İçinde çe olan 7 harfli 137 kelime var. İçerisinde ÇE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çe olan kelimeler listesine ya da sonu çe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KEPÇECİ

  1. [isim] Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan motorlu aracı kullanan kimse
  2. [eskimiş] Erimiş madeni kalıba döken kimse
    • "Top dökümü için ergitilen metal eriyiklerini ocaktan alıp kalıplara döken işçilere… ‘kepçeci’ ismi verilirdi." (Salim Aydüz)
ÖZÇEKİM

  1. [isim] Cep telefonu vb.nin ön kamerası ile kendisinin veya kendisiyle birlikte bir grubun fotoğrafını çekme
    • "Artık selfie yerine özçekim … sözcüğü kullanılıyor." (İlkim SÖZER)
ÇELİŞKİ

  1. [isim] Sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması; tenakuz, paradoks
    • "Çelişkileri salt geleneklerin, törenin, eğitimin bir sonucu saymışızdır." (Adalet Ağaoğlu)
ÇENEBAZ

Kelime Kökeni: Farsça çānebāz

  1. [sıfat] Çok konuşan; çenesi kuvvetli, çeneli
    • "Bu, otuz yaşlarında çenebaz ve oynak bir duldu." (Reşat Nuri Güntekin)
ÇENETLİ

  1. [sıfat, biyoloji] İki veya daha çok çenedi bulunan
ÇEVİRGİ

  1. [isim] Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç
KEMENÇE

Kelime Kökeni: Farsça kemānçe

  1. [isim, müzik] Yayla çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı; kemançe
    • "Davul değişmiş, tef değişmiş, kemençe bambaşka bir çalgı olmuştu." (Tarık Buğra)
LÜGATÇE

Kelime Kökeni: Arapça luġat + Farsça -çe

  1. [isim, eskimiş] Küçük sözlük
  2. Herhangi bir eserin sonunda yer alan ek sözlük
    • "Bu lügatçe sonraki sayılarda da devam etmiş ve ikinci sayıdan itibaren Ahmet Nushi ile ortaklaşa neşredilmiştir." (Ahmet Bozdoğan)
ÇEKİŞTE

  1. [isim, ağızlardan] Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin
ÇEMENLİ

  1. [sıfat] Çemeni olan veya çemen sürülmüş olan
KEMANÇE

Kelime Kökeni: Farsça kemānçe

  1. [isim, müzik] Bakınız kemençe
    • "Ben zatınıza tulum şişirmesini öğreteyim, siz de bana kemançeyi öğretin." (Osman Cemal Kaygılı)
FİZİKÇE

  1. [zarf] Fizik bakımından
PEÇESİZ

  1. [sıfat] Yüzünü örtmek için peçe takmamış olan
ÇEÇENCE

  1. [isim] Çeçenlerin kullandığı dil
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
ÇEMBALO

Kelime Kökeni: İtalyanca cembalo

  1. [isim, müzik] Bakınız klavsen
ÇEPERLİ

  1. [sıfat] Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan
ÖLÇEKLİ

  1. [isim, geometri] Ölçek farkıyla aynı bütünü veren geometrik şekil veya eleman
BAHÇECİ

  1. [isim] Çiçek, ağaç ve sebze yetiştirme işiyle uğraşan kimse
    • "Bahçeciyi görünce ‘Bahçeci, bahçeci, başın baş aşağı; ayakların baş yukarı kalasın …’ diyor." (Oğuz Tansel)
KRALİÇE

Kelime Kökeni: Sırpça

  1. [isim] Kral karısı veya krallığı yöneten kadın; ece
    • "İngiltere kraliçesi."
  2. [mecaz] Kendi cinsleri arasında herhangi bir bakımdan üstünlüğü olan kadın
    • "Güzellik kraliçesi. Dans kraliçesi."
  3. [argo] İngiliz sterlini
GEÇENDE

  1. [zarf] Bakınız geçenlerde
    • "Geçende Halim'in sökülen pantolonunu sokak içindeki pantoloncuya götürdüm." (Adalet Ağaoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü