Başında düğü olan 18 kelime var. Düğü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde düğü olan kelimeler listesine ya da sonu düğü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında düğü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DÜĞÜMLEYEBİLMEK
DÜĞÜMLEYEBİLME
DÜĞÜMLENMEK, DÜĞÜNCÜBAŞI
DÜĞÜMLEMEK, DÜĞÜMLENME, DÜĞÜNCÜLÜK
DÜĞÜMLEME
DÜĞÜMCÜK, DÜĞÜMSÜZ, DÜĞÜNEVİ, DÜĞÜNSÜZ, DÜĞÜRCÜK
DÜĞÜMLÜ, DÜĞÜNCÜ
DÜĞÜM, DÜĞÜN
DÜĞÜ
Düğü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
DÜĞÜ
2 Harfli Kelimeler
DÜ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÜĞÜMLEYEBİLMEK
-
-
[-i]
Düğümleme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-i]
Düğümleme ihtimali veya imkânı bulunmak
- DÜĞÜMLEYEBİLME
-
-
[isim]
Düğümleyebilmek işi
-
[isim]
Düğümleyebilmek işi
- DÜĞÜMLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Düğümle bağlanmak
-
[mecaz]
Bir şey sıkışmak
- "Trafik düğümlendi."
-
[mecaz]
Bütün sorunlar bir yerde toplanıp birleşmek
-
[nesnesiz]
Düğümle bağlanmak
- DÜĞÜNCÜBAŞI
-
-
[isim]
Düğünü yöneten kimse
-
[isim]
Düğünü yöneten kimse
- DÜĞÜMLEMEK
-
-
[-i]
Düğüm yapmak
-
Düğüm yaparak bağlamak
- "Sandalın koltuğunu demir halkaya düğümledi."
-
[-i]
Düğüm yapmak
- DÜĞÜNCÜLÜK
-
-
[isim]
Düğüncü olma durumu
-
[isim]
Düğüncü olma durumu
- DÜĞÜMLENME
-
-
[isim]
Düğümlenmek durumu
-
[isim]
Düğümlenmek durumu
- DÜĞÜMLEME
-
-
[isim]
Düğümlemek işi
-
[isim]
Düğümlemek işi
- DÜĞÜNSÜZ
-
-
[zarf]
Düğün olmadan, düğün yapmadan
- "Evlenme çağına girmiş kızlar da eksik değildi, işleri ortadan kaldırınca gelen güz düğünsüz de geçmeyecekti."
-
[sıfat]
Düğünü olmayan
-
[zarf]
Düğün olmadan, düğün yapmadan
- DÜĞÜMSÜZ
-
-
[sıfat]
Düğümü olmayan
-
[sıfat]
Düğümü olmayan
- DÜĞÜRCÜK
-
-
[isim, ağızlardan]
İnce bulgur
-
[isim, ağızlardan]
İnce bulgur
- DÜĞÜNEVİ
-
-
[isim]
Düğün yapan aile
-
[isim]
Düğün yapan aile
- DÜĞÜMCÜK
-
-
[isim]
Ufak düğüm
-
[tıp]
Canlılarda görülen yuvarlak veya oval küçük yumru; nodül
-
[isim]
Ufak düğüm
- DÜĞÜNCÜ
-
-
[isim]
Düğün sahibi; toycu
-
Düğün çağrıcısı
-
Düğüne katılan kimse
- "Düğüncüler akşama kadar güneş altında pişmiş, bıkmış, yanmış oldukları için rakı sofrasına pekçe sokuldular."
-
[isim]
Düğün sahibi; toycu
- DÜĞÜMLÜ
-
-
[sıfat]
Düğümlenmiş olan
-
Bakınız budaklı
- "Yüksek çınarların yamru yumru düğümlü dalları henüz yapraklarla örtülmemişti."
-
[mecaz]
Sorunlu, karışık olan
-
[sıfat]
Düğümlenmiş olan
- DÜĞÜN
-
-
[isim]
Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılan tören, eğlence; toy (II), cemiyet
- "Babam düğünün savaştan sonraya kalmasını uygun görmüş."
-
[mecaz]
Bir olayı kutlamak için yapılan büyük eğlence veya tören
-
[isim]
Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılan tören, eğlence; toy (II), cemiyet
- DÜĞÜM
-
-
[isim]
İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılan boğum; düğmük
-
[mecaz]
Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum
-
[bilişim]
Bilgisayar ağındaki tüm birimler tarafından ortak olarak yararlanılan sunucu; bilgisayar, yazıcı, çizici vb. birim
-
[edebiyat]
Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru
-
[fizik]
Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri
- "Ardışık iki düğüm arası bir yarım dalga uzunluğudur."
-
[isim]
İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılan boğum; düğmük
- DÜĞÜ
-
-
[isim, ağızlardan]
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur
-
[isim, ağızlardan]
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur