulut
- İNSANÜSTÜ
-
-
[sıfat]
İnsan gücünü ve yeteneklerini aşan; fevkalbeşer
- "Tahammülsüzlük duymadan sürekli sevecenlik verebilmek insanüstü bir güç ister."
-
[sıfat]
İnsan gücünü ve yeteneklerini aşan; fevkalbeşer
- PÜSKÜRTÜŞ
-
-
[isim]
Püskürtmek işi
-
[isim]
Püskürtmek işi
- HAMDÜSENA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥamd + s̱enā
-
[isim, eskimiş]
Tanrı'ya olan şükran duygularını bildirme
-
[isim, eskimiş]
Tanrı'ya olan şükran duygularını bildirme
- MÜSTEKREH
-
Kelime Kökeni: Arapça mustekreh
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız iğrenç
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız iğrenç
- İÇGÜDÜSEL
-
-
[sıfat]
İçgüdü ile ilgili; içgüdülü, insiyaki
- "Bu içgüdüsel korunma, tavırlarına, yaşıyla bağdaşmayan bir durgunluk ve olgunluk getiriyor."
-
[sıfat]
İçgüdü ile ilgili; içgüdülü, insiyaki
- BAŞÖRTÜSÜ
-
-
[isim]
Kadınların saçlarını örtmek için kullandıkları örtü; başörtü, bürgü, örtme, leçek
- "Kalın bir Doğu maşlahı giymiş, işlemeli beyaz bir başörtüsü örtmüştü."
-
[isim]
Kadınların saçlarını örtmek için kullandıkları örtü; başörtü, bürgü, örtme, leçek
- YAŞAMÜSTÜ
-
-
[sıfat]
İnsan ömrünü aşan
- "Felsefeyi yaşamüstü yükseklere ulaştıran, çığır açıcı büyük filozof Platon..."
-
[sıfat]
İnsan ömrünü aşan
- ÜSTELEMEK
-
-
[nesnesiz]
Bir düşünce veya istek üzerinde tekrar tekrar durmak; tekit etmek
- "Almazlandım gerçi ama üsteleyip elime para bile sıkıştırdı."
-
Hastalık yeniden ortaya çıkmak; depreşmek, nüks etmek
- "Sıtması üsteledi."
-
[-i]
Bir isteği, bir buyruğu tekrarlamak; tekit etmek
- "Büyük oğul üstelemekten vazgeçti."
-
[-e]
Bir şeyin üstüne eklenmek, katılmak; inzimam etmek
-
[nesnesiz]
Bir düşünce veya istek üzerinde tekrar tekrar durmak; tekit etmek
- HİPOTENÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca hypoténuse
-
[isim, matematik]
Bir dik üçgende, dik açının karşısında bulunan kenar
- "Gelgelelim, Mümtaz hoca açısını elden geldiğince geniş tutmaya çalışırken hipotenüsün ölçüsünü kaçırmış ve kaş yapayım derken göz çıkarmıştır."
-
[isim, matematik]
Bir dik üçgende, dik açının karşısında bulunan kenar
- TROLEYBÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca trolley-bus
-
[isim]
Şehir içi yollarda, bir hava hattından elektrik akımı alarak çalışan otobüs; telli otobüs, boynuzlu
-
[isim]
Şehir içi yollarda, bir hava hattından elektrik akımı alarak çalışan otobüs; telli otobüs, boynuzlu
- MİNİBÜSÇÜ
-
-
[isim]
Minibüsü olan, minibüs alıp satan veya işleten kimse
-
[isim]
Minibüsü olan, minibüs alıp satan veya işleten kimse
- MÜSTENSİH
-
Kelime Kökeni: Arapça mustensiḫ
-
[isim]
El yazması eseri el yazısıyla kopya eden kimse; çoğaltıcı
-
[eskimiş]
Bakınız teksir makinesi
-
[isim]
El yazması eseri el yazısıyla kopya eden kimse; çoğaltıcı
- SÜSLETMEK
-
-
[-e, -i]
Süsleme işini yaptırmak; bezetmek
-
[-e, -i]
Süsleme işini yaptırmak; bezetmek
- DÜRÜSTLÜK
-
-
[isim]
Bakınız doğruluk
-
[isim]
Bakınız doğruluk
- MÜSTEKBİR
-
Kelime Kökeni: Arapça müstekbir
-
[sıfat, eskimiş]
Kibirlenen, kendini büyük gören (kimse)
-
[sıfat, eskimiş]
Kibirlenen, kendini büyük gören (kimse)
- MÜSPETLİK
-
-
[isim]
Bakınız olumluluk
-
[isim]
Bakınız olumluluk