İçinde üs olan 7 harfli 60 kelime var. İçerisinde ÜS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üs olan kelimeler listesine ya da sonu üs ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Üs Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OMNİBÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca omnibus
-
[isim, eskimiş]
Şehirlerde yolcu taşıyan atlı araba
-
Yolcu taşıyan motorlu büyük taşıt
- "St. Michel Meydanı’ndan bindikleri bir omnibüsle gelmişlerdi."
-
[isim, eskimiş]
Şehirlerde yolcu taşıyan atlı araba
- PÜSÜRLÜ
-
-
[sıfat]
Püsürü olan; pürüzlü
-
[sıfat]
Püsürü olan; pürüzlü
- KÜSURLU
-
-
[sıfat]
Küsuru olan
-
[sıfat]
Küsuru olan
- ÖRTÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Örtüsü olmayan
-
Örtülmemiş
- "İşte yalının penceresinde yengemin örtüsüz başı renkli bir demet..."
-
[mecaz]
Açık seçik, gizlenmeyen
- "En ciddileri bile cıvıtan meclis, örtüsüz telmihlere, taşkın hareketlere de müsamaha etmeye başlamıştı."
-
[sıfat]
Örtüsü olmayan
- SÜSLÜCE
-
-
[sıfat]
Süslüye yakın
- "Bu oda hakikaten biraz süslüceydi."
-
[sıfat]
Süslüye yakın
- BAŞÜSTÜ
-
-
[isim, denizcilik]
Geminin ön bölümünde çıpanın bulunduğu yer
- "İçlerinden bir gönüllü istedim, baş üstüne gidip ırgatı çalıştıracak güçte bir adam."
-
[isim, denizcilik]
Geminin ön bölümünde çıpanın bulunduğu yer
- MİDİBÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca midibus
-
[isim]
Küçük otobüs
-
[isim]
Küçük otobüs
- KOSİNÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca cosinus
-
[isim, matematik]
Tümler açının sinüsü
-
[isim, matematik]
Tümler açının sinüsü
- ÜSLENME
-
-
[isim]
Üslenmek işi
-
[isim]
Üslenmek işi
- KÜMÜLÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca cumulus
-
[isim]
Bakınız küme bulut
-
[isim]
Bakınız küme bulut
- MÜSTEAR
-
Kelime Kökeni: Arapça musteʿār
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız takma
- "Müstear adların hakikilerini saymaya başladı."
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir makam
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız takma
- PENCÜSE
-
Kelime Kökeni: Farsça penc + se
-
[isim]
Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan birinin beş, öbürünün üç benekli olan yüzünün üste gelmesi
-
[isim]
Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan birinin beş, öbürünün üç benekli olan yüzünün üste gelmesi
- MÜSTAİT
-
Kelime Kökeni: Arapça mustaʿidd
-
[sıfat, eskimiş]
Doğuştan yetenekli, kabiliyetli olan
-
[sıfat, eskimiş]
Doğuştan yetenekli, kabiliyetli olan
- ÜRKÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Ürkü vermeyen
-
[sıfat]
Ürkü vermeyen
- HÜSEYNİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥuseynī
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam
-
Klasik Türk müziğinde mi notası
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam
- FÜSUNLU
-
-
[sıfat]
Bakınız büyülü
- "Başında ağır ve paha biçilmez emsalsiz ve füsunlu bir taç gibi duruyordu."
-
[sıfat]
Bakınız büyülü
- PAPİRÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca papyrus
-
[isim, bitki bilimi]
Papirüsgillerden, Nil kıyılarında yetişen, sürüngen, çıplak saplı, otsu bir bitki (Cyperus papirus)
-
Eski Mısırlıların bu bitkinin saplarından yaptıkları kâğıt
-
[isim, bitki bilimi]
Papirüsgillerden, Nil kıyılarında yetişen, sürüngen, çıplak saplı, otsu bir bitki (Cyperus papirus)
- MÜSABIK
-
Kelime Kökeni: Arapça musābiḳ
- ÜSLENİŞ
-
-
[isim]
Üslenmek işi
-
[isim]
Üslenmek işi
- YÜZÜSTÜ
-
-
[zarf]
Yüzü yere gelecek biçimde; yüzükoyun
- "Dişçi, kendini yüzüstü bir kanepeye attı."
-
[mecaz]
Başlanmış fakat tamamlanmamış bir durumda
- "Elbette birçok önemli konulara el attı ama ulusumuzun temel sorunlarından bazıları yüzüstü duruyor."
-
[zarf]
Yüzü yere gelecek biçimde; yüzükoyun