Sonunda dan olan 73 kelime var. DAN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde dan olan kelimeler listesine ya da başında dan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

BODOSLAMADAN, KARARLAMADAN

11 Harfli Kelimeler

ANTİOKSİDAN, BAŞKUMANDAN, ÇAKTIRMADAN

10 Harfli Kelimeler

ARKASINDAN, BAKIMINDAN, TARAFINDAN

9 Harfli Kelimeler

ANAFORDAN, AVANTADAN, BEDAVADAN, ŞAHMERDAN, TEKRARDAN, YUKARIDAN

8 Harfli Kelimeler

AĞZINDAN, AKŞAMDAN, BAKIMDAN, BİRAZDAN, BUHURDAN, CARTADAN, DALFİDAN, DOĞRUDAN, DURMADAN, FAZLADAN, GERGEDAN, GÜLABDAN, İSFENDAN, KOKURDAN, KUMANDAN, NÜKTEDAN, ONLARDAN, PATTADAN, SONRADAN, SÜRMEDAN, YAKINDAN, YALANDAN

7 Harfli Kelimeler

AĞIZDAN, BURADAN, CABADAN, CAMADAN, DEKADAN, HANEDAN, HAVADAN, KAFADAN, RAFADAN, SIRADAN, ŞAKADAN, USULDAN, YARADAN

6 Harfli Kelimeler

BARDAN, BULDAN, BUNDAN, CANDAN, CÜZDAN, FIKDAN, FONDAN, GERDAN, HANDAN, KİLDAN, KÜRDAN, MEYDAN, ORADAN, RIHDAN, ŞAMDAN, ŞUNDAN, TOYDAN, VİCDAN, ZİNDAN

5 Harfli Kelimeler

FİDAN, HODAN, NADAN, ONDAN, SUDAN


Kelime bulma makinesi

A D N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AD, AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KARARLAMADAN

  1. [zarf] Kararlama yoluyla, görmeden
    • "Karanlıkta kapıyı kararlamadan buldu."

BODOSLAMADAN

  1. [zarf] Ön taraftan, baş taraftan

BAŞKUMANDAN

  1. [isim] Başkomutan

ANTİOKSİDAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde
  2. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde

ÇAKTIRMADAN

  1. [zarf] Belli etmeden, gizlice, sezdirmeden
    • "O, kenar kenar yürüyerek ve çaktırmadan deminki cevizlerin altına göz attı." (Osman Cemal Kaygılı)

BAKIMINDAN

  1. [zarf] Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından
    • "... bedenî ve ruhsal yetersizliği olanlar, çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar." (Anayasa)
  2. -e göre

TARAFINDAN

  1. [zarf] Herhangi birinden
    • "Dostları tarafından çok sevilmiş bir zattı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Eliyle, aracılığıyla
  3. Türünden, çeşidinden

ARKASINDAN

  1. birinin yokluğunda
    • "Evin arkasında bahçe var."
    • "Annesi arka çıktı da çocuğu dayaktan kurtardı."
    • "Kaçakçılığın arkası alındı."
    • "Birini arkasından övmek."

YUKARIDAN

  1. [zarf] Tepeden, üstten

ANAFORDAN

  1. [zarf] Yolsuzluk yaparak

TEKRARDAN

  1. Bakınız tekrar tekrar

BEDAVADAN

  1. [zarf] Bedava olarak, cabadan, bedavasına, bedavaya
    • "Öbür hisselere de bedavadan konmuştu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ŞAHMERDAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Vurucu ağırlığın, mekanik olarak yükselmesi ve düşmesi sonucu dövme işlemi yapan makine
  2. Bir yapının temel kazıklarını çakmakta kullanılan bir çeşit araç
  3. Çok ağır bir çeşit tokmak veya çekiç

AVANTADAN

  1. [zarf] Bedavadan, beleşten

AĞZINDAN

  1. birisinden dinleyerek
    • "Yusuf Efendi biçareye ağız açtırmıyordu."
    • "Gelgelelim Akif, Berlin'e gidip de oradaki kahveleri gördüğü vakit ağız değiştirmek zorunda kalır." (Salâh Birsel)
    • "Kolonya dökmekten, şeker tutmaktan, iyi gözükeceğim diye ağız etmekten yoruldu." (Lâtife Tekin)
    • "Ben nasıl ağız kullanıyorsam sen de o yolda konuş."
  2. adına
    • "Küçük bir ağız."
    • "Aman efendim, bendenize bir ağız açtılar, donakalmışım." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Çok şükür, ağzı laf yapandan çok, eli işe yatkın aydınlara muhtaç olduğumuzu, anlar gibiyiz." (Atilla İlhan)
    • "Hey zavallı balık, diyor, ağzın var dilin yok" (Sait Faik Abasıyanık)

DALFİDAN

  1. [isim] Taze ve yeni fidan

YAKINDAN

  1. [zarf] Yakın bir yerden, yakın olarak
    • "Yakından bakılırsa iyi görülür."
  2. Çok dikkatli, titiz bir biçimde
    • "Hükûmet gibi müttefik kuvvetlerin ajanları da olayları yakından gözetliyorlardı." (Tarık Buğra)

NÜKTEDAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İnce, güzel nükteler yapan (kimse), nükteci
    • "Necmi'yi bilirsiniz, ney çalar, edebiyata meraklı, nüktedan ... bir çocuk." (Burhan Felek)

YALANDAN

  1. [zarf] Gerçek olmayarak, yapmacık bir biçimde, oyun olsun diye, yalancıktan, sureta
    • "İşine gitmemek için yalandan hasta olduğu haberini verdi."
  2. Gösteriş olsun diye, özen göstermeden, önem vermeyerek, üstünkörü
    • "Yalandan bir temizlik yapıverdiler."

ONLARDAN

  1. karşı taraftan olan (kimse)
    • "O kış, önceki kışlardan daha az üşüdüm." (Necati Cumalı)
    • "O duvar senin, bu duvar benim, sağdan sola, soldan sağa yalpa vurarak halkın önüne çıkıvermiş." (Halit Fahri Ozansoy)
    • "... o gün bugün bir kere bile hastalanıp yatmamıştı." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Oyunları o kadar güzel olurmuş ki bunlar millî bir edebiyat eseri sayılırmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü