Başında deme olan 19 kelime var. Deme ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde deme olan kelimeler listesine ya da sonu deme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında deme bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

DEMETLENMEK, DEMETLETMEK

10 Harfli Kelimeler

DEMETÇİLİK, DEMETLEMEK, DEMETLENİŞ, DEMETLENME, DEMETLETİŞ, DEMETLETME, DEMETLEYİŞ

9 Harfli Kelimeler

DEMETLEME

8 Harfli Kelimeler

DEMETÇİK

7 Harfli Kelimeler

DEMEMEK, DEMETÇİ, DEMETLİ

6 Harfli Kelimeler

DEMEVİ

5 Harfli Kelimeler

DEMEÇ, DEMEK, DEMET

4 Harfli Kelimeler

DEME

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Deme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D E E M

4 Harfli Kelimeler

DEME

3 Harfli Kelimeler

DEM, EDE

2 Harfli Kelimeler

DE, EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DEMETLENMEK

  1. [nesnesiz] Demet yapılmak
    • "Akışta demetlenmiş büyük, küçük, kâinat / Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!" (Necip Fazıl Kısakürek)
DEMETLETMEK

  1. [-i] Demet yaptırmak
DEMETLEMEK

  1. [-i] Demet yapmak, demet durumunda ayırıp bağlamak
    • "Dağınıklık ve ayrılıktan sonra bizi topladı ve birleştirdi, kin ve düşmanlıktan sonra kalplerimizi sevgiyle demetledi." (Necip Fazıl Kısakürek)
DEMETÇİLİK

  1. [isim] Demetçinin yaptığı iş
DEMETLETME

  1. [isim] Demetletmek işi
DEMETLENME

  1. [isim] Demetlenmek işi
DEMETLEYİŞ

  1. [isim] Demetlemek işi
DEMETLETİŞ

  1. [isim] Demetletmek işi
DEMETLENİŞ

  1. [isim] Demetlenmek işi
DEMETLEME

  1. [isim] Demetlemek işi
DEMETÇİK

  1. [isim] Küçük demet
    • "İşte o zaman padişah babamıza bir demetçik çiçek götür ve mukabilinde beni ondan iste." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
DEMETÇİ

  1. [isim] Demet yapan kimse
    • "Demetçi kadın ve kızlar tütün yapraklarına hep ayrı birer süs takarlardı." (Turan Aziz Beler)
  2. Harman makinesini ekin demetleriyle dolduran kimse
DEMETLİ

  1. [sıfat] Demet biçiminde olan
    • "Öyleyse iki elime iki demet nergis alıp öyle geleyim, tek demetli birileriyle karıştırmasınlar, dedi ve gülmeye başladı." (Burhan Günel)
DEMEMEK

  1. koşullar ne olursa olsun aldırış etmemek
    • "Kar demedi, kış demedi, fırtına, yağmur demedi denize çıktı." (Yaşar Kemal)
DEMEVİ

Kelime Kökeni: Arapça demevī

  1. [sıfat, eskimiş, tıp] Bakınız kanlı
  2. [mecaz] Öfkeli, sinirli olan
DEMEÇ

  1. [isim] Yetkili bir kimsenin bir konuda yayın organlarına yaptığı açıklama; beyanat
    • "Yan tutmadan davranacağını ve davranılmasını isteyen demecini yaymıştı." (Tarık Buğra)
DEMEK

  1. [nesnesiz] Söylemek, söz söylemek; eyitmek
    • "Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar." (Burhan Felek)
  2. [-e] Ad vermek
    • "Sana Kervankıran derler / Bana dertli Kerem derler" (Halk türküsü)
  3. Bir dilde karşılığı olmak
    • "Kamer “ay” demektir."
  4. Herhangi bir ses çıkarmak
    • "Küt dedi, düştü."
  5. [-e] Herhangi bir kanıya, yargıya varmak
    • "Bu işe herkes ne der?"
  6. ... diye düşünmek
  7. Bakınız erişmek
    • "Saat yedi dedi mi uyanırım."
  8. Bir işe kalkışmak, yeltenmek
    • "Allah aşkına, boğuşmaya falan kalkayım deme." (Reşat Nuri Güntekin)
  9. Saymak, kabul etmek
    • "Yarım milyon dediğin nedir?" (Memduh Şevket Esendal)
DEMET

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Çiçek veya bitkilerin bir araya getirilip bağlanmış biçimi; bağ (I), bağlam
    • "Çiçeklikten bir demet maydanoz yolup geldi, sofradaki barbunya pilakisinin üstüne doğradı." (İnci Aral)
  2. Aynı şeyin bir küme oluşturacak tarzda bir araya gelmiş biçimi; deste
    • "Öyle fukara çocuklara rastlıyorduk ki bize demet demet kır çiçekleri hediye ediyorlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. [bitki bilimi] Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon
  4. [anatomi] Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu
  5. [fizik] Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu
DEME

  1. [isim] Demek işi; eyitme
    • "Çoğumuz hâlâ yazarım demeye çekiniriz." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Bakınız anlam
    • "Bu söz ne demeye gelir?"
  3. [edebiyat] Halk edebiyatında şiir
  4. [edebiyat] Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad
  5. [edebiyat] Bakınız ağıt
  6. [ağızlardan] Bakınız atasözü
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü