Başında f olan 3 harfli 31 kelime var. F harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında f bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FAY
-
Kelime Kökeni: Fransızca faille
-
[isim, jeoloji]
Yer kabuğu kayaçlarının ters yönlü sıkıştırma veya gerilme kuvvetlerinin etkisiyle koparak birbirine göre yer değiştirmesi sonucu ortaya çıkan hareketli kesimi; kırık (III)
-
[isim, jeoloji]
Yer kabuğu kayaçlarının ters yönlü sıkıştırma veya gerilme kuvvetlerinin etkisiyle koparak birbirine göre yer değiştirmesi sonucu ortaya çıkan hareketli kesimi; kırık (III)
- FAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca phase
-
[isim, fizik]
Elektrik geriliminde evre; safha
-
[isim, fizik]
Elektrik geriliminde evre; safha
- FİŞ
-
Kelime Kökeni: Fransızca fiche
-
[isim]
Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç
-
Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge
-
Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri
-
Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey
-
Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri; makbuz
- "Fiş almak. Fiş kesmek."
-
Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası
-
[isim]
Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç
- FÖY
-
Kelime Kökeni: Fransızca feuille
-
[isim]
Kısa bilgileri içeren belge
-
[isim]
Kısa bilgileri içeren belge
- FOŞ
-
-
[isim]
Suyun ani ve fazla miktarda dökülmesi sırasında çıkan ses
-
[isim]
Suyun ani ve fazla miktarda dökülmesi sırasında çıkan ses
- FAŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça fāş
-
[isim, eskimiş]
"Gizli olanı açığa vurmak, duyurmak, ortaya dökmek, dile vermek" anlamlarındaki faş etmek, "belli olmak, açıklanmak, ortaya çıkmak" anlamlarındaki faş olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
- "Ona en büyük sırrını faş etmek, ona imdi yukarıda, kocasının yanı başında yemek yiyen Güzide'yi göstermek istemişti."
- "Sırrının faş olduğu gün ona ölümden başka çıkar yol kalmazdı."
-
[isim, eskimiş]
"Gizli olanı açığa vurmak, duyurmak, ortaya dökmek, dile vermek" anlamlarındaki faş etmek, "belli olmak, açıklanmak, ortaya çıkmak" anlamlarındaki faş olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
- FUT
-
Kelime Kökeni: İngilizce foot
-
[isim]
Bakınız ayak
-
[isim]
Bakınız ayak
- FİT
-
Kelime Kökeni: Arapça fitne
-
[isim]
Birini başkasına karşı kışkırtma
-
[isim]
Birini başkasına karşı kışkırtma
- FOS
-
-
[sıfat, argo]
Sonu boş olan (iş, olay)
-
[sıfat, argo]
Sonu boş olan (iş, olay)
- FAK
-
Kelime Kökeni: Arapça faḫḫ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tuzak
- "İyi bir fakı olsa yine iş görebilirdi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tuzak
- FES
-
Kelime Kökeni: (Fas yer adından)
-
[isim]
Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık
- "Geriye doğru basık, yalın kat destarlı fesinde her zaman bir çiçek takılıdır."
-
[isim]
Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık
- FER
-
Kelime Kökeni: Farsça fer
- FÖN
-
Kelime Kökeni: Almanca Föhn
-
[isim]
Sıcak veya soğuk hava üfleyen bir aletle saçı kurutup biçim vererek tarama
-
Sıcak, kuru ve sert esen bir rüzgâr türü
-
[isim]
Sıcak veya soğuk hava üfleyen bir aletle saçı kurutup biçim vererek tarama
- FAL
-
Kelime Kökeni: Arapça fāl
-
[isim]
Geleceği öğrenmek, şans ve kısmeti anlamak amacıyla oyun kâğıdı, kahve telvesi, el ayası vb.ne bakarak anlam çıkarma; bakı
- "Ben bütün fallara, bütün rüyalara, bütün itikatlara inanırım."
-
[isim]
Geleceği öğrenmek, şans ve kısmeti anlamak amacıyla oyun kâğıdı, kahve telvesi, el ayası vb.ne bakarak anlam çıkarma; bakı
- FEL
-
-
[isim]
Görüngü
-
[isim]
Görüngü
- FON
-
Kelime Kökeni: Fransızca fond
-
[isim, ekonomi]
Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak
- "Karşılıklı paralar fonundan beş yüz milyon lira millî savunma hizmetlerine tahsis edilmişti."
-
[ekonomi]
Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi
-
Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü
-
Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı
-
İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm
-
Bir kumaşın alt dokusu
-
[isim, ekonomi]
Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak
- FAN
-
Kelime Kökeni: İngilizce fan
-
[isim]
Bakınız vantilatör
-
[isim]
Bakınız vantilatör
- FEN
-
Kelime Kökeni: Arapça fenn
- FOL
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Tavuğun istenilen yere yumurtlaması için o yere konulan yumurta veya yumurtaya benzeyen şey
-
[isim]
Tavuğun istenilen yere yumurtlaması için o yere konulan yumurta veya yumurtaya benzeyen şey
- FOK
-
Kelime Kökeni: Fransızca phoque
-
[isim, hayvan bilimi]
Etçiller takımının fokgiller familyasından, 1-2 metre boyunda, postu değerli, memeli deniz hayvanı; ayı balığı (Phoca)
- "Donuk ışıkta birçok fokun mağaraya girdiğini görmüş."
-
[isim, hayvan bilimi]
Etçiller takımının fokgiller familyasından, 1-2 metre boyunda, postu değerli, memeli deniz hayvanı; ayı balığı (Phoca)