Sonunda az olan 5 harfli 48 kelime var. AZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde az olan kelimeler listesine ya da başında az olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EMRAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hastalıklar

MİYAZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sinek kurtçuklarının insanda ve hayvanlarda ortaya çıkardığı bozukluk

ENKAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yıkıntı, döküntü, çöküntü
    • "Enkaz hâlini bulmuş olan o bina az zaman içinde, boyalı, badanalı, yepyeni meydana çıktı." (Refik Halit Karay)

MEHAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir eser yazılırken başvurulan kaynak

AÇMAZ

  1. [isim] Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu
  2. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz
  3. İçinden zor çıkılır durum

YANAZ
...
İBRAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ortaya koyma, gösterme, meydana çıkarma

HİCAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Klasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam
  2. Klasik Türk müziğinde do diyez notasını andıran perde

İNFAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yürütüm
  2. Birine sözünü geçirme

MECAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz
  2. Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor

ILGAZ
...
İFRAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması
  2. Salgı

OLMAZ

  1. [sıfat] İmkânsız, gerçekleşemez
  2. [isim] Yapılamayacak iş, tutum veya davranış
    • "Onun o gözü pekliği, onurla ölümü göze alışıdır ki Atatürk'e olmazları oldurtmak gücünü vermiştir." (Haldun Taner)

MALAZ

  1. [isim] Sulak yer
  2. Sürülmemiş, ot bürümüş toprak
  3. Su altında kalan, su basmış tarla

TINAZ

  1. [isim] Dövülerek savrulmaya hazırlanan ekin yığını
  2. Yığın
    • "Bu surattan kurtulmak için kalkıyor, kitap tınazları arasından, ikisini görebileceği bir yer seçiyor." (Atilla İlhan)

BİRAZ

  1. [sıfat] Bir parça, azıcık
    • "Biraz yağmur yağdı mı Beyoğlu'nun yaya kaldırımlarında yürüyebilirsen yürü." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [zarf] Kısa bir süre için
    • "Uzun etme iki gözüm biraz da bize uğra." (Oktay Rifat)
  3. [zarf] Az miktarda
    • "Dersini biraz biliyor."

KAZAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ham ipeği iplik ve ibrişim durumuna getiren kimse

AYVAZ

  1. [isim] Koca, erkek, eş
  2. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı
  3. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak

PİYAZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılan fasulye salatası
  2. Kebap, ızgara köfte, balık vb.nin yanına katılan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş maydanozlu soğan
  3. Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenen övücü söz
    • "Benim bu piyazlara karnım tok."

PALAZ

  1. [isim] Kaz, ördek, güvercin vb. bazı kuş yavrularının civcivlikten sonraki durumu

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü