Başında ası olan 27 kelime var. Ası ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ası olan kelimeler listesine ya da sonu ası ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ası bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ASILABİLMEK, ASILMIŞADAM
ASILABİLME, ASILSIZLIK
ASILANMAK, ASILLILIK, ASIRLARCA, ASIVERMEK
ASILANIŞ, ASILANMA, ASIVERME
ASIKLIK, ASILLIK, ASILMAK, ASILSIZ, ASIRLIK
ASILIŞ, ASILLI, ASILMA, ASILTI, ASINTI
ASILI
ASIK, ASIL, ASIM, ASIR
ASI
Ası Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ASI
2 Harfli Kelimeler
AS, IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ASILABİLMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Asılma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Bu adamcağız, bu kadını öldürüp tekrar hapse girebilir yahut asılabilir."
-
[-e, nesnesiz]
Asılma ihtimali veya imkânı bulunmak
- ASILMIŞADAM
-
-
[isim, bitki bilimi]
Salepgillerden, çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki (Loraglosum)
-
[isim, bitki bilimi]
Salepgillerden, çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki (Loraglosum)
- ASILSIZLIK
-
-
[isim]
Asılsız olma durumu
- "Cadı hikâyesi de cinlerin, cadıların asılsızlığını, bir kadın oyunu olduğunu vurgulayan bir hikâyedir."
-
[isim]
Asılsız olma durumu
- ASILABİLME
-
-
[isim]
Asılabilmek işi
- "Bazen iskelet kavak ağacı gövdesinden yapılır, süslerin asılabilmesi için yukarıdan aşağı doğru uzunlukları giderek artan dallar takılırdı."
-
[isim]
Asılabilmek işi
- ASILLILIK
-
-
[isim]
Asıllı olma durumu
-
[isim]
Asıllı olma durumu
- ASIVERMEK
-
-
[-e, -i]
Çabucak asmak
- "Onu da öteki yanına asıverdi."
-
[-e, -i]
Çabucak asmak
- ASIRLARCA
-
-
[zarf]
Bakınız yüzyıllarca
- "Her şey asırlarca ötede kaybolup gitmişti."
-
[zarf]
Bakınız yüzyıllarca
- ASILANMAK
-
-
[-den]
Bir şeyden yarar sağlamak; intifa etmek
-
[-den]
Bir şeyden yarar sağlamak; intifa etmek
- ASIVERME
-
-
[isim]
Asıvermek işi
-
[isim]
Asıvermek işi
- ASILANIŞ
-
-
[isim]
Asılanmak işi
-
[isim]
Asılanmak işi
- ASILANMA
-
-
[isim]
Asılanmak işi; intifa
-
[isim]
Asılanmak işi; intifa
- ASILMAK
-
-
[-e, nesnesiz]
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak
- "Yan yana asılmış aynı boyda tablolar gördük."
-
Bir yere tutunup sarkmak
-
Tutup çekmek
- "Çocuk annesinin eteğine asıldı."
-
Hızla eline almak
- "Sabah ezanı okunur okunmaz hazırlanarak kimseye görünmeden, yalıdan bir sandala atlayarak küreklere asıldım."
-
[nesnesiz]
Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek; idam edilmek
- "Yeni icat mıdır, ip parasını asılan derbederden üste almak?"
-
[mecaz]
Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek
-
[mecaz]
Sonuna kadar mücadele etmek
- "Ufak tefek onarım işlerine koşacak yardımcılara her zaman ihtiyaç duyulurdu. Bunu bildiğinden daha çok asılıyordu işine."
-
[argo]
Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak; sulanmak
- "Bu kart adam bana asılıyor mu yoksa düşündüğünü dobra dobra söyleyen açık sözlü birisi mi bu adam?"
-
[-e, nesnesiz]
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak
- ASIKLIK
-
-
[isim]
Yüzün kızgın, öfkeli ve hoşnutsuz bir ifade taşıması
- "Tavanı, duvarları, masayı, sandalyeleri, kapıların kulpuna kadar her noktayı yeniden iyice inceledi. Yüzündeki asıklık yavaşça gitti."
-
[isim]
Yüzün kızgın, öfkeli ve hoşnutsuz bir ifade taşıması
- ASIRLIK
-
-
[sıfat]
Bakınız yüzyıllık
- "Yepyeni bir gençlik dölünün meydana gelir gibi olduğu şu devre ise ancak çeyrek asırlıktır."
-
[sıfat]
Bakınız yüzyıllık
- ASILLIK
-
-
[isim]
Asıl olma durumu
- "İşte onu duyduğunuz anda hemen içinizde doğan bu duygu yani bu asıllık ve hakikat duygusuydu sizi teslim alan."
-
[isim]
Asıl olma durumu
- ASILSIZ
-
-
[sıfat]
Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber)
- "Bakanlığa hiçbir asılsız haber yansımış değil."
-
Bakınız uydurma
-
[sıfat]
Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber)
- ASILIŞ
-
-
[isim]
Asılmak işi
- "Kocasının koluna asılışı, adım atışı, tökezleyişi, ürkekliği, içki içemeyişi kendisini ele veriyor."
-
[isim]
Asılmak işi
- ASILMA
-
-
[isim]
Asılmak işi; sulantı
- "Yaşı senin gibi küçük olanların asılması kanunda yoktur."
-
[isim]
Asılmak işi; sulantı
- ASILTI
-
-
[isim, fizik]
Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu; süspansiyon
-
Böyle bir sıvı karışımı; süspansiyon
-
[isim, fizik]
Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu; süspansiyon
- ASILLI
-
-
[sıfat]
Bir kökene dayanan; kökenli
- "... kısa bir müddet için İstanbul'a gelmiş olan Ali adında Arap asıllı genç bir avukatla o dükkânda tanışmış..."
-
[sıfat]
Bir kökene dayanan; kökenli