İçinde üs olan 9 harfli 72 kelime var. İçerisinde ÜS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üs olan kelimeler listesine ya da sonu üs ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Üs Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

S Ü

2 Harfli Kelimeler

SÜ, ÜS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜSTAHSİL

Kelime Kökeni: Arapça mustaḥṣil

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız üretici
    • "İyi bir maarif siyasetiyle her çocuk hem kendisini hem memleketi kalkındıracak bir müstahsil olarak yetiştirilebilir." (Mehmet Kaplan)
PÜSKÜRTME

  1. [isim] Püskürtmek işi
  2. Sulu boya püskürterek çeşitli tonlarda yüzeyler elde etme tekniği veya bu teknikle yapılmış resim
  3. [sıfat] Püskürtülerek yapılmış
    • "Püskürtme sıva."
  4. [sıfat] Sıçramış, fırlamış
    • "Kızın ipek çorapları püskürtme çamur içinde kalmıştı." (Haldun Taner)
HÜSRANSIZ

  1. [sıfat] Hüsran içinde bulunmayan
PÜSKÜLCÜK

  1. [isim, gök bilimi] Güneş kursunun bazı tek renkli resimlerinde görülen parlak bulut
İNSANÜSTÜ

  1. [sıfat] İnsan gücünü ve yeteneklerini aşan; fevkalbeşer
    • "Tahammülsüzlük duymadan sürekli sevecenlik verebilmek insanüstü bir güç ister." (Erendiz Atasü)
PÜSKÜRTÜŞ

  1. [isim] Püskürtmek işi
HAMDÜSENA

Kelime Kökeni: Arapça ḥamd + s̱enā

  1. [isim, eskimiş] Tanrı'ya olan şükran duygularını bildirme
MÜSTEKREH

Kelime Kökeni: Arapça mustekreh

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız iğrenç
İÇGÜDÜSEL

  1. [sıfat] İçgüdü ile ilgili; içgüdülü, insiyaki
    • "Bu içgüdüsel korunma, tavırlarına, yaşıyla bağdaşmayan bir durgunluk ve olgunluk getiriyor." (Ayşe Kulin)
BAŞÖRTÜSÜ

  1. [isim] Kadınların saçlarını örtmek için kullandıkları örtü; başörtü, bürgü, örtme, leçek
    • "Kalın bir Doğu maşlahı giymiş, işlemeli beyaz bir başörtüsü örtmüştü." (Aka Gündüz)
YAŞAMÜSTÜ

  1. [sıfat] İnsan ömrünü aşan
    • "Felsefeyi yaşamüstü yükseklere ulaştıran, çığır açıcı büyük filozof Platon..." (Azra Erhat)
ÜSTELEMEK

  1. [nesnesiz] Bir düşünce veya istek üzerinde tekrar tekrar durmak; tekit etmek
    • "Almazlandım gerçi ama üsteleyip elime para bile sıkıştırdı." (Mustafa Kutlu)
  2. Hastalık yeniden ortaya çıkmak; depreşmek, nüks etmek
    • "Sıtması üsteledi."
  3. [-i] Bir isteği, bir buyruğu tekrarlamak; tekit etmek
    • "Büyük oğul üstelemekten vazgeçti." (Orhan Kemal)
  4. [-e] Bir şeyin üstüne eklenmek, katılmak; inzimam etmek
HİPOTENÜS

Kelime Kökeni: Fransızca hypoténuse

  1. [isim, matematik] Bir dik üçgende, dik açının karşısında bulunan kenar
    • "Gelgelelim, Mümtaz hoca açısını elden geldiğince geniş tutmaya çalışırken hipotenüsün ölçüsünü kaçırmış ve kaş yapayım derken göz çıkarmıştır." (Ali Sirmen)
TROLEYBÜS

Kelime Kökeni: Fransızca trolley-bus

  1. [isim] Şehir içi yollarda, bir hava hattından elektrik akımı alarak çalışan otobüs; telli otobüs, boynuzlu
MİNİBÜSÇÜ

  1. [isim] Minibüsü olan, minibüs alıp satan veya işleten kimse
MÜSTENSİH

Kelime Kökeni: Arapça mustensiḫ

  1. [isim] El yazması eseri el yazısıyla kopya eden kimse; çoğaltıcı
  2. [eskimiş] Bakınız teksir makinesi
SÜSLETMEK

  1. [-e, -i] Süsleme işini yaptırmak; bezetmek
DÜRÜSTLÜK

  1. [isim] Bakınız doğruluk
MÜSTEKBİR

Kelime Kökeni: Arapça müstekbir

  1. [sıfat, eskimiş] Kibirlenen, kendini büyük gören (kimse)
MÜSPETLİK

  1. [isim] Bakınız olumluluk
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü