İçinde çe olan 7 harfli 137 kelime var. İçerisinde ÇE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çe olan kelimeler listesine ya da sonu çe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KEPÇECİ
-
-
[isim]
Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan motorlu aracı kullanan kimse
-
[eskimiş]
Erimiş madeni kalıba döken kimse
- "Top dökümü için ergitilen metal eriyiklerini ocaktan alıp kalıplara döken işçilere… ‘kepçeci’ ismi verilirdi."
-
[isim]
Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan motorlu aracı kullanan kimse
- ÖZÇEKİM
-
-
[isim]
Cep telefonu vb.nin ön kamerası ile kendisinin veya kendisiyle birlikte bir grubun fotoğrafını çekme
- "Artık selfie yerine özçekim … sözcüğü kullanılıyor."
-
[isim]
Cep telefonu vb.nin ön kamerası ile kendisinin veya kendisiyle birlikte bir grubun fotoğrafını çekme
- ÇELİŞKİ
-
-
[isim]
Sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması; tenakuz, paradoks
- "Çelişkileri salt geleneklerin, törenin, eğitimin bir sonucu saymışızdır."
-
[isim]
Sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması; tenakuz, paradoks
- ÇENEBAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça çānebāz
-
[sıfat]
Çok konuşan; çenesi kuvvetli, çeneli
- "Bu, otuz yaşlarında çenebaz ve oynak bir duldu."
-
[sıfat]
Çok konuşan; çenesi kuvvetli, çeneli
- ÇENETLİ
-
-
[sıfat, biyoloji]
İki veya daha çok çenedi bulunan
-
[sıfat, biyoloji]
İki veya daha çok çenedi bulunan
- ÇEVİRGİ
-
-
[isim]
Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç
-
[isim]
Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç
- KEMENÇE
-
Kelime Kökeni: Farsça kemānçe
-
[isim, müzik]
Yayla çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı; kemançe
- "Davul değişmiş, tef değişmiş, kemençe bambaşka bir çalgı olmuştu."
-
[isim, müzik]
Yayla çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı; kemançe
- LÜGATÇE
-
Kelime Kökeni: Arapça luġat + Farsça -çe
-
[isim, eskimiş]
Küçük sözlük
-
Herhangi bir eserin sonunda yer alan ek sözlük
- "Bu lügatçe sonraki sayılarda da devam etmiş ve ikinci sayıdan itibaren Ahmet Nushi ile ortaklaşa neşredilmiştir."
-
[isim, eskimiş]
Küçük sözlük
- ÇEKİŞTE
-
-
[isim, ağızlardan]
Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin
-
[isim, ağızlardan]
Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin
- ÇEMENLİ
-
-
[sıfat]
Çemeni olan veya çemen sürülmüş olan
-
[sıfat]
Çemeni olan veya çemen sürülmüş olan
- KEMANÇE
-
Kelime Kökeni: Farsça kemānçe
-
[isim, müzik]
Bakınız kemençe
- "Ben zatınıza tulum şişirmesini öğreteyim, siz de bana kemançeyi öğretin."
-
[isim, müzik]
Bakınız kemençe
- FİZİKÇE
-
-
[zarf]
Fizik bakımından
-
[zarf]
Fizik bakımından
- PEÇESİZ
-
-
[sıfat]
Yüzünü örtmek için peçe takmamış olan
-
[sıfat]
Yüzünü örtmek için peçe takmamış olan
- ÇEÇENCE
-
-
[isim]
Çeçenlerin kullandığı dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Çeçenlerin kullandığı dil
- ÇEMBALO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca cembalo
-
[isim, müzik]
Bakınız klavsen
-
[isim, müzik]
Bakınız klavsen
- ÇEPERLİ
-
-
[sıfat]
Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan
-
[sıfat]
Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan
- ÖLÇEKLİ
-
-
[isim, geometri]
Ölçek farkıyla aynı bütünü veren geometrik şekil veya eleman
-
[isim, geometri]
Ölçek farkıyla aynı bütünü veren geometrik şekil veya eleman
- BAHÇECİ
-
-
[isim]
Çiçek, ağaç ve sebze yetiştirme işiyle uğraşan kimse
- "Bahçeciyi görünce ‘Bahçeci, bahçeci, başın baş aşağı; ayakların baş yukarı kalasın …’ diyor."
-
[isim]
Çiçek, ağaç ve sebze yetiştirme işiyle uğraşan kimse
- KRALİÇE
-
Kelime Kökeni: Sırpça
-
[isim]
Kral karısı veya krallığı yöneten kadın; ece
- "İngiltere kraliçesi."
-
[mecaz]
Kendi cinsleri arasında herhangi bir bakımdan üstünlüğü olan kadın
- "Güzellik kraliçesi. Dans kraliçesi."
-
[argo]
İngiliz sterlini
-
[isim]
Kral karısı veya krallığı yöneten kadın; ece
- GEÇENDE
-
-
[zarf]
Bakınız geçenlerde
- "Geçende Halim'in sökülen pantolonunu sokak içindeki pantoloncuya götürdüm."
-
[zarf]
Bakınız geçenlerde