Sonunda efe olan 10 kelime var. EFE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde efe olan kelimeler listesine ya da başında efe olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
FELSEFE, MEKSEFE, MUAREFE
HAŞEFE, KÜNEFE, ŞEREFE
AREFE
KEFE, TEFE
EFE
Efe Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
EFE
2 Harfli Kelimeler
FE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUAREFE
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿārefe
-
[isim, eskimiş]
Karşılıklı birbirini tanıma
- "Sizi tanıdığım günden beri aramızda muarefenin alabileceği şekiller üstünde her gün düşünüyorum."
-
[isim, eskimiş]
Karşılıklı birbirini tanıma
- FELSEFE
-
Kelime Kökeni: Arapça felsefe
-
[isim]
Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması
- "Felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir yani olgudur."
-
Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü
- "Tarih felsefesi. Hukuk felsefesi."
-
Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi
- "Sokrates felsefesi."
-
Bakınız dünya görüşü
- "Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız."
-
Bir konuda soyut düşünüş
- "Uzun felsefelerden sonra Mediha'yı benden çok sevdiğini anlatıyor."
-
[isim]
Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması
- MEKSEFE
-
Kelime Kökeni: Arapça miks̱efe
-
[isim, fizik]
Bakınız kondansatör
-
[teknik]
Otomobillerde kondansatör görevini yapan parça
-
[isim, fizik]
Bakınız kondansatör
- KÜNEFE
-
-
[isim]
Sıcak yenilen bir tür peynirli tel kadayıf
- "Fıstıklı, cevizli baklavaların, bülbülyuvası, şöbiyet, kadayıf, künefe, saray sarması ile zülbiye denilen Bergama tatlısının küçük tepsilerde yan yana sıralandığı tezgâhın arkasında yassı kafasının sadece tepesinde bir tutam saç bırakmış, bıyıkları yeni terlemiş gençten biri oturuyordu."
-
[isim]
Sıcak yenilen bir tür peynirli tel kadayıf
- HAŞEFE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāşefe
-
[isim, eskimiş, bitki bilimi]
Bakınız başçık
-
[isim, eskimiş, bitki bilimi]
Bakınız başçık
- ŞEREFE
-
Kelime Kökeni: Arapça şerefe
-
[isim]
Minarenin gövdesini çepeçevre dolaşan, korkuluklu, ezan okunan yer
- "İstanbul'un kandilleri bile yanmayan şerefelerinde eski ışıkları arar."
-
[isim]
Minarenin gövdesini çepeçevre dolaşan, korkuluklu, ezan okunan yer
- AREFE
-
-
[isim]
Bakınız arife
-
[isim]
Bakınız arife
- TEFE
-
-
[isim]
Dokuma tezgâhında tarağı tutan ağaç veya metal parça
-
[isim]
Dokuma tezgâhında tarağı tutan ağaç veya metal parça
- KEFE
-
Kelime Kökeni: Arapça keffe
-
[isim]
Terazi gözlerinden her biri
-
[isim]
Terazi gözlerinden her biri
- EFE
-