Sonunda en olan 6 harfli 140 kelime var. EN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde en olan kelimeler listesine ya da başında en olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
En Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KRETEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca crétin
-
[isim, tıp]
Kretenizme tutulmuş kimse
-
[isim, tıp]
Kretenizme tutulmuş kimse
- GOBLEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca gobelin
-
[isim]
Kanaviçe veya telleri sayılabilecek türde kumaş üzerine renkli iplikle yapılan özel bir işleme
-
[sıfat]
Bu tür işlenmiş (kumaş)
-
[isim]
Kanaviçe veya telleri sayılabilecek türde kumaş üzerine renkli iplikle yapılan özel bir işleme
- BEŞGEN
-
-
[isim, matematik]
Beş kenarlı çokgen; muhammes
-
[sıfat]
Bu biçimde olan
-
[isim, matematik]
Beş kenarlı çokgen; muhammes
- MADLEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca madeleine
-
[isim]
Deniz kabuğu biçiminde küçük, yumuşak bir Fransız keki
-
[isim]
İçi fındık, fıstık vb. dolgulu küçük çikolata
-
[isim]
Deniz kabuğu biçiminde küçük, yumuşak bir Fransız keki
- ÇİNGEN
-
-
[isim]
Bakınız Çingene
-
[isim]
Bakınız Çingene
- SULHEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣulḥen
-
[zarf]
Barış yoluyla, anlaşıp uzlaşarak
- "Bu hükme dayanılarak idare ile yüklenicinin karşılıklı anlaşmak suretiyle sözleşmenin sulhen tasfiyesinin 4735 sayılı Kanun’a tabi sözleşmeler açısından mümkün olup olmadığı hususu uygulamada tartışmalıydı."
-
[zarf]
Barış yoluyla, anlaşıp uzlaşarak
- DENDEN
-
-
[isim]
Bakınız denden işareti
-
[isim]
Bakınız denden işareti
- SEKMEN
-
- ZIMNEN
-
Kelime Kökeni: Arapça żimnen
-
[zarf]
Üstü kapalı bir biçimde, dolaylı olarak
- "Konuşmadılar ama zımnen anlaştılar: Ayşen Gedikpaşa’da kalacak, talak davasının neticelenmesini bekleyecekti."
-
[zarf]
Üstü kapalı bir biçimde, dolaylı olarak
- SENDEN
-
-
birisi tarafında olan (kimse)
-
birisi tarafında olan (kimse)
- BİRDEN
-
-
[zarf]
Bakınız bir defada
-
Bakınız ansızın
- "Sokakta yürürken birden durup yukarı bakarmışım."
-
Birlikte, beraberce, hepsi bir arada
- "Üçümüz birden sürükleyerek şilteyi de dışarı çıkardık."
-
[zarf]
Bakınız bir defada
- NEYZEN
-
Kelime Kökeni: Farsça neyzen
-
[isim, müzik]
Ney çalan kimse
- "Neyzen hicaz bir taksime başladı, bu koca yeri dolduran yüzlerce insan birden tıs kesildi."
-
[isim, müzik]
Ney çalan kimse
- NAKLEN
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳlen
-
[zarf]
Nakil yoluyla, aktarılarak
- "Bu rakamı Âşık Çelebi, şairin kendisinden naklen veriyor."
-
Canlı olarak
- "Köşedeki televizyondan Türkiye-Avusturya millî maçı naklen veriliyordu."
-
[zarf]
Nakil yoluyla, aktarılarak
- MENGEN
-
-
[isim]
Bolu iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Bolu iline bağlı ilçelerden biri
- ÇEKMEN
-
-
[isim]
Bakınız vantuz
-
[isim]
Bakınız vantuz
- YENGEN
-
-
[isim, ağızlardan]
Yemesi hoş yiyecek
-
İçine salam, sucuk, kaşar, ketçap, mayonez, turşu vb. konularak hazırlanan tost
-
[isim, ağızlardan]
Yemesi hoş yiyecek
- GÖÇMEN
-
-
[sıfat]
Kendi ülkesinden ayrılarak yerleşmek için başka ülkeye giden (kimse, aile veya topluluk); muhacir
- "Ama biz de yeni göçmeniz, hâlden anlarız."
-
Sıcak iklimli ülkelere giden (hayvan)
-
[sıfat]
Kendi ülkesinden ayrılarak yerleşmek için başka ülkeye giden (kimse, aile veya topluluk); muhacir
- ZİHNEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ẕihnen
-
[zarf]
Bakınız zihince
- "Sonra, ben, zihnen düğünü köyde yapmaya karar verdim."
-
[zarf]
Bakınız zihince
- ÇÖRTEN
-
-
[isim, ağızlardan]
Dam çevresindeki yağmur sularını oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarlarından dışarı doğru uzanmış ağaç oluk
-
[isim, ağızlardan]
Dam çevresindeki yağmur sularını oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarlarından dışarı doğru uzanmış ağaç oluk
- DİRGEN
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, ağızlardan]
Genellikle harmanda sapları yaymaya yarayan demirden, çatallı bir tarım aracı; çatal, diren
- "Makineye dirgenle demet veriyordu."
-
[isim, ağızlardan]
Genellikle harmanda sapları yaymaya yarayan demirden, çatallı bir tarım aracı; çatal, diren