Başında ge olan 7 harfli 88 kelime var. Ge ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ge olan kelimeler listesine ya da sonu ge ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ge bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GELEĞEN
-
-
Ana ırmağa karışan (akarsu)
-
Ana ırmağa karışan (akarsu)
- GEREKÇE
-
-
[isim]
Gerektirici sebep, esbabımucibe
- "Her hâlde kendince bir gerekçesi olmalı." (Haldun Taner)
-
Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri
-
Mahkeme kararlarında, kararın dayandığı yasal ve hukuksal sebeplerin gösterilmesi
-
Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme
-
[isim]
Gerektirici sebep, esbabımucibe
- GEĞİRİŞ
-
-
[isim]
Geğirme işi veya biçimi
-
[isim]
Geğirme işi veya biçimi
- GEÇERLİ
-
-
[sıfat]
Yürürlükte olan, uygulanan, meri, muteber
-
Beğenilen, tutulan, sürümü olan
-
[sıfat]
Yürürlükte olan, uygulanan, meri, muteber
- GEPGENÇ
-
-
[sıfat]
Çok genç
- "Ölüm bu gepgenç, bu dipdiri insanı yatağında değil, bir kapı önünde ayakta aldı götürdü." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Çok genç olarak, çok gençken
- "Gepgenç öldü."
-
[sıfat]
Çok genç
- GELİŞME
-
-
[isim]
Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül
- "Şiir, uygarlıkların doğuşunda, gelişmesinde ilk işaret oluyor." (Necati Cumalı)
-
Olan biten şey
-
Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm
-
[isim]
Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül
- GERİLME
-
-
[isim]
Gerilmek işi
-
Kasların son uzama gücü ile vücudun bütün bölümlerinde oluşan gergin durum, gevşeme karşıtı
-
[isim]
Gerilmek işi
- GENİTİF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Tamlayan durumu
-
[isim]
Tamlayan durumu
- GEZİNTİ
-
-
[isim]
Uzak olmayan bir yere yapılan gezi, tenezzüh
- "O civarın bütün ahalisi oralara yayılarak akşamları gezinti yapmaktadırlar." (Ahmet Rasim)
-
Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol
-
Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi
-
Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor
-
Sofa, balkon
-
[isim]
Uzak olmayan bir yere yapılan gezi, tenezzüh
- GEZİLİŞ
-
-
[isim]
Gezilme işi veya biçimi
-
[isim]
Gezilme işi veya biçimi
- GEÇENDE
-
-
[zarf]
Ne kadar geçtiği belli olmayan yakın bir zaman önce
-
[zarf]
Ne kadar geçtiği belli olmayan yakın bir zaman önce
- GECİKME
-
-
[isim]
Gecikmek işi, teehhür, rötar
- "Zaten gecikmemin sebebi evi aramak oldu." (Peyami Safa)
-
[isim]
Gecikmek işi, teehhür, rötar
- GEZİLME
-
-
[isim]
Gezilmek işi
-
[isim]
Gezilmek işi
- GERİLİK
-
-
[isim]
Geri olma durumu
- "Kayıtsızlıktan, tembellikten, gerilikten kurtulmak için inanmak lazım." (Orhan Seyfi Orhon)
-
İdrak etme yeteneğinde veya okul başarılarında yaşına göre geri kalma durumu
-
[isim]
Geri olma durumu
- GEÇİNİZ
-
-
"bu söylediklerinizi kabul etmiyorum, daha mantıklı sözler söyleyin" anlamında kullanılan bir söz
- "Elindeki kitabı bırakıp bulundukları odaya geçtim." (Tarık Buğra)
- "Biz ev yaptırdık ama sen bize bakma; bizim paramız vardı. Geç efendim geç; bu işler sizin gibilerin harcı değil." (Nazım Kurşunlu)
- "Onun geçtiği yollardan geçtiğim için tahminlerim biraz daha kolaylaşıyor." (Haldun Taner)
-
bilgi yarışmalarında kendisinden sonraki yarışmacıya geçilmesini istemek için veya bir sonraki soruya geçmek için söylenen bir söz
- "İplik iğne deliğinden zor geçti."
-
"bu söylediklerinizi kabul etmiyorum, daha mantıklı sözler söyleyin" anlamında kullanılan bir söz
- GERİLİM
-
-
[isim]
Gerginlik, tansiyon
- "Çayların dağılışı, gerilime bir çeşit ara verir gibi oldu." (Haldun Taner)
-
Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi, tansiyon
-
İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür
-
Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj
-
İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum
-
Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon
-
[isim]
Gerginlik, tansiyon
- GELENEK
-
-
[isim]
Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane
- "Şair yeni bir dil yaratabilir ama bunun için gereken gücü gelenekten alır." (Nurullah ataç)
-
[isim]
Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane
- GEZEGEN
-
-
[isim]
Güneş çevresinde dolanan, ondan aldıkları ışığı yansıtan gök cisimlerinin ortak adı, seyyare, planet
-
[isim]
Güneş çevresinde dolanan, ondan aldıkları ışığı yansıtan gök cisimlerinin ortak adı, seyyare, planet
- GERİLLA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Düzenli bir orduya karşı küçük birlikler hâlinde çatışan, hafif silahlarla donatılmış topluluk
-
Bu topluluktan olan kimse
-
Bağımsız bir biçimde hareket eden çete
-
[isim]
Düzenli bir orduya karşı küçük birlikler hâlinde çatışan, hafif silahlarla donatılmış topluluk
- GELECEK
-
-
[isim]
Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati
- "Karakteri ve zekâsı gelecek için insana umut ışığı veriyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Zaman bakımından ileride olması, gerçekleşmesi beklenen, müstakbel
- "Kız, gelecek baharda yine geleceklerini müjdeledi." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati