Başında f olan 3 harfli 31 kelime var. F harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında f bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FAS
...
FÜG

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çok sesli müzikte bir beste
    • "Türk romancıları içinde müzikal yapı ve füg sanatı ile romanın yakın ilişkisini de ilk keşfeden o olmuştur." (Haldun Taner)

FIR

  1. [zarf] Fırıl fırıl
    • "Kızı, annesinin çevresinde fır dönüyor."
  2. [isim] Piç, fırlama

FON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak
    • "Karşılıklı paralar fonundan beş yüz milyon lira Millî Savunma hizmetlerine tahsis edilmişti." (Atilla İlhan)
  2. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi
  3. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü
  4. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı
  5. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm
  6. Bir kumaşın alt dokusu

FOK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Etçiller takımının fokgiller familyasından, 1-2 m boyunda, postu değerli, memeli deniz hayvanı, ayı balığı (Phoca)

FAN

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör
  2. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç

FOS

  1. [sıfat] Çürük, temelsiz, boş, kof

FAZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Elektrik geriliminde evre

FAŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Açığa vurulma, ortaya dökülme
    • "Bu telaffuz, onun dadılı, matmazelli geçmiş çocukluğunun izlerini de faş ederdi." (Haldun Taner)
    • "Sırrının faş olduğu gün ona ölümden başka çıkar yol kalmazdı." (Refik Halit Karay)

FİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Filgillerin hortumlular takımından, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok iri, kalın derili hayvan (Elephas)
  2. Satrançta çapraz hareket ettirilen taş

FLU

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Tam olarak belli olmayan
  2. [isim] Fotoğrafta net olmayan görüntü

FİĞ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki (Vicia sativa)

FEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Fizik, kimya, matematik ve biyolojiye verilen ortak ad
    • "Fen fakültesi."
  2. Fizik, kimya, matematik ve biyolojiden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama, teknik
    • "Edison, bilimden çok fenne hizmet etmiştir."
  3. Bilim, bilgi
    • "Hocalar dinde, hekimler fende ayıp yok, derlerdi." (Falih Rıfkı Atay)
  4. Hile, hilekârlık
    • "Erkeğin en budalası yine karısını aldatmak fennini bulur." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

FİŞ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç
  2. Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge
  3. Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri
  4. Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey
  5. Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz
    • "Fiş almak. Fiş kesmek."
  6. Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası

FER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Parlaklık, aydınlık
  2. Gözdeki canlılık
    • "Otuz yaşıma gelmeden gözlerimin feri sönmüştü." (Halide Edip Adıvar)
  3. Güç, kuvvet, nüfuz

FÖY

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kısa bilgileri içeren belge

FAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Geleceği öğrenmek, şans ve kısmeti anlamak amacıyla oyun kâğıdı, kahve telvesi, el ayası vb.ne bakarak anlam çıkarma, bakı
    • "Ben bütün fallara, bütün rüyalara, bütün itikatlara inanırım." (Peyami Safa)
    • "Tutun birer niyet de açayım size birer maydanozlu fal!" (Osman Cemal Kaygılı)
    • "Para ile fala baktığı hâlde geçim sıkıntısından kurtulamıyor." (Reşat Nuri Güntekin)

FEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bozma, feshetme, kesme, ayırma, koparma

FİN
...
FOL

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Tavuğun istenilen yere yumurtlaması için o yere konulan yumurta veya yumurtaya benzeyen şey
    • "Kız kardeşi ile Mahir daha ortada fol yok yumurta yokken gelin güveyi olmuşlar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü