İçinde önc olan 19 kelime var. İçerisinde ÖNC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında önc olan kelimeler listesine ya da Sonu önc ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

ÖNCESİZLİK

9 Harfli Kelimeler

ÖNCECİLİK, ÖNCELEMEK, ÖNCELİKLE, ÖNCELİKLİ

8 Harfli Kelimeler

ÖNCELEME, ÖNCELERİ, ÖNCÜLLER

7 Harfli Kelimeler

ÖNCEDEN, ÖNCELİK, ÖNCESİZ, ÖNCÜLÜK

6 Harfli Kelimeler

ÖNCEKİ

5 Harfli Kelimeler

BÖNCE, GÖNCÜ, ÖNCEL, ÖNCÜL

4 Harfli Kelimeler

ÖNCE, ÖNCÜ


Kelime bulma makinesi

C N Ö Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ÖN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖNCESİZLİK

  1. [isim] Öncesi olmama durumu
  2. Ezel

ÖNCELİKLE

  1. [zarf] Öne alınarak, daha önce olarak
    • "Bu tasarı, Mecliste öncelikle görüşülecek."

ÖNCELEMEK

  1. [-i] Bir şeyi önceden yapmak, geri bırakmamak, öne almak, takdim etmek
  2. Tanıtmak, yönlendirmek amacıyla överek öne çıkarmak, lanse etmek

ÖNCELİKLİ

  1. [sıfat] Önceliği olan

ÖNCECİLİK

  1. [isim] Bir şeyi başkalarından önce yapma işi, inisiyatif
  2. Önde gelme işi

ÖNCELERİ

  1. [zarf] Önceki zamanda, başlangıçta
    • "Önceleri kapıldığım münasebetsiz düşünce, kafamdan defolup gitmişti." (Refik Halit Karay)

ÖNCELEME

  1. [isim] Öncelemek işi, lanse

ÖNCÜLLER

  1. [isim] Bir tasımda yargıya ulaştıran ilk iki önerme

ÖNCÜLÜK

  1. [isim] Öncü olma durumu
  2. Önderlik
    • "Bu millet Batı tipi tiyatroyu Muhsin Ertuğrul'un öncülüğüne borçlu..." (Haldun Taner)

ÖNCESİZ

  1. [sıfat] Zamanda başlangıcı olmayan, ezelî
    • "Evren öncesizdir."

ÖNCEDEN

  1. [zarf] Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce
    • "Önceden bilmiyordu, sonra öğrendi."

ÖNCELİK

  1. [isim] Bir şeyin öbüründen önce olması durumu, evleviyet, takaddüm

ÖNCEKİ

  1. [sıfat] Önce olan, evvelki, mukaddem, sabık
    • "Önceki başkan."

ÖNCÜL

  1. [isim] Bir çıkarımın öncüller kümesini oluşturan önermelerden herhangi biri, mukaddem
    • "Top top olmuş güzellerin sürüsü / Öncül olmuş çeker gider birisi." (Halk türküsü)
  2. Bir tasımda sonucu hazırlayan ilk iki önermeden her biri, mukaddem
  3. Bir bilimsel çalışmada işe koyulurken, araştırmaya konu edilmeksizin doğru sayılan önerme
  4. Kılavuz, öncü

ÖNCEL

  1. [isim] Bir görevde, meslekte kendinden önce yerini tutmuş olan kimse, selef, ardıl karşıtı
  2. Önceden yaşamış olanlar
  3. Sonucun çıkarıldığı önerme veya önermeler

GÖNCÜ

  1. [isim] Ham veya işlenmiş deri satan kimse
  2. Ayakkabı tamircisi

BÖNCE

  1. [sıfat] Budala, saf
    • "Biraz bönce bir adamdı." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. [zarf] Budalaya yakışır biçimde, safça

ÖNCÜ

  1. [isim] Önde gidip haber ulaştıran kimse
  2. Bir sanat ve düşünce akımını, çağına göre yeni bir görüşü başlatan kimse veya eser, müjdeci, avangart
  3. [sıfat] Önden gelen, önde olan, artçı karşıtı
  4. Yürüyüşte kolun ilerisinden giden kıta, pişdar, artçı karşıtı
  5. Önder, kılavuz

ÖNCE

  1. [isim] Baştaki, geçmişteki bölüm, geçmiş zaman
    • "Demin söyledikleri bana sadece daha önce olup bitenleri düşündürdü." (Tarık Buğra)
  2. [zarf] İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı
    • "Önce hep birlikte basın suçunu tarif edelim." (Burhan Felek)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü