Başında deme olan 19 kelime var. Deme ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde deme olan kelimeler listesine ya da sonu deme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında deme bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DEMETLENMEK, DEMETLETMEK
DEMETÇİLİK, DEMETLEMEK, DEMETLENİŞ, DEMETLENME, DEMETLETİŞ, DEMETLETME, DEMETLEYİŞ
DEMETLEME
DEMETÇİK
DEMEMEK, DEMETÇİ, DEMETLİ
DEMEVİ
DEMEÇ, DEMEK, DEMET
DEME
Deme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
DEME
3 Harfli Kelimeler
DEM, EDE
2 Harfli Kelimeler
DE, EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DEMETLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Demet yapılmak
- "Akışta demetlenmiş büyük, küçük, kâinat / Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!"
-
[nesnesiz]
Demet yapılmak
- DEMETLETMEK
-
-
[-i]
Demet yaptırmak
-
[-i]
Demet yaptırmak
- DEMETLEMEK
-
-
[-i]
Demet yapmak, demet durumunda ayırıp bağlamak
- "Dağınıklık ve ayrılıktan sonra bizi topladı ve birleştirdi, kin ve düşmanlıktan sonra kalplerimizi sevgiyle demetledi."
-
[-i]
Demet yapmak, demet durumunda ayırıp bağlamak
- DEMETÇİLİK
-
-
[isim]
Demetçinin yaptığı iş
-
[isim]
Demetçinin yaptığı iş
- DEMETLETME
-
-
[isim]
Demetletmek işi
-
[isim]
Demetletmek işi
- DEMETLENME
-
-
[isim]
Demetlenmek işi
-
[isim]
Demetlenmek işi
- DEMETLEYİŞ
-
-
[isim]
Demetlemek işi
-
[isim]
Demetlemek işi
- DEMETLETİŞ
-
-
[isim]
Demetletmek işi
-
[isim]
Demetletmek işi
- DEMETLENİŞ
-
-
[isim]
Demetlenmek işi
-
[isim]
Demetlenmek işi
- DEMETLEME
-
-
[isim]
Demetlemek işi
-
[isim]
Demetlemek işi
- DEMETÇİK
-
-
[isim]
Küçük demet
- "İşte o zaman padişah babamıza bir demetçik çiçek götür ve mukabilinde beni ondan iste."
-
[isim]
Küçük demet
- DEMETÇİ
-
-
[isim]
Demet yapan kimse
- "Demetçi kadın ve kızlar tütün yapraklarına hep ayrı birer süs takarlardı."
-
Harman makinesini ekin demetleriyle dolduran kimse
-
[isim]
Demet yapan kimse
- DEMETLİ
-
-
[sıfat]
Demet biçiminde olan
- "Öyleyse iki elime iki demet nergis alıp öyle geleyim, tek demetli birileriyle karıştırmasınlar, dedi ve gülmeye başladı."
-
[sıfat]
Demet biçiminde olan
- DEMEMEK
-
-
koşullar ne olursa olsun aldırış etmemek
- "Kar demedi, kış demedi, fırtına, yağmur demedi denize çıktı."
-
koşullar ne olursa olsun aldırış etmemek
- DEMEVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça demevī
-
[sıfat, eskimiş, tıp]
Bakınız kanlı
-
[mecaz]
Öfkeli, sinirli olan
-
[sıfat, eskimiş, tıp]
Bakınız kanlı
- DEMEÇ
-
-
[isim]
Yetkili bir kimsenin bir konuda yayın organlarına yaptığı açıklama; beyanat
- "Yan tutmadan davranacağını ve davranılmasını isteyen demecini yaymıştı."
-
[isim]
Yetkili bir kimsenin bir konuda yayın organlarına yaptığı açıklama; beyanat
- DEMEK
-
-
[nesnesiz]
Söylemek, söz söylemek; eyitmek
- "Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar."
-
[-e]
Ad vermek
- "Sana Kervankıran derler / Bana dertli Kerem derler"
-
Bir dilde karşılığı olmak
- "Kamer “ay” demektir."
-
Herhangi bir ses çıkarmak
- "Küt dedi, düştü."
-
[-e]
Herhangi bir kanıya, yargıya varmak
- "Bu işe herkes ne der?"
-
... diye düşünmek
-
Bakınız erişmek
- "Saat yedi dedi mi uyanırım."
-
Bir işe kalkışmak, yeltenmek
- "Allah aşkına, boğuşmaya falan kalkayım deme."
-
Saymak, kabul etmek
- "Yarım milyon dediğin nedir?"
-
[nesnesiz]
Söylemek, söz söylemek; eyitmek
- DEMET
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Çiçek veya bitkilerin bir araya getirilip bağlanmış biçimi; bağ (I), bağlam
- "Çiçeklikten bir demet maydanoz yolup geldi, sofradaki barbunya pilakisinin üstüne doğradı."
-
Aynı şeyin bir küme oluşturacak tarzda bir araya gelmiş biçimi; deste
- "Öyle fukara çocuklara rastlıyorduk ki bize demet demet kır çiçekleri hediye ediyorlardı."
-
[bitki bilimi]
Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon
-
[anatomi]
Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu
-
[fizik]
Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu
-
[isim]
Çiçek veya bitkilerin bir araya getirilip bağlanmış biçimi; bağ (I), bağlam
- DEME
-
-
[isim]
Demek işi; eyitme
- "Çoğumuz hâlâ yazarım demeye çekiniriz."
-
Bakınız anlam
- "Bu söz ne demeye gelir?"
-
[edebiyat]
Halk edebiyatında şiir
-
[edebiyat]
Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad
-
[edebiyat]
Bakınız ağıt
-
[ağızlardan]
Bakınız atasözü
-
[isim]
Demek işi; eyitme