Sonunda azı olan 18 kelime var. AZI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde azı olan kelimeler listesine ya da başında azı olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

TARSUSBEYAZI

9 Harfli Kelimeler

BASMAYAZI, KUŞPALAZI

8 Harfli Kelimeler

KARAYAZI, MÜTEVAZI

7 Harfli Kelimeler

BAŞYAZI, BOZYAZI, DÜZYAZI, TELYAZI

6 Harfli Kelimeler

AKYAZI

4 Harfli Kelimeler

BAZI, KAZI, MAZI, PAZI, RAZI, TAZI, YAZI

3 Harfli Kelimeler

AZI

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Azı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I Z

3 Harfli Kelimeler

AZI

2 Harfli Kelimeler

AZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TARSUSBEYAZI

  1. [isim, bitki bilimi] Adana ve Mersin çevresinde üretilen, kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür yerli üzüm
BASMAYAZI

  1. [isim] Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerekçeye veya öneriye dayanak olmak üzere kitapçık olarak önceden basılmış olan belgeler
KUŞPALAZI

  1. [isim, tıp] Bakınız difteri
    • "Bir gün birdenbire hastalandı. Kasabaya at gönderdik, doktor geldi, ‘kuşpalazı’ dedi." (Ömer Seyfettin)
KARAYAZI

  1. [isim] Erzurum iline bağlı ilçelerden biri
MÜTEVAZI

Kelime Kökeni: Arapça mutevāżiʿ

  1. [sıfat] Bakınız alçak gönüllü
    • "Sakin, mütevazı ve kalabalıktan kaçan ruhunu incitmemek için onu, birkaç kişi ile sırtımda ebedî makamına ben götürdüm." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. Bakınız gösterişsiz
    • "Düğün sahibinin bütçesi ne kadar dar ve mütevazı olursa olsun, hokkabaz şarttı." (Sâmiha Ayverdi)
DÜZYAZI

  1. [isim, edebiyat] Şiir olmayan söz ve yazı; nesir, mensur, inşa
    • "O, düzyazıyı şiirden üstün tutar." (Sait Faik Abasıyanık)
TELYAZI

  1. [isim] Bakınız telgraf
BOZYAZI

  1. [isim] Mersin iline bağlı ilçelerden biri
BAŞYAZI

  1. [isim] Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı; başmakale
    • "Demokrasi ve adalet konusunda, hem nalına hem mıhına, bir başyazı düşünmüştü." (Attilâ İlhan)
AKYAZI

  1. [isim] Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
RAZI

Kelime Kökeni: Arapça rāżī

  1. [sıfat] Uygun bulan, benimseyen, isteyen, kabul eden
    • "Doğrusu ben ne güzelliğimin ne de ilmimin kimsenin ağzına düşmesine razı değilim." (Etem İzzet Benice)
MAZI

Kelime Kökeni: Farsça māzū

  1. [isim, bitki bilimi] Servigillerden, yaprakları almaşık ve küçük pullar biçiminde, gövdesi düz olan, dipten dallanan bir süs bitkisi (Thuya)
  2. Hayvansal ve bitkisel asalakların bitkilerde oluşturduğu ur
YAZI

  1. [isim] Düşüncenin belli işaretlerle yazılması
    • "Türklerde yazının kullanılması eskidir."
  2. Bakınız alfabe
    • "Türk yazısı. Arap yazısı. Nota yazısı"
  3. Harfleri yazma biçimi; hat
    • "İnci gibi bir yazı. Okunaklı yazı."
  4. Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü
    • "İstiklal Harbi'nde millî duyguları aksettiren ümit ile dolu yazılarını hâlâ unutmadık." (Orhan Seyfi Orhon)
  5. Bakınız makale
    • "İlk yazı denemelerim için gazete bulmaya çalışıyorum." (Falih Rıfkı Atay)
  6. Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü
  7. [din bilimi] Bakınız yazgı
PAZI

  1. [isim, bitki bilimi] Ispanakgillerden, sapı ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki; yaban pancarı (Beta vulgaris varcicla)
BAZI

Kelime Kökeni: Arapça baʿż

  1. [isim] (nesne için) Bir kısım, bir miktar
    • "Bazılarını bilmiyordunuz. Fakat bazılarını pek güzel biliyordunuz." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [sıfat] Belirsiz bir çoklukta olan (nesne)
    • "Biraz sonra yine bazı sesler işittim / Merak ile merdivenin başına gittim" (Enis Behiç Koryürek)
  3. [zarf] Bakınız ara sıra
    • "Bazı da oynarsın tor atlar gibi / Kış günü aç kalmış boz kurtlar gibi" (Ali İzzet Özkan)
KAZI

  1. [isim] Bir yeri kazma işi; hafriyat
  2. Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması
  3. Bakınız hak (II)
TAZI

Kelime Kökeni: Farsça tāzī

  1. [isim, hayvan bilimi] Genellikle tavşan avında kullanılan, uzun bacaklı, çekik karınlı, çok çevik bir tür köpek (Canis familiaris grajus hibernicus)
    • "Bir anda toparlanıp öyle bir kaçıştılar ki arkalarından tazı koşturulsa yetişemezdi." (Necip Fazıl Kısakürek)
AZI

  1. [isim, anatomi] Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı; azı dişi, öğütücü diş
    • "Azılarım eskisi gibi keskin değil." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. [ağızlardan] Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü