Başında ge olan 8 harfli 84 kelime var. Ge ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ge olan kelimeler listesine ya da sonu ge ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ge bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GEOMETRİ

Kelime Kökeni: Fransızca géométrie

  1. [isim] Nokta, çizgi, açı, yüzey ve cisimlerin birbirleriyle ilişkilerini, ölçümlerini, özelliklerini inceleyen matematik dalı; hendese
  2. Bu konu ile ilgili olan kitap veya ders
GERGEDAN

Kelime Kökeni: Farsça kergeden

  1. [isim, hayvan bilimi] Gergedangillerden, Afrika, Hindistan ve Güneydoğu Asya’nın bazı bölgelerinde yaşayan, burnunun üstünde bir veya iki boynuzu bulunan, kalın derili, saldırgan bir hayvan (Rhinoceros inducus)
GEÇERLİK

  1. [isim] Bakınız geçerlilik
    • "Bu para geçerlikten kaldırıldı."
  2. Sürümü olma durumu
    • "Bu malın geçerliği kalmadı."
GELİŞKİN

  1. [sıfat] Gelişmiş olan; mütekâmil
GEÇİRGEN

  1. [sıfat, fizik] Gaz, sıvı vb.ni içinden kolaylıkla geçiren
  2. [jeoloji] Sıvıların geçmesine elverişli (kayaç); geçirimli
GEÇKİNCE

  1. [sıfat] Yaşı biraz ilerlemiş olan
GEVŞEMEK

  1. [nesnesiz] Sertlik ve gerginliği bozulmak
    • "Kar kalkmış, hava açmış, ayaz gevşemişti." (Aka Gündüz)
  2. Bakınız çözülmek
    • "Boynuna dolanan kolları gevşedi."
  3. [mecaz] Yumuşamak, yatışmak, sakinleşmek
    • "Poker lafını işitmesin, eli ayağı gevşiyor." (Attilâ İlhan)
  4. [argo] Sevmek, hoşlanmak
  5. [ekonomi] Para piyasasında değer yitirmek
GEREKLİK

  1. [isim] Gerek olma durumu; iktiza
GERÇEKLİ

  1. [sıfat] Gerçeklenmiş, gerçek olduğu anlaşılmış
  2. Gerçeği olan, gerçeği bulunan
    • "Evet, sanatta biz iki gerçekli toplum hâline getirilmişizdir." (Kemal Tahir)
GEZİNMEK

  1. [nesnesiz] Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek; dolaşmak
    • "Başı bir düşünceyle ağırlaşmış gibi öne düşük, elleri cebinde, geziniyordu." (Peyami Safa)
  2. Belirli bir çevre içinde gezip durmak; gezelemek
    • "Bir akşam rıhtım boyunda geziniyordum." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [müzik] Özellikle doğaçlama yapılan müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde değişik perdeler üzerinde çalmak; dolaşmak
GERGİNCE

  1. [sıfat] Biraz gergin
GEÇİŞKEN

  1. [sıfat] Bir durumdan başka bir duruma geçme özelliği olan
  2. [mecaz] Birbirine etki edebilen
GELGEÇÇİ

  1. [sıfat] Gelip geçici, sebatkâr olmayan (kimse)
    • "Edipler yerlerini arabacılara, gelgeççi müşterilere bırakırlar." (Salâh Birsel)
GENELLİK

  1. [isim] Genel olma durumu; umumiyet, umumilik
  2. [mantık] Genel düşüncenin veya kavramın özelliği
GEÇDOĞAN

  1. [sıfat, tıp] Normal zamanından sonra doğan (bebek); postmatüre
GEPEGENÇ

  1. [sıfat] Bakınız gencecik
    • "Rahat bir döşekte göremedi gepegenç hayatının sonunu." (Kerim Korcan)
GETİRMEK

  1. [-e] Gelmesini sağlamak
    • "Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [-de] Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak
  3. [-i] Erişmek veya eriştiğini sanmak
    • "Baharı getirdik."
  4. [nesnesiz] İleri sürmek
    • "Örnek getirmek."
  5. [nesnesiz] Sebep olmak, ortaya çıkarmak
    • "Bu rüzgâr kar getirir."
  6. [-i] İletmek, bildirmek
    • "Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi." (Orhan Seyfi Orhon)
  7. [nesnesiz] Bir şey sağlamak
    • "Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse..." (Ömer Seyfettin)
  8. Bir makama atamak veya seçmek
  9. [yardımcı fiil] Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar
    • "Gayrete getirmek. Nedamet getirmek."
  10. [-i, -den] Bir şeyi aktarmak
    • "Atalarından getirdiği gelenekler."
GERGİSİZ

  1. [sıfat] Gergisi olmayan
GETİRTME

  1. [isim] Getirtmek işi
GEĞİRMEK

  1. [nesnesiz] Midede toplanan gazı ağızdan sesli bir biçimde çıkarmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü