Sonunda fe olan 35 kelime var. FE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde fe olan kelimeler listesine ya da başında fe olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
FETVAYİŞERİFE
ESMAYIŞERİFE
MÜTEARİFE, TOPKADİFE
FELSEFE, MEKSEFE, MUAREFE, NESKAFE
HALİFE, HAŞEFE, HURAFE, KADİFE, KÜNEFE, LATİFE, MESAFE, SAHİFE, ŞEREFE, TARİFE, VAZİFE
AFİFE, AREFE, ARİFE, İZAFE, MAHFE, SÜRFE, ULUFE, VAKFE
BÜFE, CİFE, KAFE, KEFE, KÜFE, TEFE
EFE
FE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FETVAYİŞERİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça fetvā + şerīfe
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Şeyhülislam fetvası
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Şeyhülislam fetvası
- ESMAYIŞERİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça esmā + şerīfe
-
[isim, din bilimi]
Bakınız esmayıhüsna
-
[isim, din bilimi]
Bakınız esmayıhüsna
- TOPKADİFE
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız kadife çiçeği
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız kadife çiçeği
- MÜTEARİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça muteʿārife
-
[isim, eskimiş, mantık]
Bakınız belit
-
[isim, eskimiş, mantık]
Bakınız belit
- NESKAFE
-
Kelime Kökeni: Nescafe tescilli ürün adından
-
[isim]
Bakınız hazır kahve
-
[isim]
Bakınız hazır kahve
- MUAREFE
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿārefe
-
[isim, eskimiş]
Karşılıklı birbirini tanıma
- "Sizi tanıdığım günden beri aramızda muarefenin alabileceği şekiller üstünde her gün düşünüyorum."
-
[isim, eskimiş]
Karşılıklı birbirini tanıma
- MEKSEFE
-
Kelime Kökeni: Arapça miks̱efe
-
[isim, fizik]
Bakınız kondansatör
-
[teknik]
Otomobillerde kondansatör görevini yapan parça
-
[isim, fizik]
Bakınız kondansatör
- FELSEFE
-
Kelime Kökeni: Arapça felsefe
-
[isim]
Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması
- "Felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir yani olgudur."
-
Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü
- "Tarih felsefesi. Hukuk felsefesi."
-
Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi
- "Sokrates felsefesi."
-
Bakınız dünya görüşü
- "Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız."
-
Bir konuda soyut düşünüş
- "Uzun felsefelerden sonra Mediha'yı benden çok sevdiğini anlatıyor."
-
[isim]
Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması
- KÜNEFE
-
-
[isim]
Sıcak yenilen bir tür peynirli tel kadayıf
- "Fıstıklı, cevizli baklavaların, bülbülyuvası, şöbiyet, kadayıf, künefe, saray sarması ile zülbiye denilen Bergama tatlısının küçük tepsilerde yan yana sıralandığı tezgâhın arkasında yassı kafasının sadece tepesinde bir tutam saç bırakmış, bıyıkları yeni terlemiş gençten biri oturuyordu."
-
[isim]
Sıcak yenilen bir tür peynirli tel kadayıf
- HAŞEFE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāşefe
-
[isim, eskimiş, bitki bilimi]
Bakınız başçık
-
[isim, eskimiş, bitki bilimi]
Bakınız başçık
- TARİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿrife
-
[isim]
Fiyat gösteren çizelge
- "Pazar ruhsatları tarifesi hakikaten ağırdır."
-
Taşıtların gidiş geliş zamanlarını gösteren çizelge
- "Yıpranır ceplerinde tren tarifeleri."
-
Bakınız tanıtmalık
- "Bir ilacın tarifesi."
-
[isim]
Fiyat gösteren çizelge
- HALİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalīfe
-
[isim, din bilimi]
Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse
-
[tarih]
Osmanlı padişahlarının kullandıkları ünvanlardan biri
-
Babıali kalemlerinde kâtip
-
Bir mürşidin, dervişleri arasından mürşit olmaya ve derviş yetiştirmeye manen ehliyet kazanmış olduğu için seçip belli bir usul içinde irşada memur ettiği müridi
-
[mecaz]
Çok iyi yetişmiş, eğitilmiş kimse
- "O, ustalarının postunda oturan bir sanat halifesiydi."
-
[isim, din bilimi]
Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse
- LATİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça laṭīfe
-
[isim]
Bakınız şaka
-
[isim]
Bakınız şaka
- VAZİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça vaẓīfe
- MESAFE
-
Kelime Kökeni: Arapça mesāfe
- SAHİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣaḥīfe
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sayfa
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sayfa
- KADİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳaṭīfe
-
[isim]
Yüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş; velur
- "Kadifeye benzer dokumalı pahalı kumaştan paltolarını omuzlarına atmışlar."
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış, bu kumaşla kaplanmış
- "Kadife bir mahfazayı usulcacık karısının yastığının altına koydu."
-
[isim]
Yüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş; velur
- ŞEREFE
-
Kelime Kökeni: Arapça şerefe
-
[isim]
Minarenin gövdesini çepeçevre dolaşan, korkuluklu, ezan okunan yer
- "İstanbul'un kandilleri bile yanmayan şerefelerinde eski ışıkları arar."
-
[isim]
Minarenin gövdesini çepeçevre dolaşan, korkuluklu, ezan okunan yer
- HURAFE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫurāfe
-
[isim, din bilimi]
İslamiyet’ten önceki dinlerden kalan veya dinde olmadığı hâlde sonradan oluşturulmuş, gerçekle ilgisi bulunmayan batıl inanç, efsane, hikâye, rivayet vb.
- "Bilhassa kadınlar arasında hurafeye inanç fazla buralarda."
-
[isim, din bilimi]
İslamiyet’ten önceki dinlerden kalan veya dinde olmadığı hâlde sonradan oluşturulmuş, gerçekle ilgisi bulunmayan batıl inanç, efsane, hikâye, rivayet vb.
- SÜRFE
-
Kelime Kökeni: Arapça surfe
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız kurtçuk
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız kurtçuk