Sonunda demek olan 15 kelime var. DEMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde demek olan kelimeler listesine ya da başında demek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DİNGİLDEMEK, FİNGİRDEMEK, GÜMBÜRDEMEK, HÜNGÜRDEMEK, YELPİRDEMEK
BENİLDEMEK, GÜRÜLDEMEK, KÜTÜRDEMEK, TİRİLDEMEK
EFİLDEMEK, İFİLDEMEK, İNİLDEMEK, İPİLDEMEK
ÖDEMEK
DEMEK
Demek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
DEMEK
4 Harfli Kelimeler
DEME, EKME, EMEK, KEME, MEKE
3 Harfli Kelimeler
DEK, DEM, EDE, EKE, KEM
2 Harfli Kelimeler
DE, EK, EM, KE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HÜNGÜRDEMEK
-
-
[nesnesiz]
Yüksek sesle ve hıçkırarak ağlamak
- "Zühre hüngürdedi, ağlaması çoğaldı, akarsuyun sesini ezdi, geçti."
-
[nesnesiz]
Yüksek sesle ve hıçkırarak ağlamak
- YELPİRDEMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Kımıldamak, hafif sallanmak
- "Meşe yaprağı gibi yelpirdedim."
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Kımıldamak, hafif sallanmak
- GÜMBÜRDEMEK
-
-
[nesnesiz]
"Gümbür" diye ses çıkarmak
- "Şimşek çakar çakmaz ovalara sığmayan muazzam ve dehşetli bir ses, Tuna’nın sol sahilinde simsiyah boşlukları döverek gümbürdüyordu."
-
Bakınız ölmek
- "Hanım insafa gelip karnımı doyurmaya izin vermezse açlıktan gümbürdeyeceğim."
-
[nesnesiz]
"Gümbür" diye ses çıkarmak
- FİNGİRDEMEK
-
-
[nesnesiz]
Dikkati çekecek kadar kırıtkan, oynak davranmak
- "Senin tabirince kadın erkek hayli fingirdediler."
-
Gülüşerek sohbet etmek
-
[nesnesiz]
Dikkati çekecek kadar kırıtkan, oynak davranmak
- DİNGİLDEMEK
-
-
[nesnesiz]
Hafifçe sallanmak, yerinden oynamak
- "Siyah esvaplılar, siyah çarşaflıları dingildeyen iskeleden vapura ite ite çıkardılar."
-
Bir şeyden korkmak
-
Bir şeyden kuşkulanmak
-
[nesnesiz]
Hafifçe sallanmak, yerinden oynamak
- GÜRÜLDEMEK
-
-
[nesnesiz]
Çok hızlı ve gürültülü ses çıkarmak
- "Peşinden kibirli bulutlar perde perde gürüldedi. Ardından çatırtıyla bir şimşek daha çaktı."
-
[nesnesiz]
Çok hızlı ve gürültülü ses çıkarmak
- TİRİLDEMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız titremek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız titremek
- BENİLDEMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız belinlemek
- "Gördü, çaldı saat / Benildeyip uyandınız yataklar"
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız belinlemek
- KÜTÜRDEMEK
-
-
[nesnesiz]
"Kütür" diye ses çıkarmak
- "Savrulma hareketini pek ciddi tutmuş olacaktı ki beli kütürdedi ve acıdı."
-
[nesnesiz]
"Kütür" diye ses çıkarmak
- İFİLDEMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Hafifçe titremek
-
Bakınız ürpermek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Hafifçe titremek
- EFİLDEMEK
-
-
[nesnesiz]
Rüzgâr yavaş ve serin bir biçimde esmek
-
[nesnesiz]
Rüzgâr yavaş ve serin bir biçimde esmek
- İPİLDEMEK
-
-
[nesnesiz]
Parlak bir ışıkla yanmak, bir sönüp bir parlamak
-
[nesnesiz]
Parlak bir ışıkla yanmak, bir sönüp bir parlamak
- İNİLDEMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız inlemek
- "Saat acı bir sesle çınladı ve inildedi / Ve benim boynu bükük ömrüm kaldı yarına"
-
[nesnesiz]
Bakınız inlemek
- ÖDEMEK
-
-
[-i]
Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek; tediye etmek
- "Borç varsa benimkidir, onu ödemek ve teşekkür etmek lazım."
-
Bir alışverişte alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek
-
Bedelini vererek bir zararı karşılamak; tazmin etmek
-
Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak; ifa etmek
- "Bu fabrika sermayesini beş yılda ödedi."
-
[mecaz]
Bir işin, bir görevin karşılığını vermek
- "Emekliye ayrıldıktan sonra keresteciliğe başladı ama eline geçen, alın terini ödemiyordu."
-
[mecaz]
Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak
-
[-i]
Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek; tediye etmek
- DEMEK
-
-
[nesnesiz]
Söylemek, söz söylemek; eyitmek
- "Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar."
-
[-e]
Ad vermek
- "Sana Kervankıran derler / Bana dertli Kerem derler"
-
Bir dilde karşılığı olmak
- "Kamer “ay” demektir."
-
Herhangi bir ses çıkarmak
- "Küt dedi, düştü."
-
[-e]
Herhangi bir kanıya, yargıya varmak
- "Bu işe herkes ne der?"
-
... diye düşünmek
-
Bakınız erişmek
- "Saat yedi dedi mi uyanırım."
-
Bir işe kalkışmak, yeltenmek
- "Allah aşkına, boğuşmaya falan kalkayım deme."
-
Saymak, kabul etmek
- "Yarım milyon dediğin nedir?"
-
[nesnesiz]
Söylemek, söz söylemek; eyitmek