Başında bağır olan 22 kelime var. Bağır ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bağır olan kelimeler listesine ya da sonu bağır ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında bağır bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

BAĞIRTABİLMEK

12 Harfli Kelimeler

BAĞIRABİLMEK, BAĞIRIVERMEK, BAĞIRTABİLME, BAĞIRTKANLIK, BAĞIRTTIRMAK

11 Harfli Kelimeler

BAĞIRABİLME, BAĞIRGANLIK, BAĞIRIVERME, BAĞIRTTIRMA

9 Harfli Kelimeler

BAĞIRTKAN, BAĞIRTLAK, BAĞIRTMAK

8 Harfli Kelimeler

BAĞIRDAK, BAĞIRGAN, BAĞIRMAK, BAĞIRSAK, BAĞIRTMA

7 Harfli Kelimeler

BAĞIRIŞ, BAĞIRMA, BAĞIRTI

5 Harfli Kelimeler

BAĞIR

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bağır Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B I R Ğ

5 Harfli Kelimeler

BAĞIR

4 Harfli Kelimeler

AĞIR, AĞRI, BAĞI, BARI

3 Harfli Kelimeler

AĞI, ARI, BAĞ, BAR, IRA, RAB

2 Harfli Kelimeler

AB, AĞ, AR, IR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞIRTABİLMEK

  1. [-i] Bağırtma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Minibüs şoförü, yolcularını zerrece kale almadan radyosunu avaz avaz bağırtabilir ve tek bir yolcu da sesini çıkaramaz." (Nejat Muallimoğlu)
  2. Bağırtma becerisi bulunmak
BAĞIRABİLMEK

  1. [-e, nesnesiz] Bağırma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Yetişin kardeşler, diye bağırabildi ve devam eden tekmelerle kendini kaybetti." (Samim Aşkın)
  2. Bağırma becerisi bulunmak
BAĞIRIVERMEK

  1. [-e, nesnesiz] Ansızın, birdenbire bağırmak
    • "Aileyi ilgilendiren bir konu tartışılırken amcasına bütün ömründe ilk ve son defa bağırıvermişti." (Tarık Buğra)
BAĞIRTTIRMAK

  1. [-i] Bağırtma işini yaptırmak
    • "Yakın uzak köylerden davet etmediği kalmamıştı. Hatta kasabada tellal bağırttırmış, güreş ve yarış yapılacağını duyurtmuş, ödüller vadetmişti." (Abbas Sayar)
BAĞIRTABİLME

  1. [isim] Bağırtabilmek işi
BAĞIRTKANLIK

  1. [isim] Bağırtkan olma durumu
    • "Kalbin yanında bir de şekeri çıktı. Siniri, bağırtkanlığı da bu yüzdenmiş." (Tuncer Cücenoğlu)
BAĞIRIVERME

  1. [isim] Bağırıvermek işi
BAĞIRABİLME

  1. [isim] Bağırabilmek işi
BAĞIRGANLIK

  1. [isim] Bağırgan olma durumu
    • "Bir toplumda başarılıların çoğunluğunun ortak paydası bağırganlık, sabırsızlık ve hırçınlıktan oluşuyorsa bu bir rastlantı değildir." (Aydın Uğur)
BAĞIRTTIRMA

  1. [isim] Bağırttırmak işi
BAĞIRTLAK

  1. [isim, hayvan bilimi] Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek; bozkır tavuğu (Querquedula)
    • "Kahramanmaraş, Narlı, Elbistan, Afşin ve Göksun ovalarında oldukça bol miktarda toy ve bağırtlak bulunur."
BAĞIRTMAK

  1. [-i] Bağırmasına yol açmak
    • "Yusuf kendi şerbet tasını onun çuvalına koydurtup giderlerken durun içinizde hırsız var diye bağırttı, arattı." (Aydın Taneri)
BAĞIRTKAN

  1. [sıfat] Çok bağırıp çağıran (kimse)
    • "Ak sakallı, uzun boylu, bağırtkan bir ihtiyardı." (Refik Halit Karay)
BAĞIRGAN

  1. [sıfat] Bağırıp çağıran, tepkisini hemen ve sert bir biçimde dışa vuran
    • "Şiirlerindeki mistik hava ile yaşamındaki bu bağırgan, çocuksu yaklaşım, çoğu kimseyi yadırgatırdı." (Haldun Taner)
BAĞIRDAK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız bağıldak
    • "Bağırdak, yirmi beş otuz santim eninde, bir metre boyunda, astarlı ve kıymetli ipek ve sırma işlemeli bir kumaştır." (Musahipzade Celal)
BAĞIRMAK

  1. [nesnesiz] İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak; banlamak
    • "Yaşasın hürriyet diye bağırsa ismi tarihe geçecekti." (Ömer Seyfettin)
  2. [-e] Yüksek sesle azarlamak
  3. [mecaz] Kendini belli etmek
    • "Kitap buradayım diye bağırıyor, sen onu görmüyorsun."
BAĞIRSAK

  1. [isim, anatomi] Sindirim sisteminde mideden sonra gelen ve besinlerin kana karışmasını, artıkların dışarı atılmasını sağlayan organ
    • "Dayım o kadar cimridir ki bağırsakları da sarfiyatı önlemek için düğümlenmiş, hatta kördüğüm olmuş olabilir." (Aziz Nesin)
BAĞIRTMA

  1. [isim] Bağırtmak işi
BAĞIRTI

  1. [isim] Bağırırken çıkarılan sesin adı
    • "Bu sırada avluda çocukların bağırtısı duyuldu." (Sevinç Çokum)
BAĞIRMA

  1. [isim] Bağırmak işi
    • "Gücünün yettiği kadar bağırmaya başladı." (Cevdet Kudret)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü