Sonunda ese olan 11 kelime var. ESE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ese olan kelimeler listesine ya da başında ese olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

MUKAYESE, MÜESSESE, MÜMARESE

7 Harfli Kelimeler

HENDESE, MEDRESE, VESVESE

6 Harfli Kelimeler

PERESE, VERESE

5 Harfli Kelimeler

ADESE, PRESE

4 Harfli Kelimeler

KESE


Kelime bulma makinesi

E E S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ES, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜMARESE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yatkınlık

MUKAYESE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Benzeterek veya karşılaştırarak değerlendirme, karşılaştırma, kıyaslama
    • "Bu kitabın kahramanıyla hakikat arasında yeniden mukayeseye başladı." (Peyami Safa)

MÜESSESE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kuruluş, kurum (II)
  2. Kurum (II)
  3. Bir toplumda bazı sorunların çözümlenebilmesi için uygulanan yöntem
    • "Hâlbuki bu dayak müessesesi cennetten çıkmadır." (Ömer Seyfettin)

HENDESE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Geometri

VESVESE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kuruntu
    • "Etrafı su olduğu için acaba kökünü bırakıp yüzüverir mi, diye içime bir vesvese girer." (Burhan Felek)

MEDRESE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İslam ülkelerinde, genellikle İslam dini kurallarına uygun bilimlerin okutulduğu yer
    • "Geceleri de ya bir cami ya da bir medrese köşesinde kıvrılır yatarmış." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Fakülte

PERESE

  1. [isim] Duvarcıların doğrultu bulmakta kullandıkları şakul ipi
  2. Durum, derece, kerte
    • "İş bu pereseye geldikten sonra..."

VERESE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Mirasçılar

ADESE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Mercek
  2. Kovucuk
  3. Görüş derecesi, inceliği
    • "Evvelkilerle bu son görüşümüz arasındaki adese farklılıklarını ölçüyorum." (Yahya Kemal Beyatlı)

PRESE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Sıkıştırılmış, sıkılmış olan

KESE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba
    • "Boynundan bir kese çıkardı fakat içine bakmadan ani bir fikirle yüzü kızardı." (Halide Edip Adıvar)
    • "Balo ve kokteyl partisine bir davetiye alabilmek için keselerinin ağzını açmak kifayet etmezse avuçlarını açarlar." (Halide Edip Adıvar)
    • "Bunda benim keseme bir girecek yok ki sana yalan söyleyeyim." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Böylece Tecirlilerin yanına varan bir hoca, kesesini pek çok doldururmuş." (Salâh Birsel)
  2. [sıfat] Bu küçük torba miktarında olan
    • "Üç kese tütün."
  3. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap
    • "Kur'an kesesi."
  4. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez
  5. Bir kimsenin mal varlığı
    • "Bu sadeleşme vücut ve keseye daha elverişli idi." (Falih Rıfkı Atay)
  6. Organizmanın bazı boşlukları
  7. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik
  8. Beş yüz kuruşluk para birimi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü