Başında ası olan 27 kelime var. Ası ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ası olan kelimeler listesine ya da sonu ası ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ası bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

ASILABİLMEK, ASILMIŞADAM

10 Harfli Kelimeler

ASILABİLME, ASILSIZLIK

9 Harfli Kelimeler

ASILANMAK, ASILLILIK, ASIRLARCA, ASIVERMEK

8 Harfli Kelimeler

ASILANIŞ, ASILANMA, ASIVERME

7 Harfli Kelimeler

ASIKLIK, ASILLIK, ASILMAK, ASILSIZ, ASIRLIK

6 Harfli Kelimeler

ASILIŞ, ASILLI, ASILMA, ASILTI, ASINTI

5 Harfli Kelimeler

ASILI

4 Harfli Kelimeler

ASIK, ASIL, ASIM, ASIR

3 Harfli Kelimeler

ASI

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ası Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I S

3 Harfli Kelimeler

ASI

2 Harfli Kelimeler

AS, IS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ASILABİLMEK

  1. [-e, nesnesiz] Asılma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Bu adamcağız, bu kadını öldürüp tekrar hapse girebilir yahut asılabilir." (Peyami Safa)
ASILMIŞADAM

  1. [isim, bitki bilimi] Salepgillerden, çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki (Loraglosum)
ASILSIZLIK

  1. [isim] Asılsız olma durumu
    • "Cadı hikâyesi de cinlerin, cadıların asılsızlığını, bir kadın oyunu olduğunu vurgulayan bir hikâyedir." (Mehmet Törenek)
ASILABİLME

  1. [isim] Asılabilmek işi
    • "Bazen iskelet kavak ağacı gövdesinden yapılır, süslerin asılabilmesi için yukarıdan aşağı doğru uzunlukları giderek artan dallar takılırdı." (Özdemir Nutku)
ASILLILIK

  1. [isim] Asıllı olma durumu
ASIVERMEK

  1. [-e, -i] Çabucak asmak
    • "Onu da öteki yanına asıverdi." (Yaman Koray)
ASIRLARCA

  1. [zarf] Bakınız yüzyıllarca
    • "Her şey asırlarca ötede kaybolup gitmişti." (Tarık Buğra)
ASILANMAK

  1. [-den] Bir şeyden yarar sağlamak; intifa etmek
ASIVERME

  1. [isim] Asıvermek işi
ASILANIŞ

  1. [isim] Asılanmak işi
ASILANMA

  1. [isim] Asılanmak işi; intifa
ASILMAK

  1. [-e, nesnesiz] Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak
    • "Yan yana asılmış aynı boyda tablolar gördük." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  2. Bir yere tutunup sarkmak
  3. Tutup çekmek
    • "Çocuk annesinin eteğine asıldı."
  4. Hızla eline almak
    • "Sabah ezanı okunur okunmaz hazırlanarak kimseye görünmeden, yalıdan bir sandala atlayarak küreklere asıldım." (İsmail Deniz)
  5. [nesnesiz] Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek; idam edilmek
    • "Yeni icat mıdır, ip parasını asılan derbederden üste almak?" (Kemal Tahir)
  6. [mecaz] Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek
  7. [mecaz] Sonuna kadar mücadele etmek
    • "Ufak tefek onarım işlerine koşacak yardımcılara her zaman ihtiyaç duyulurdu. Bunu bildiğinden daha çok asılıyordu işine." (Cemil Kavukçu)
  8. [argo] Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak; sulanmak
    • "Bu kart adam bana asılıyor mu yoksa düşündüğünü dobra dobra söyleyen açık sözlü birisi mi bu adam?" (Metin Savaş)
ASIKLIK

  1. [isim] Yüzün kızgın, öfkeli ve hoşnutsuz bir ifade taşıması
    • "Tavanı, duvarları, masayı, sandalyeleri, kapıların kulpuna kadar her noktayı yeniden iyice inceledi. Yüzündeki asıklık yavaşça gitti." (Ali Kurt)
ASIRLIK

  1. [sıfat] Bakınız yüzyıllık
    • "Yepyeni bir gençlik dölünün meydana gelir gibi olduğu şu devre ise ancak çeyrek asırlıktır." (Necip Fazıl Kısakürek)
ASILLIK

  1. [isim] Asıl olma durumu
    • "İşte onu duyduğunuz anda hemen içinizde doğan bu duygu yani bu asıllık ve hakikat duygusuydu sizi teslim alan." (Ümit Aktaş)
ASILSIZ

  1. [sıfat] Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber)
    • "Bakanlığa hiçbir asılsız haber yansımış değil." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Bakınız uydurma
ASILIŞ

  1. [isim] Asılmak işi
    • "Kocasının koluna asılışı, adım atışı, tökezleyişi, ürkekliği, içki içemeyişi kendisini ele veriyor." (Alev Alatlı)
ASILMA

  1. [isim] Asılmak işi; sulantı
    • "Yaşı senin gibi küçük olanların asılması kanunda yoktur." (Kemal Tahir)
ASILTI

  1. [isim, fizik] Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu; süspansiyon
  2. Böyle bir sıvı karışımı; süspansiyon
ASILLI

  1. [sıfat] Bir kökene dayanan; kökenli
    • "... kısa bir müddet için İstanbul'a gelmiş olan Ali adında Arap asıllı genç bir avukatla o dükkânda tanışmış..." (Murathan Mungan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü