İçinde üs olan 8 harfli 116 kelime var. İçerisinde ÜS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üs olan kelimeler listesine ya da sonu üs ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Üs Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

S Ü

2 Harfli Kelimeler

SÜ, ÜS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAKALLÜS

Kelime Kökeni: Arapça taḳalluṣ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kasılma
    • "Onun gözlerinde toplanan sarı ışıkları, ellerindeki takallüsü ve titreyişi tanırdım." (Kemal Bilbaşar)
CÜSSESİZ

  1. [sıfat] İnce yapılı, ufak tefek, güçsüz olan
    • "Bu usul yetiştiricileri niteliksiz ve ordunun işine yaramayacak güçsüz, cüssesiz atlar yetiştirmeye itiyordu." (Ertuğrul Tokdemir)
MENÜSKÜS

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, tıp] Bakınız menisküs
ÜSTÜVANİ

Kelime Kökeni: Farsça ustuvānį

  1. [sıfat, eskimiş, matematik] Silindir biçiminde olan
DOĞAÜSTÜ

  1. [sıfat] Doğa kanunlarına uymayan, doğa kanunlarıyla açıklanamayan; tabiatüstü
MÜSTAHAK

Kelime Kökeni: Arapça mustaḥaḳḳ

  1. [sıfat] Bakınız layık
    • "Sen bu kafayla daha beterine de müstahaksın!" (Necati Cumalı)
  2. [isim] Bir kimsenin layık olduğu ödül veya ceza
KÜSURSUZ

  1. [sıfat] Küsuru olmayan
MÜSEKKİN

Kelime Kökeni: Arapça musekkin

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız sakinleştirici
MÜSELMAN

Kelime Kökeni: Arapça muslim + Farsça -ān

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Bakınız Müslüman
    • "Dahleden dinimize bari Müselman olsa." (Bahai)
AYAKÜSTÜ

  1. [zarf] Oturmadan, ayakta durarak
    • "Makasçı, ayaküstü bana gayet basit kelimelerle bir dram anlattı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Kısa sürede, acele olarak; ayaküzeri
    • "Nihayet idare, ayaküstü çıkarılan emirlerle mahpusun yaşayışına bir düzen verilemeyeceğini anladı." (Kerim Korcan)
MÜSADERE

Kelime Kökeni: Arapça muṣādere

  1. [isim, hukuk] Bakınız zor alım
MÜSLÜMAN

Kelime Kökeni: Arapça muslim + Farsça -ān

  1. [isim, din bilimi] İslam dininden olan kimse; Muhammedî, Müslim, Müselman, mümin
  2. [ağızlardan] İslam dininin kurallarını yerine getiren kimse
  3. [mecaz] Doğru, haktan ayrılmaz özü sözü bir kimse
MÜSTESNA

Kelime Kökeni: Arapça mustes̱nā

  1. [sıfat] Bir bütünün veya kuralın dışında olan
  2. Benzerlerinden üstün olan, benzerleri az bulunan
    • "Kendisi bu resimlerin hepsinden daha sevimli, daha canlı, daha müstesna bir simaydı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Bakınız kural dışı
  4. [zarf] Dışında, ayrı, hariç tutularak
    • "Şehrinde yerleşen ve alışan halk müstesna, şiirin burada fazla beğeneceği bir yer de kalmamıştı." (Asaf Halet Çelebi)
ÜSTÜVANE

Kelime Kökeni: Farsça ustuvāne

  1. [isim, eskimiş, matematik] Bakınız silindir
    • "Heybeden yapılmış partal yelekli, şahmerdan makinesinin üstüvanesine sarılmış demir telin ucuna geçti." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bakınız sütun
MÜSTAKAR

Kelime Kökeni: Arapça mustaḳarr

  1. [sıfat, eskimiş] İstikrar bulmuş, durulmuş
  2. [isim] Karar kılınan, yerleşilen yer
ÜSTENMEK

  1. [-i] Bir iş yapmayı üstüne almak; taahhüt etmek
BÜRGÜSÜZ

  1. [sıfat] Bürgüsü olmayan
MÜSTENİT

Kelime Kökeni: Arapça mustenid

  1. [sıfat, eskimiş] Dayanan
MÜSECCEL

Kelime Kökeni: Arapça museccel

  1. [sıfat, eskimiş] Kütüğe geçirilmiş, tescil edilmiş; sicilli
TEPEÜSTÜ

  1. [zarf] Bakınız baş aşağı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü